etkin haber

372

PARİS

Açlık grevindeki YS Sözcüsü Ceyran: Birleşik gençlik mücadelesiyle kazanacağız

Paris'te bir aylık açlık grevine giren Young Struggle Sözcüsü Bilen Ceyran, "Biz sosyalist gençler, Öcalan ve Kürtlere yönelik tecrit uygulamalarını protesto ederken, Avrupa'daki siyasal özgürlüklerimizi savunacak bir mücadele dinamiğini de örgütlemek istiyoruz" dedi.

ETHA - Pazar - 12 Mayıs 2019 - 17:25
İmralı'daki tecridin kaldırılması talebiyle direnişte olan Leyla Güven ve tutsaklara destek için Fransa'nın başkenti Paris'te bir aylık açlık grevine giren Young Struggle Sözcüsü Bilen Ceyran ETHA'nın yanıtladı.
 
Young Struggle Sözcüsü olarak Avrupa'dan tecrit karşıtı mücadeleye 1 aylık açlık greviyle katıldınız. Young Struggle olarak bu mücadeleni neresinde duruyorsunuz? Talepleriniz neler?
 
Açlık grevinde bulunan HDP Milletvekili Leyla Güven ve hapishanelerdeki tutsakların talepleri net: Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın üzerindeki tecridin kaldırılmasıyla her gün tutsakların maruz kaldıkları çeşitli hak ihlallerinin ve sürgün saldırısının son bulması. Açlık grevi direnişine katılanların çoğu genç. Ve genç bir kadın sosyalist olarak bu direniş dalgasına kayıtsız kalamazdım. Ki, sözcüsü olduğum Young Struggle da açlık grevi eyleminin yükseltildiği ilk günden itibaren tecrit karşıtı mücadeleyi gündemleştirdi ve çeşitli biçimlerde sürece dair oldu. Faşist Türk devleti, muhalefetin, gazetecilerin, akademisyenlerin ve gençlerin baskı altında kaldığı ve sessiz kalması gereken bir sistem kurdu ve devamında da kalıcılaştırmak istiyor. Toplum içerisinde bir tür tecrit yaratmaya çalışılıyor. İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) ve tüm Avrupa kurumları bu tarihi direniş karşısında kendi çıkarları doğrultusunda sessiz kalıyorlar. Siyasi tutsakların sesi olmalıyız. Gençlik olarak bizi bu süreç daha da yakından etkiliyor çünkü geleceğimiz söz konusu. Halkların eşit ve özgür bir arada yaşadığı bir dünya kurmak isteyen bizlerin yükselen bu direniş dalgasına kayıtsız kalamayız. Bu süreçte siyasal teşhiri arttırmalıyız. Avrupa eğer bugün IŞİD teröründen kurtulduysa, Kürt halkının ve devrimcilerin öncülüğündeki mücadelenin sayesinde olduğu anlatılmalıdır. Onlara bunu borçluyuz. Sayın Öcalan sadece bir insan değil, Kürt halkının iradesini temsil eden bir kişilik. Bu nedenle, Kürt sorununun çözümü için önemli bir anahtardır.
 
Öcalan şahsında Kürt halkına ve HDP ve bileşenlerine özel bir tecrit uygulandığını sıkça vurguluyorsunuz. Avrupa'da yükselen açlık grevi eylemindeki aktivistler kritik aşamayı aşmış olmalarına rağmen AB ve emperyalistlerin kayıtsızlığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Avrupa devletleri, Türkiye'de olup bitenler konusunda çıkarları doğrultusunda sessiz ve tutumsuz kalıyorlar. Faşist şef Erdoğan, Avrupa'yı, mültecileri Avrupa'ya göndermekle tehdit ediyor. Mültecileri ülkelerinde istemeyen Avrupa ülkeleri, Türk devletinin isteklerine uyuyor. Ancak bu savaşların nedeni Avrupa'nın kendisidir. Emperyalistler gerek Türkiye açısından gerekse de tüm Ortadoğu açısından yıkıcı ve müdahaleci bir rol oynamaktalar.
 
Avrupa'da, özellikle de Almanya'da Öcalan'a ve onun şahsında Kürt halkına ağırlaştırılmış bir tecrit uygulanıyor. Sayısız yasaklama, devlet terörü ve kriminalizasyon saldırısıyla açığa çıkan bu siyasal tecridi parçalamayı Avrupa'da faaliyet yürüten sosyalistler olarak toplam tecrit karşıtı mücadelenin bir bileşeni olarak değerlendiriyoruz.
 
Özellikle de emperyalistlerin uyguladıkları basın-medya ambargosu özel bir tecrit uygulamasına denk düşüyor. Emperyalist devletlerin, AB kurumlarının, CPT'nin, medyanın ve basının tutumsuzluğunun arkasında yatan basit bir duyarsızlık değil, kasıtlı bir ambargo ve siyasettir.
 
Avrupa'daki gençlik hareketine, enternasyonalistlere ve ilerici yerli ve göçmen gençlere çağrınız nedir?
 
Direnişimiz genişleyen ve sınır tanımayan bir direniştir. Burada, farklı ülkelerin genç devrimcilerinin her türlü faşizm biçimine karşı birleşip mücadele etmesi önemlidir. Bugün gençler kendi gelecekleri hakkında karar veremiyorlar, her gün kendileri hakkında karar veren azınlığa mahkûm yaşamak zorunda bırakıyorlar. Özgür, demokratik ve eşit bir dünya isteyen herkes mücadelemizde birleşmeli.
 
Dünyada yayılan bir hoşnutsuzluk var, kendini üretemeyen bir düzenden hoşnutsuzluk. Sarı Yeleklilerin hareketi, 8 Mart Kadın Grevi benzeri tüm direnişler bize halkların bağrında gelişen değişim istediğinin ifadesidir.
 
Bugün Avrupada Kürtlere saldıran devletler, siyasal özgürlüklere karşı kapsamlı bir saldırı gerçekleştiriyor aslında. Biz sosyalist gençler, Öcalan ve Kürtlere yönelik tecrit uygulamalarını protesto ederken, Avrupa'daki siyasal özgürlüklerimizi savunacak bir mücadele dinamiğini de örgütlemek istiyoruz. Başta sosyalist gençler gelmek üzere enternasyonalist, devrimci ve komünist gençlik hareketini tecrit karşıtı mücadeleye davet ediyorum. Yükselen bu onur direnişine kayıtsız kalınmamalı. Tecride karşı onurlu yaşam mücadelesi her yerde! Birleşik gençlik mücadelesiyle kazanacağız!