etkin haber

308

QAMIŞLO (Welat Deniz)

'Çeteler suç işledikleri topraklarda yargılanmalı'

Halk Savunma Mahkemesi Hâkimi E.V., IŞİD çetelerinin, suç işledikleri topraklarda ve suç işledikleri halkın önünde yargılanması gerektiğini vurgulayarak, Uluslararası mahkemelerin Kuzey ve Doğu Suriye'de kurulmasının önemli olduğunu söyledi. E.V., "Bu topraklarda yapılmayacak yargılama adil olmaz" dedi.

- Perşembe - 4 Temmuz 2019 - 09:45
Kuzey ve Doğu Suriye'nin Kobanê, Cizre ve Efrin kantonlarında terör suçları işleyenler, 2014 yılında Cizre, Kobanê, Efrîn kantonlarında kurulan halk mahkemelerinde yargılanıyor. Halk mahkemesi Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin kanunları ile yönetiliyor. 5 yıldır halka karşı suç işleyenlerin yargılandığı mahkemelerde şimdiye kadar IŞİD çeteleri yargılandı. Şimdi ise katil El Nusra başta olmak üzere "Fırat Kalkanı"nda yer alan Türkiye'nin desteklediği tüm çeteler de yargılanıyor.
 
Adalet Divanı tarafından kurulan mahkemeye, Efrin de dahildi. Ancak işgalin ardından mahkeme sadece Kobanê ve Cizre bölgelerinde çalışmalarını sürdürüyor. Halka karşı suç işleyen tüm çeteler bu mahkemelerde yargılanıyor.
 
IŞİD çetelerinin uluslararası mahkemelerde yargılanmasının tartışıldığı bu dönemde Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimine bağlı mahkemelerin önemi oldukça büyük.
 
Güvenlik nedeniyle isminin açıkça verilmesini istemeyen Halk Savunma Mahkemesi hâkimi E.V, mahkemelerin işleyiş şekli ve uygulamalara ilişkin ETHA'ya konuştu.
 
ŞU ANA KADAR 7 BİN ÇETECİ YARGILANDI
 
Oluşturulan sisteme göre yargılamanın 3 kişilik heyet tarafından gerçekleştirildiğini kaydeden Halk Savunma Mahkemesi hâkimi E.V. şunları söyledi: "Bütün komitelerde yüzde 50 kadın kotası mutlaka uygulanıyor. Mahkemelerde eş sözcülük sistemi var. Şuana kadar Rojava devriminin başından itibaren Kuzey ve Doğu Suriye'nin genelinde 7 bin çete mahkemelerde yargılandı, bunların hepsi hakkında hükümler verildi. Hiçbir suça karışmayıp, sadece onlarla birlikte durmak zorunda kalan, para karşılığında IŞİD çetelerinin kurumlarında yer alanlara farkı cezalar ve yaptırımlar uyguluyoruz. Bir daha başka bir suç işlemeyeceğine ilişkin taahhüt verdiğinde onları serbest bırakıyoruz. Haklarında cezai kararlar alınan, hüküm giyen IŞİD çeteleri ise hapishanede hüküm süresinin bitmesini bekliyor. Bunların yine haftada bir aile görüşleri gerçekleştiriliyor. Bu konuda bütün tutuklu IŞİD çetelerine, insan hakları sözleşmelerine uygun olarak davranılıyor, aileleri ile açık ve kapalı görüşler yaptırılıyor."
 
DSG güçlerinin bölgelerdeki özgürlük hamlelerinin ardından tutuklanan çetecilerin sayısının arttığını kaydeden E.V, "Son olarak Baxoz'da çok sayıda IŞİD'li DSG güçlerine teslim oldu. Teslim olan çeteciler sadece mahkemelere değil, bütün idari kurumlara yük olmaya başladı. Güvenlik anlamında, lojistik bakımından, hapishanelerde, kamplarda ağır bir yük ile karşı karşıya kaldık. Bunun üzerine Kuzey ve Doğu Suriye'de 6 kişiden oluşan bir komite oluşturduk. Ben bu komitenin eş sözcüsüyüm. Bu komite hukuksal anlamda IŞİD çetelerinin sayısını, bunların kaçının yabancı, kaçının Suriyeli, kadın ve çocukların sayıları ile işlenen suçlar konusunda araştırma yapıyor. Komite, içinden geçtiğimiz sürecin kanuni ihtiyaçlarını da araştırıyor. Komite olarak bütün uluslararası hukuk kurumlarına çağrı yaptık. Özellikle de koalisyona bağlı olan ülkelerin hukuk komitelerine IŞİD çetelerinin işledikleri suçları birlikte araştırmak ve hukuksal anlamda destek verilmesi yönünde çağrı yaptık" dedi.
 
