etkin haber

234

DİDAR GÜL

10 GB internet neye yarar?

Onurun, özgürlüğün ve eşitliğin vaat edilen 10 GB internet ile değil de sokaktan alınacağı su götürmez gerçeklerden biri. Tüm bu hileye, yalana, talana karşı üçüncü cephe ihtiyacı güncelliğini koruyor. Gençleri, kadınları, emekçi yoksul halkları bu vaatlere karşı sokağa yöneltmek ve üçüncü cepheyi genişletmek sosyalistlerin sorumluluğundadır.

- Cuma - 21 Haziran 2019 - 15:12
Direnişin her daim kazandırdığını bir kere daha kanıtlayan açlık grevi zaferinin heyecanı ve Haziranın isyan kokusunu içimize çektiğimiz günlerden geçiyoruz. Bir yandan da hukuksuzca iptal edilmesinin ardından tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri halklarımızın gündeminde.
 
Seçimin yaklaşmasıyla adaylar daha çok görünür olmaya başladı. Suçlamalar, iftiralar, hile ve yalanlarla dolu bir seçim sürecinin etkisi İstanbul'u aştı. AKP-MHP faşist bloku ve onun sözcüleri tüm meşruluğunu yitirirken, yönetememe krizi saklanamaz bir hal aldı. Bu süreçte haftalar boyu heyecanla beklenen Binali Yıldırım-Ekrem İmamoğlu karşılaşması ise geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. AKP-MHP faşist blok adayı Binali Yıldırım'ın kitlelerin özlem ve taleplerinden oldukça uzak olan vaatleri programı oldukça trajikomik kıldı. Binali Yıldırım'ın Fethullah Gülen Cemaati ile ilişkili, kadının konumunun güçlendirilmesi ve gençliğe dair sorulara adeta halklarımızla dalga geçer nitelikte verdiği yanıtlar, sosyal medyada Gezi kuşağının mizahından payını aldı.
 
Binali Yıldırım'ın özelikle kadının konumunu güçlendirmeye yönelik ve gençliğe dair sorulara verdiği cevaplar, akıl tutulmasının yansıması olarak yorumlanabilir. Yakın zaman önce kadının konumuna ilişkin pozitif ayrımcılığa inanmadığını vurgulayarak "itaat etsinler, rahat etsinler" diyen Yıldırım, programda "Kadının da sosyalleşmeye ihtiyacı olduğunu" dile getirip bunun çözümünün aylık 1000 TL yardım sağlanarak  gerçekleştirilebileceğini dile getirdi. Cins ayrımcılık, kadına yönelik şiddet ve kadın katliamlarından bahsetmemesiyle de burjuva ikiyüzlülüğünü bir kere daha sergiledi.
 
Gençler ile ilgili politikalarına dair sorulara ise "Gençler benim kankam" diyen ve şirinlik çabasıyla söze başlayan Yıldırım, 10 GB internet vaadinde bulunarak sözlerini noktaladı. Çocuk işçiliğinin arttığı, işsiz gençliğin yoksullukla boğuştuğu, öğrenci gençliğin toplumsal mücadeledeki taleplerinin şiddetle bastırılmaya, özgür üniversitelerin yok edilmeye çalışıldığı faşizm koşullarında 10 GB internet vaadinin gençliğin talepleriyle hiçbir bağı yok. Krizinin bedelinin emekçilere, ezilenlere, kadınlara ve gençlere ödetilmeye çalışıldığı koşullarda bu vaatlerin halklarımız nezdinde karşılığı olmadığı gayet açık.
 
Onurun, özgürlüğün ve eşitliğin, vaat edilen 10 GB internet ile değil de sokaktan alınacağı da su götürmez gerçeklerden biri. Tüm bu hileye, yalana, talana karşı üçüncü cephe ihtiyacı güncelliğini koruyor. Gençleri, kadınları, emekçi yoksul halkları bu vaatlere karşı sokağa yöneltmek ve üçüncü cepheyi genişletmek sosyalistlerin sorumluluğundadır.
 
Halklarımız faşizmin yenilebileceğini Gezi/Haziran ayaklanmasında deneyimledi. Kadınlar OHAL dönemimde dahi cesaretle kuşattıkları sokaklarda taleplerini haykırdı, gençler ODTÜ Devrim Yürüyüşü başta olmak üzere özgür üniversite yaratma mücadelelerinden geri durmadı, işçiler fabrika önlerinde gerçekleştirdikleri direnişler ve kazanımlarla çarenin sokakta olduğunu gösterdiler.
 
Verilecek cevabın sokaktan geçtiğinin bilinciyle "İstanbul Sokakta" diyerek bu üçüncü cepheyi büyütmeye çalışan sosyalistler ise bir kere daha gözaltı terörü ile susturulmaya, sindirilmeye çalışılıyor. Gezi/Haziran günlerinde sıkça dile getirdiğimiz gibi bir kez daha tekrarlıyoruz; "Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini!"