etkin haber

624

AMUDE (Arzu Demir)

DAİŞ vahşetini yaşayan Heza Şengali mücadele ile yaralarını onarıyor

Ezidi Suaad Murad Khalaf, DAİŞ’in vahşetine bizzat maruz kaldı. Aylar süren vahşetin ardından DAİŞ’in elinden kaçmayı başardı. Şimdi Şengal Kadın Birliği’nin üyesi. Amude’deki foruma katılan Suaad Murad Khalaf, “DAİŞ’in elinde büyük acılar yaşamış biri olarak, DAİŞ çetelerinin Rojava’da yargılanmasını istiyorum” diyor.

- Pazartesi - 8 Temmuz 2019 - 15:25
DAİŞ çetelerinin 2015 yılının 3 Ağustos günü soykırım saldırısını gerçekleştirdiği gün, evindeydi. Saldırının başladığını duyan aile bireylerinin tamamı eve geldi. Bir süre beklediler, ardından dağa doğru kaçarak, sığındılar.
 
Ertesi gün çeteler köyden ayrılınca, evlerine döndüler. Güney Kürdistan ya da Rojava’ya geçmeyi düşünüyorlardı. Ancak başaramadılar, köye girecekleri sırada DAİŞ çeteleri tarafından yakalandılar. 
 
Önce Telafer’e, ardından da Rakka’ya götürülenler arasındaydı. 
 
O günleri şöyle anlattı:
“Bizi bir köle gibi satmalarını ve bize yaptıkları işkenceleri asla unutmayacağım. Kadınlara, çocuklara yaptıkları işkenceleri asla unutmayacağım. Küçücük bir çocuğu annesinden ayırdılar. Hala o çocuğa ne olduğunu bilmiyorum. 
 
Telafer’de hapishanede tutulduk. Hapishaneye sürekli DAİŞ çeteleri geliyor ve bizi götürüyorlardı. Bir gece, bir hafta, bir ay onların yanında kalıyorduk. Sonra bizi başkasına satıyorlardı. Talefer’den sonra Rakka’ya götürüldük, orada da zindanda tutulduk. Burada sürekli DAİŞ çetesi gelip, kendisi için bir kadın alıp gidiyordu. Biri de beni götürdü. Bir ay onun yanında kaldıktan sonra, beni Rakkalı birine sattı. Bir köle gibi ailesi için beni çalıştırdı. Onlar da beni başka birine sattı. Birçok kez satıldım. Sonra özel evler yaptılar. Mesela bizi satın alan kişi bir süre sonra bizi o özel eve bırakıyordu. Sonra bir başkası gelip bizi satın alıyordu. Ben en az üç ev değişirdim. Bizi ailelerinin yanına hizmetçi olarak götürüyorlardı. İstedikleri zaman taciz ediyorlardı. Ben de birçok kez tecavüze ve tacize uğradım. Yaptıklarına karşı çıktığımızda ise bize şiddet uyguluyorlardı, işkence yapıyorlardı. 
 
Satıldığım üçüncü eve götürüldüğümde psikolojim iyice bozulmuştu. Dayanacak halim kalmamıştı. Söyledikleri her şeye itiraz ediyordum, eşyalarına zarar veriyordum. Sonunda beni satın alan kişi, Kürt bir ailenin yanına götürdü. Kadın, Qamişloluydu ve eşi çetelere yardım ediyordu, onlara araba ve silah sağlıyordu. 4 ay o ailenin yanında kaldı. Beni satın alan erkek, bu kez beni Ezidi bir kadının yaşadığı eve götürdü. O kadına sürekli ilaç veriyorlardı, uyutuyorlardı. Bana da ilaç verdiler ancak o kadar büyük bir etki yaratmadı. Ezidi kadının yanında iki gece kaldım. Sonra onu başka bir yere götürdüklerinde, evde  yalnız kaldım. Üzerime siyah elbiseler giyip, dışarıya çıktım. Kürt bir aile vardı, onların yanına gittim. O aile beni önce Rakka’dan çıkardı, ardından da arkadaşların yanına götürdüler.”
 
DAİŞ’in bu vahşetine maruz kalan kadınlardan biri de Suaad Murat Khalaf.
 
Rojava’nın Amude kentindeki “DAİŞ: Kökler, Engeller ve Yüzleşmeler” forumuna katılan genç kadın, ailesinin yarısını kaybetti. Ailesinin yarısı hala çetelerin elinde ve nerede olduklarından haberi yok. 
 
Üzerinde Şengal Kadın Birliği’nin (YJŞ) üniforması var. Artık adı; Heza Şengali.
YJŞ, DAİŞ çetelerinin soykırım saldırılarının ardından savunma gücü olarak oluşturuldu. Bu soykırım sürecinden sağ çıkmayı başaran Ezidi kadınlar, YPŞ’li olarak özsavunmalarını oluşturdu.
 
Heza Şengali, “DAİŞ’in elinden kurtulduktan sonra, annem ve babamı gördüm. Kendim ve tüm Ezidi kadınlar için mücadele etmeye karar verdim ve YJŞ’ye katıldım” diye anlatıyor DAİŞ sonrasını.
 
Soykırım saldırılarına maruz kalan diğer Ezidi kadınlar gibi, aynı noktanın altını çiziyor: “Özsavunmamız olsaydı, bu kadar çocuk, kadın DAİŞ’in eline esir düşmezdi. Kadınlar köle pazarlarında satılmazdı. Ben bu vahşeti yaşamazdım. Ezidi kadınların intikamını almak için YJŞ’ye katıldım.”
 
Heza Şengali, DAİŞ çetelerinin kendisine yaşattığı acıları mücadele nedeni haline getirmeyi başarmış. YJŞ içinde yer almanın kendisine de iyi geldiğini söylüyor: “Yaşadıklarımız çok acı da olsa, mücadele ediyoruz. Bu mücadele bana güç veriyor.”
 
Heza Şengali de DAİŞ çetelerinin yargılanmasını bekleyen binlerce kadından biri. Bu yargılamanın sadece Ezidiler için değil, bütün insanlık için önemli olduğunu söylüyor: 
 
“DAİŞ’in elinde sadece bizler acı yaşamadık. Bütün ezilen halklar DAİŞ’in elinden büyük acılar yaşadı. DAİŞ’in Kuzey Suriye topraklarında yargılanması çok önemli. DAİŞ’in elinde büyük acılar yaşayan biri olarak, çetelerin bu topraklarda yargılanmasını istiyorum. Onlardan hesap sormamız için bu çok önemli ve bir o kadar da anlamlı. Uluslararası örgütlerden ve kişilerden beklentimiz ve talebimiz, bu mahkemenin Rojava’da kurulması talebimize destek olmalarıdır.”