'YARGILAMA BURADA YAPILMALI ÇÜNKÜ SUÇ BU TOPRAKLARDA İŞLENDİ'
 
Çetelerin yargılanması için uluslararası mahkemelerin gerekliliğine işaret eden E.V., "Uluslararası bir mahkemenin kurulabilmesi için çeşitli şartlar ve hükümlülüklerin olduğunu biliyoruz. Kimi siyasi durumlar da gerekiyor. Biz, bütün halkların IŞİD çetelerinin yargılanmasında rol alabileceğini biliyoruz. IŞİD çetelerinin yargılanmalarına sıcak bakmayan devletlerin varlığı da bizi endişelendiriyor. Kimi ülkeler kendi vatandaşı olan IŞİD çetelerini vatandaşlıktan çıkartarak, geri dönüşlerini engelliyor, kimi ülkeler sadece kadın ve çocukları kendi ülkelerine götürmek istiyor. Kimi ülkeler uluslararası mahkemenin Irakta kurulmasını istiyor. Biz Terör Suçları Mahkemesi olarak bu mahkemenin Kuzey ve Doğu Suriye topraklarında kurulmasından yanayız. Çünkü suç buruda ve buradaki halklara karşı işlendi" dedi.
 
Halk Savunma Mahkemesi hâkimi E.V., IŞİD çetelerinin Kuzey ve Doğu Suriye'de yargılanmasının gerekliliğini şu beş madde ile açıklıyor;
 
1- Bu bölgede suç işleyen IŞİD çetelerinin hepsi bizim elimizde.
2- Bu çeteler bu suçları burada Kuzey ve Doğu Suriye'de işlediler.
3- IŞİD çetelerinden en fazla zararı burada yaşayan halklar gördü.
4- IŞİD çetelerinin işlediği suçların şahitleri burada.
5- Çetelerin kendi ülkelerinde veya başka bir yerde yargılandıkları zaman adil bir yargılamanın olmayacağını düşünüyoruz.
 
'HOL KAMPINDA 70 BİN ÇETECİ AİLELERİYLE BİRLİKTE TUTULUYOR'
 
Hol kampında 70 bine yakın IŞİD'linin ailesi ile birlikte tutulduğu bilgisini veren E.V, kampta çetelerle birlikte savaşan kadınların da olduğunu söyledi. "Bu çeteciler ideolojisi ile birçok suça karışmış" diyen E.V., çetecilerin bir arada tutulmasının bölge için büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. E.V., "Hapishanelerde, kamplarda bir arada kaldıkça kendilerini ve ideolojilerini örgütlüyorlar. Bu nedenle hapishanelerin ve kampların sayıları arttırıldı" dedi.
 
'KADIN MAHKEMELERİ OLMADIĞI İÇİN ÇETEDE YER ALAN KADINLAR YARGILANAMADI'
 
Kadın mahkemesi olmadığı için hala çeteciler içerisinde yer alan kadınların yargılanmadığını kaydeden Halk Savunma Mahkemesi hâkimi E.V, "Bizim için en büyük sorun kadın mahkemesinin olmayışı, Suriyeli çocukların yargılandığı mahkemeler ve rehabilite edilebilecekleri hapishaneler var. Hol kampında IŞİD'in kadın polisleri de var ancak kadın mahkemesi olmadığı için yargılamaları yapılamadı. Uluslarası kurumlara bunu için de çağrı yaptık" diye belirtti.
 
E.V., IŞİD'li kadınların işlediği suçlara ilişkin şunları aktardı: "Çetede yer alan bu kadınların çoğu polis olarak kadın hapishanelerinde görevlilerdi. Tutsak edilen YPJ'li savaşçılar başta olmak üzere kendilerine karşı çıkan kadınlara insanlık dışı işkenceler yaptılar, sorgulara katıldılar. Komitenin araştırmasına göre; IŞİD içerisinde yer alan kadınlar, erkeklere göre daha acımasız ve daha fazla işkence uygulamışlardır. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, kimi girişimlerde bulundu ancak kadınların bir çoğu da yabancı ülkelerden geldiği için Uluslar arası mahkemelerde yargılanması gerekiyor."
 
IŞİD ÇETELERİNE EN FAZLA KATILIM AVRUPA'DAN
 
E.V., yaptıkları araştırmaya göre IŞİD'e Suriye'nin bir çok kentinden katılımın olduğunu ancak en yoğun katılımın Avrupa ülkeleri ile Türkmen bölgelerinden gerçekleştirildiğini söyledi. Avrupalıların, çetenin idelojisini belirlediğini ifade eden E.V., Suriyelilerin asıl olarak yaşanan kriz ve savaştan korunmak için çeteye katılmak zorunda kaldığını belirtti.
 
