etkin haber

447

BORA POYRAZ

Cumhuriyet operasyonu

Kemalizmin tekrar inşa edilmesinin alt yapısı politik içeriği olmayan bir AKP düşmanlığıydı. Gerdiler, kaşıdılar ve tek alternatifin kendileri olduğu hissi yaratmaya çalıştılar. Kaba ve kontrolsüz AKP karşıtlığı söyleminin şimdi neye tahvil edilmeye çalışıldığı çok daha iyi görülüyor. Önümüzdeki dönem bütün bu akıl ve projelerle entelektüel harbi kaçınılmaz olacaktır. Siyaset yatağının iki kısır alternatife indirgenmeye çalışılmasına karşı sahada ve entelektüel camiada, politik özgürlüklere odaklanan devrimci demokratik bir alternatif geliştirmek, siyaset yatağının kurutulmasına karşı çok önemli ve gereklidir.

- Cumartesi - 22 Eylül 2018 - 09:02
Cumhuriyet gazetesi etrafında olup bitenler, kayıkçı kavgasına dönüşen popüler tartışma alanı dışında, Türkiye'deki siyaset dinamiğinin kadim bir mekaniğe hapsedilmesi çabasıyla yüklü. Bütün ekolleriyle birlikte rejim tıkandı. Buna karşı politik özgürlük/kurtuluş mücadelesi ekseninde beliren alternatif karşı koyuş yerine siyaset yatağının tekrar, laik-şeriatçı çıkmazına hapsedilmesi bu çabanın en tam ifadesidir.
 
Konu kendi başına bir gazetede olup bitenlerin ötesinde. Bu gelişmeyi AKP'nin planladığı yollu kestirimler de yüzeysel. Elinde olsa AKP düzen içi muhaliflerin tamamını elimine eder. Ancak sanıldığından güçsüz ve bu nedenle her etapta başka partnerlerle yürümeye mecbur kalıyor.
 
AKP uzun yıllar boyunca cemaat şebekesiyle birlikte çalıştı, devlete yerleşmek için onların kadro gücünden yararlandı ve onlara sonsuz olanak sundu. Belli bir aşamadan sonra gerilim ve çatışma devlet sathına yayıldı. Cemaat şebekesi ABD planlarına da uygun biçimde askeri darbeye kalkıştı ve bu hamlesi daha önceden öngörülebilir olduğu için akamete uğradı. Toplumsal taban örgütlenmesi zayıf ve odağını kadro yapısının oluşturduğu o şebeke için darbeden sonraki zamanlar uzun tasfiye dönemidir.
 
Ergenekoncular üst başlığıyla tarif edilebilecek ve ağırlıklı bölümü ulusalcı faşistlerden oluşan güç merkezi, yine ABD ve cemaat operasyonlarıyla, bugün cemaatin düştüğü duruma benzer bir tasfiyeyle karşılaşmıştı. O cenahta da cuntalar ve klikler çoktu ancak tasfiyeden kurtulma çabasıyla müşterek davrandılar.
 
AKP için kendisinden başka herkesin göreli güçsüzlüğü en isabetli olandır. Ne var ki kendisi bir türlü istediği gibi güçlenemedi. Oy tabanından, hatta yetki mekanizmalarını ele geçirmekten değil  devletteki nitelikli kadro gücünden bahsediyoruz. Elini attığı ne varsa bozdu. İnsan ve kadro biriktirememenin sancısını her platformda hissetti. İktidar olanakları arpalık olarak kullanıldıkça yozlaşma kaçınılmaz hale geldi. Şu sıralar bunu fark ettikleri halde engellemeleri olası değil. AKP'nin nadirattan sayılabilecek nitelikli isimleri de strateji oluşturamadı. Tam da bu nedenle ustalık dönemi gibi tanımlamalar içeriksizlikleriyle boşa düştü ve ittifaklara mecbur kaldılar.
 
Şu sıralar, cemaat şebekesine nefreti belirgin olan ulusalcı faşistlerle fiili ittifakın bir yanını Kürdistan siyaseti oluşturuyor ve bu biliniyor. Rejimin bütün klikleri Kürdistan bahsinde aşağı yukarı müşterek düşündüğü için bu konuda zorlanmıyorlar.
 
Ancak şurası açık, AKP bu konuda ulusalcı faşistlerden daha faşist olduğunu ispatlama gayretine girdikçe ve onlara güven vermeye çalıştıkça kendi felaketini hazırlar. Hatta, Kürt siyasal hareketiyle askeri savaşı sona erdirme eksenli politik uzlaşma arayışları nedeniyle yargılanmasının önünü de açar.
 
Benzer bir durum cemaat şebekesiyle ilişkilerinin çok uzun bir geçmişe yaslanması nedeniyle de yargılanmanın yolunu açmakla neticelenir.
 
