etkin haber

365

DENİZ BORAN

20 yıldır bitmeyen bir adalet arayışı: Erol İspir

Erol İspir katliamının aydınlatılması, faşist çetelerin şahsında MİT'in, sömürgeci faşist rejimin teşhiri ve Avrupa'daki faaliyetlerinin açığa çıkarılmasıdır. Paris katliamının aydınlatılması ve adalete kavuşmasıdır.

- Cumartesi - 22 Haziran 2019 - 10:58
Erol İspir, yoksul Alevi ve Kürt bir ailenin çocuğu olarak 1966 yılında dünyaya gelir. Aile, sömürgeci ve inkârcı rejimin faşist baskılarından dolayı sürgünde yaşamak zorunda kalır. Elbistan'lı Erol, Almanya'nın Köln kentinde komünist kimliğiyle bir demokratik göçmen kurumunda faaliyet yürütür.
 
1990'ların ikinci yarısında Türkiye ve Kürdistan'da devrim ve karşıdevrim arasındaki çatışmaların yoğunlaşması, devrimci yükselişin ve özelde de patlak veren Kürdistan devriminin tasfiyesi için devreye sokulan faşist devlet terörü ve kirli savaş Avrupa'yı da adeta kızıştırır. PKK lideri Öcalan'ın devletlerarası bir komployla kaçırılıp tutuklanması sonrası milliyetçi ve dinci faşistler Avrupa'da çeteleşip 'Kürt avına' çıkarlar. Kahvehaneler, bu faşist çetelerin kurumları ve faşist saldırıların karargâhları gibi işletilir.
 
1 Temmuz 1999'da Köln'de, Erol İspir faaliyet yürüttüğü kurumu kapatırken Selim Atıl ve Ali M. adlı iki faşist tarafından bıçaklı darp sonucu katledilir. Katiller olay yerinden kaçar. O gün, komünistler kurumun bulunduğu semti faşistlere dar eder ve günler süren çatışmalarla öfkelerini sokaklara taşırlar. Ne var ki, katliama karşı örgütlü bir cevap vermede yetersiz kalınır. Çeteler kaçmayı başarır. Türkiye'ye kaçan faşistler Almanya'da arama kararı çıkarıldığı için gözaltına alınmak zorunda kalınırlar.
 
2003'de davanın kesin sonucu açıklanır. Hâkim skandal bir kararla kapatır dosyayı. Davanın politik niteliği göz ardı edilir ve bütün suç bir katile yüklenir. O da 5 yıllık bir hapis cezasına çarptırılır, ama cezaevine bile girmez. 18 aylık bir ceza erteleme süreci tanınır. Katil, MİT'in işbirliğiyle yeniden kaçar. Tamamen burjuva yasallık içinde konuşmak gerekirse, Erol İspir'in öldürülmesi cezasız kalır.
 
Uzun bir aradan sonra 2018'de bu kez bozkurtçu faşistlerin faaliyetlerini yasaklamak için NRW Eyaleti İçişleri Bakanlığı hatırlatır Erol İspir'i. 15 yıl önce davanın politik arka planı gizlenirken, şimdi de politik niteliği öne çıkarılıp Alman Devletinin çıkarları doğrultusunda 'kullanılır'.
 
Erol İspir'in katledilişi tabi ki de tesadüf değildir. Muhtemelen Erol, faşizmin özel hedefi değildir. Ama devrimci görevleri gereği kurumda yalnız kalan odur. Çeteler, 'yalnız olanı' vurmak üzere plan yaparlar. Ve Erol 'herkesten önce' kurumda olan ve 'herkesten sonra' kurumdan ayrılan olduğu için hedef olur.
 
Erol İspir, komünist kitle çalışanıdır. Partisinin işçisi ve yorulmaz emekçisidir. Partiye ve ölümsüzlere bağlılık konusunda acabasızdır.
 
Yoldaşlarının anlatımıyla emekçilikte sınırsızlık onun en karakteristik özelliğidir. Kurumun yükü onun omuzlarındadır. Çocuk bakımı, mutfağın işletilmesi veya kurumsal sürekliliğin sağlanması için zaman ve emeğin seferber edilmesinde, bütün yaptıklarındaki mütevazılığiyle partinin görünmez yapıcılarından biridir o. Köln'de ve çevresinde Erol'u sevmeyen yoktur adeta. Yalın kişiliğiyle herkesin gönlünde bir yer edinmiştir Erol. Çocuklarla kurduğu ilişkide de farklılaşır. O dönem ki çocukların istisnasız hepsine emeği ve sevgisiyle dokunmuştur.
 
Sessiz bir insandır Erol. Derin bir okyanus gibi tanımladı bir yoldaşı onu. Sessizliği bilmemezlikten değildir ama. Her şeyin farkındadır o. Yaşamında düzenli ve temizdir. Kurumu da aynı titizlikle temiz tutar. Ne olursa olsun, 'Çay'ı her zaman' hazır bir yoldaştır. Sabah erkenden kurumu açar, demlenmiş çayıyla yoldaşlarını bekler.
 
Temmuz katliam ayıdır. Sivas katliamının yıldönümünün öngününde katledilir Erol. Katiller yine milliyetçi ve dinci çetelerdir. 20 Temmuz 2015'de Pirsus Katliamı yaşanır. Temmuz ayı ama aynı zamanda adalet arayışçılarının ayıdır. Faşizme öfkenin bilendiği bir aydır. Hesap sorma ayıdır.
 
Erol İspir katliamının aydınlatılması, faşist çetelerin şahsında MİT'in, sömürgeci faşist rejimin teşhiri ve Avrupa'daki faaliyetlerinin açığa çıkarılmasıdır. Paris katliamının aydınlatılması ve adalete kavuşmasıdır.
 
Omuzlarımızda yükselen adalet çağrısı ve arayışı, Erol İspir şahsında bütün katliamların aydınlatılması, faillerin cezalandırılması ve tekçiliğe dayalı sömürgeci faşist rejimin yıkılmasına dek sürecektir.