'ULUSLARARASI MAHKEMELER OLMADAN SUÇLARIN ÖNÜNE GEÇİLEMEZ'
 
Uluslararası mahkeme kurulmadan IŞİD çetelerinin işledikleri suçların önüne geçilemeyeceğine işaret eden E.V, "IŞİD çeteleri 2013 yılından itibaren bu bölgede birçok insanlık dışı suçlar işledi, kadınları kaçırıp köle pazarlarında sattılar. Ezidi halklarımızı Şengal'de kaçırıp işkenceler ile katlettiler. Çetelerin bu bölgelerde işledikleri suçlar nedeniyle burada yargılanmalarını istiyoruz. Baxoz Hamlesi öncesi, burada Iraklı IŞİD'li teröristleri de yargılıyorduk. 20 yıla yakın ceza alan çeteciler, Irak hükümeti ile Özerk yönetim arasında yapılan görüşmeler neticesinde Irak'a teslim edildi. Gönderilen çeteciler, yargılama yapılmadan idam edildi. Bizim kanunlarımızda idam yok. Bu nedenle Uluslararası mahkemenin Irak'ta kurulmasını istemiyoruz" dedi. E.V., Fransa'nın, meşru gördüğü için mahkemenin Irak'ta kurulmasını önerdiğini hatırlattı.
 
'KENDİ KANUNLARIMIZLA YARGILAMAZSAK ADALETLİ OLMAZ'
 
Uluslararası mahkeme kurulmazsa bile, çeteleri yargılayabilecekleri güçleri olduğunu vurgulayan E.V, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rojava devriminin kuruluşu ile 2014 yılından beri Kobanê, Efrin, Cizre'de binlerce IŞİD çetesini yargıladık. Şuana kadar bu yargılamalarda hiçbir uluslararası mahkeme veya ülke yardım etmedi. Bu çeteleri kendi hukuksal sistemimiz ile yargıladık. Bu mahkememiz resmidir kendi kuralları ve savcıları var ve anayasal sisteme bağlı olarak çalışıyor. Bu mahkemelerde çalışan hâkimler ve savcılar hepsi Suriye rejiminin adalet okullarında mezun olan kişiler. Bütün kanunlarımız uluslararası kanunlara bağlıdır. Biz uluslararası bir mahkemeyi önemsiyoruz çünkü; IŞİD çetelerinin birçoğu başka ülkelerin vatandaşları ve orada bu kanunlar daha başka işliyor. Onları biz kendi kanunlarımız ile yargılamazsak bunun adaletli olmayacağını düşünüyoruz."
 
'SERBEST BIRAKILACAKLARINI BİLDİKLERİ İÇİN TÜRKİYE'DE YARGILANMAK İSTİYORLAR'
 
Baxoz'da yakalanan çetecilerin bir çoğunun verilen cezaların az olması ya da serbest bırakıldıkları için Türkiye'ye gitmek istediğini belirten E.V., "Şuanda da bizim elimizde ki çetelerin hepsi Türkiye'de gidip yargılanıp birkaç yıl ceza alarak bırakılacaklarını düşünüyorlar. Mesela Efrin'de yakalanan ve bizim yargıladığımız IŞİD, El Nusra ve ÖSO çetelerinin hepsi Türkiye'de ki kamplarda askeri ve ideolojik eğitim almış teröristlerdi. Bu çeteler yargılandıklarında Reyhanlı'da, Kilis'te, Antakya'da kamplarda eğitim aldıklarını itiraf ettiler. Kuzey ve Doğu Suriye'de birçok katliama karışan çeteler Türkiye üzerinden bu bölgelere geçtiler. Türkiye üzerinden Azez, Cerablus ve İdlib'e geçen çeteler buralardan da Kuzey ve Doğu Suriye topraklarına geçiyorlar. Avrupa'dan gelenlerin hepsinin pasaportlarında Türkiye damgaları var orada ki kampların kimlikleri var. Türk devletinin IŞİD çeteleri ile nerelerde nasıl birlikte iş yaptıkları mahkemelerimizde kayıt altında. Uluslararası bir mahkeme gerçekleştirilirse Türkiye'de bu bölgede yaşanan insanlık dışı saldırılarda IŞİD ve diğer bütün çetelerin ortağı olarak yargılanacaktır" dedi.
 
'ÇETECİLERİN YARGILANMAMASI DÜNYA HALKLARI İÇİ TEHLİKEDİR'
 
E.V., son olarak şunları söyledi: "Umut ediyoruz uluslararası mahkeme biran önce kurulur ve IŞİD çeteleri yargılanır. Çetelerin yargılamasını birlikte yapabiliriz. Bir de mahkemelerde yerlerini alıp, çeteleri nasıl yargıladığımızı, nasıl bir hukuk işlettiğimizi görebilirler. IŞİD ve diğer çetelerin yargılanmaması sadece bize değil bütün dünya halklarına karşı bir tehlikedir."