Güncel olana hakim ve bu arada bir hacıyatmaz işbirliğiyle kendini kimi dertlerden kurtarmak evet maharettir. Ancak aynı zamanda yüzeyselliktir. Süreci an için feda etmektir ki AKP şu anda bunu yapmaktadır. Uzak olmayan bir gelecekte, ulusalcı faşistler yeterince güçlendiklerini hissettiklerinde bu kez onların hapsedilmeleri gayet mümkün. Osmanlı saray içi oyunlarına cumhuriyetin ilk dönem tasfiyelerinin birikimini de eklediğimizde rejim içi iktidar oyunlarında bütün kartların henüz açılmadığını söyleyebiliriz.
 
30 Ağustos'un yıl dönümü vesilesiyle ulusalcıların konuşmaları ve mesajlarının ruhunu gerileme dönemini atlattıkları, şimdi yeni bir oyun planı kurdukları oluşturuyordu. Atatürk kelimesi yeni dönemin kaldıracıdır. Siyasette bir ricat yaptıklarını ancak bu manevranın mecburi olduğunu, zaten 30 Ağustos evvelinde Mustafa Kemal'in de böyle yaptığını, bunun öneminin sonradan anlaşıldığı yollu analojileri bolca kullandılar.
 
Analoji mi anakronizm mi; bunu zamanla göreceğiz. Ancak şurası kesindir; AKP'ye doğrudan karşı çıkmadan, yani bir cephe savaşına girişmeden ve mevzii tutma odaklı bu oyun planı güç toplama ve devlete tekrar yerleşme hedefini taşıyor. On yıllara yayılan geçmişi, kadro birikimi ve Atatürk ismini her kapıyı açacak bir maymuncuk olarak kullanma mahareti düşünülürse ulusalcı taifenin görünür gelecekte stratejik denge kuracaklarına inandıkları belirginleşiyor.
 
CHP bu oyun planında ulusalcıların sarsıp hakimiyet sağlamaya karar verdikleri bir parti. Cumhuriyetteki yönetim ve çizgi değişimine iktidar partisi konjonktürel nedenlerle hayırhah yaklaşmış olabilir ancak o gazetenin bir müstahkem mevki olarak öne çıkarılacağı besbelli. Salvo atışlarının oradan yapılacağı daha ilk günlerde açığa çıktı. Yoksulluk karşıtı söylem ve laiklik yeni dönem ulusalcı siyasetinin iki kaldıracı ve Kürt karşıtlığı da bunun mührüdür.
 
Devrimci demokratik seçenekler ortaya çıkana dek Türkiye siyasetinin iki ayağı olageldi. İlki pozitivist çerçeveli kemalist modernleştirme projesiydi. Dayatmayla, zorlamalarla, halkı aşağılamayı da göze alarak buna giriştiler. Ancak ters tepti. Halk ağırlıklı olarak, özellikle 30'lu yıllardan itibaren buna içten içe direndi. İkinci proje muhafazakar-geleneksel toplum yapısıyla uyumlu olmayı kitle konsolidasyonu için zorunlu gören ancak bunu sadece siyaseten yapan bir güç merkezince inşa edildi. Eskiyi ihya etme emeli taşıması kadar siyasal varoluşunu hızla antikomünizme borçlanması da onların karakteristiğiydi.
 
TKP türü düzen içi yapılanmalar bu kavgada kemalizmin safını tuttular ve bu uzun yıllar boyunca zihinlerde tahribata yol açtı. Düzenin şu ve ya bu kliğine yaslanmayan, rejimin total reddi ve politik özgürlüklere odaklanan bir alternatif sunamayan her politik akımı düzen asimile eder. TKP ve benzerlerinin akıbeti bu oldu, nitekim hala kemalizmle kan bağları sürüyor.
 
Olayları ve olguları içinde gerçekleştiği şartlar içinde ve bütün unsurlarıyla ele almak, hakikate odaklanmak ve onu devrimci eleştiriye tabi tutmak materyalist diyalektiğin gereği. Herhangi bir kaba ideolojik örüntüyle değil sadece hakikatin ışığıyla bakıldığında kemalizmin düzen içi diğer alternatifler gibi tükendiği rahatlıkla söylenebilir. Liberalizm, siyasal İslamcılık ya da kemalizm; üçü de ömrünü doldurmuştur.
 
Kemalizmin tekrar inşa edilmesinin alt yapısı politik içeriği olmayan bir AKP düşmanlığıydı. Gerdiler, kaşıdılar ve tek alternatifin kendileri olduğu hissi yaratmaya çalıştılar. Kaba ve kontrolsüz AKP karşıtlığı söyleminin şimdi neye tahvil edilmeye çalışıldığı çok daha iyi görülüyor. Önümüzdeki dönem bütün bu akıl ve projelerle entelektüel harbi kaçınılmaz olacaktır. Siyaset yatağının iki kısır alternatife indirgenmeye çalışılmasına karşı sahada ve entelektüel camiada, politik özgürlüklere odaklanan devrimci demokratik bir alternatif geliştirmek, siyaset yatağının kurutulmasına karşı çok önemli ve gereklidir.