etkin haber

144

İSTANBUL

'77 1 Mayıs'ında katledilen kadınlar anıldı

Emek ve meslek örgütünden kadınların 1977 1 Mayıs'ında hayatını kaybeden kadınları andı. Kadınların kapitalist erkek egemen sistem tarafından katledildiği belirtilen anmada, bu saldırılara "dur" demek için 1 Mayıs'ta alanlarda olacakları kaydedildi.

- Cuma - 26 Nisan 2019 - 19:45
Emek ve meslek örgütlerinden kadınlar, 1 Mayıs 1977'de hayatını kaybeden kadınları Kazancı Yokuşu'nda andı.
 
Ortak basın metnini okuyan Meryem Göktepe, "1 Mayıs 1977'de yitirdiğimiz Hacer İpek Saman, Hatice Altun, Jale Yeşilnil, Kadriye Duman, Leyla Altıparmak, Meral Cebren Özkol, Nazan Ünaldı, Sibel Açıkalın için 1 Mayıs'ta Bakırköy'de seslerimizi birbirimizin sesine katacağız" dedi.
 
AKP iktidarının kadınları erkekler karşısında daha güçsüz kılmaya çalıştığını kaydeden Göktepe, KHK'larla binlerce kadın emekçi işinden ihraç edildiğini anımsattı. Erkek egemen iktidar ihraç ederek, açığa alarak, işsiz bırakarak direnen, sorgulayan kadınlara gözdağı vermek istediğini söyleyen Göktepe, "Devlet eliyle haksız hukuksuz bir şekilde kadınların emeklerine el konulmakta, kadın kamusal alandan çıkarılıp evin dört duvarı arasına gönderilmeye çalışılmaktadır. Bu nedenle kadın emekçiler olarak tıpkı 1977 1 Mayıs'ında direnen kadın emekçiler gibi tüm alanlarda direnen kadın emekçilerin sesini çoğaltmak için isyandayız" ifadelerini kullandı.
 
KADINLARA ÇİFTE SÖMÜRÜ
 
Kadınları annelik rolüne ve eve kapatılmaya çalışıldığını işaret eden Göktepe, "Sermayenin emeğe dönük saldırısı her zaman olduğu gibi emeği çifte sömürüye maruz kalan biz kadınlardan başlamıştır. Kadınları ucuz iş gücü olarak gören erkek egemen ve kapitalist sistemde zaten sömürülen emeğimiz, kiralık işçi bürolarıyla daha güvencesiz, daha ucuz ve daha değersiz hale getirilmeye çalışılıyor! Hükümet ve sermaye yarı zamanlı, geçici, ucuz, kuralsız, örgütsüz, taşerona bağlı güvencesiz bir çalışma modelini kadın istihdamını arttırmanın tek yolu olduğunu ileri sürüyor. Biz kadınlar bu köleci çalışma biçimini, bu dayatmayı kabul etmiyoruz" diye konuştu.
 
KADINLARIN CAN GÜVENLİĞİ YOK
 
Kadınları esnek ve güvencesiz işlere mahkûm edildiğine vurgu yapan Göktepe, kadınları katleden erkeklerin erkek yargı tarafından korunduğunu söyledi. Özsavunmasını gerçekleştiren kadınların ağır cezalar aldığına dikkat çeken Göktepe, şunları da söyledi: "Bu nedenle görünmeyen emeğe, esnek çalışmaya evde ücretli çocuk bakımına hayır diyoruz. Kadınlar olarak kreşler için güvenceli çalışılma için, aile değil, kadınız demek için isyandayız. Ev işçisi, mevsimlik tarım işçisi kadınların da ne güvencesi ne de can güvenliği var! Onlarca kadın iş cinayetlerinde hayatlarını kaybetmeye devam ediyor."
 
Kadınların mücadele etmeye devam ettiğini dile getiren Göktepe, "Biz kadınlar bu saldırılara karşı birleştik sermayeye, erkek egemenliğine 'Sermayeye kul, aileye köle olmayacağız' dedik. Biz Kadınlar insana yaraşır bir iş, eşdeğerde işe, eşit ücret, ayrımcılıktan ve şiddetten arındırılmış bir çalışma ortamı istiyoruz" diye belirtti.
 
İTİRAZIMIZI DİLLENDİRMEK İÇİN BAKIRKÖY'DEYİZ
 
"Her fırsatta cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerini 'sapkınlık, hastalık' olarak tanımlayan AKP, 'fıtratı gereği' erkek egemen ve heteroseksist sistemin en önde gelen savunucularından olduğunu gösterdi" diyen Göktepe, "Trans cinayetleri, nefret cinayetleri erkek-yargı tarafından cezalandırılmadığı için, toplumda meşru görüldü. Her yerde toplumdan dışlanan LGBTİ+'lar, her türlü ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe maruz kaldı. Tüm bu baskılara rağmen, lezbiyen ve trans kadınların erkek şiddetine karşı mücadelesi ile isyanımızı büyüttük ve büyütmeye de devam edeceğiz" diye kaydetti.
 
Kapitalist erkek egemen sistem yüzünden birçok kadının hayatını kaybettiğini kaydeden Göktepe, kadınların birçok bedel ödediğini belirtti. Kadınların barış istediğini vurgulayan Göktepe, sözlerine şöyle devam etti: "Bizler sendikalı, işçi ve emekçi kadınlar olarak, erkek egemen sistemin bizleri ezmesine ve sömürmesine karşı, itirazımızı dillendirmek için, Bakırköy'deyiz."
 
Eylem, 1977 1 Mayıs'ında katledilen kadınlar için karanfil bırakılmasının ardından sona erdi.