etkin haber

136

BERİTAN ASYA

DAİŞ ve suç ortaklarının yargılanması kazanılan mevzinin daha da ileri taşınmasıdır

DAİŞ'in yenilgiye uğratıldığı ve suç merkezi olarak konumlandığı Kuzey-Doğu Suriye topraklarında yargılanması talebi uluslararası düzlemde meşruluk kazandı. Her türlü lojistik, eğitim, sağlık, barınma, örgütlenme, silah vb. desteği sağlayan güçlerin yargılanmasının başarılması, savaşta kazanılan mevzilerin daha da ileri taşınması anlamına gelecektir.

- Perşembe - 11 Temmuz 2019 - 14:50
Rojava Stratejik Araştırmalar Merkezi (NRLS) Qamişlo kantonuna bağlı Amude kentinde 6-8 Temmuz'da DAİŞ'in toplumsal kökenleri ve stratejisi temalı uluslararası forum düzenledi.
 
Uluslararası forum, DAİŞ ve suç ortaklarının Rojava devrimine, Kürt halkına, farklı ulusal ve inançsal topluluklara ve özellikle kadınlara karşı işlediği suçlardan dolayı yargılanması gerektiği üzerine tartışmalara sahne oldu. Foruma Amerika, Fransa, Avusturya, İsviçre, Libya, İran, Mısır, Irak, Türkiye ve Kuzey Kürdistan olmak üzere dünya ve Ortadoğu ülkelerinden gazeteciler, akademisyenler, doktorlar, demokratik kitle örgütleri, Kuzey Doğu Suriye devrim kurumlarının temsilcileri, komünistler farklı ülkelerde DAİŞ'in katliamlarına maruz kalanlar ve tanıklar katıldı. Kuzey Kürdistan ve devrim topraklarından tanık ve panelist olarak katılanlar, politik İslamcı faşist DAİŞ, sömürgeci işgalci faşist Türk devleti ve bunların suç ortaklarının işledikleri katliamların, soykırımların hesabını sordukları bir kürsüye çevirdiler uluslararası formu.
 
DAİŞ'İN İŞLEDİĞİ SUÇLAR VE YARGILANMASININ ZORUNLULUĞU
 
Forumun ana ekseni, DAİŞ'in askeri, siyasal, toplumsal ve ekonomik olarak güçlenme nedenleri, kadına, farklı ulusal ve inançsal topluluklara, tarihi değerlere, doğaya ve insanlığa karşı işlediği suçlardan dolayı uluslararası bir mahkeme ile yargılanması idi. Yaklaşık 200 kişinin katıldığı forumun ana taleplerinden başka birisi ise, DAİŞ'in askeri olarak yenildiği ve toprak hakimiyetini kaybettiği yer olan Kuzey ve Doğu Suriye devrim topraklarında yargılanması oldu.
 
DAİŞ'in askeri olarak 23 Mart'ta resmen ilan edilen yenilgisiyle birlikte kuşkusuz yeni bir süreç başladı. DAİŞ askeri olarak yenilse de, işgal ettiği toprakları kaybetse de asıl olanın DAİŞ'i yaratan toplumsal dinamiklerin neler olduğudur. DAİŞ'in uluslararası bir mahkeme ile yargılanması ve insanlığa karşı işlediği bütün suçlardan dolayı hesap vermesi DAİŞ'in askeri olarak yenilmesi kadar önemli bir hamle olacaktır. Uluslararası mahkeme politik İslamcı faşist DAİŞ'in yaslandığı duvardan bir tuğla daha çekecek ve onu yaratan temel dinamiklerin ortadan kaldırmasının bir kaldıracı olacaktır. Uluslararası forumda Faşist DAİŞ örgütünün ve onun cellatlarının işlediği suçlar açığa çıktı. Tanıklar, belgeler fazlasıyla veri sundu. Faşist DAİŞ'lilerin itirafları gösterdi ki DAİŞ ve onun suç ortakları uluslararası bir mahkemede yargılanmalı. Bu zorunludur, ahlakidir, insanidir.
 
TANIKLARIN DİLİNDEN DAİŞ KATLİAMLARI 
 
3 günlük forumun ilk gününde ve ilk oturumunda DAİŞ'in erkek egemen ve kadın düşmanı yüzünün tanıkları kürsüye çıktı. Katliamların en çıplak ve vahşi biçimini yaşayan Ezidi kadınlar, Suruç katliamının tanıkları ve gazileri, Ankara katliamının tanıkları sinevizyon ile, 25 Haziran Kobanê katliamının tanıkları, Fransa katliamının tanıkları, Libya'da DAİŞ terörüne maruz kalan tanıklar DAİŞ'in vahşetine olan tanıklıklarını dile getirdi. Duygu yüklü anlatımlar, siyasal ve ideolojik değerledirmelerle birleştirildi.
 
DAİŞ'İN TOPLUMSAL DAYANAKLARI
 
3 gün boyunca DAİŞ'i her boyutu ile ele alındı. Sunumlarda, DAİŞ'in tek başına kendiliğinden açığa çıkan bir dinamik olmadığı ve bunun emperyalist ve başta işgalci-faşist Türk devleti olmak üzere gerici-sömürgeci bölge devletlerinin desteğiyle gerçekleştiği belgelendi. DAİŞ'in bu denli gelişmesinde ve güçlenmesindeki rolleri ve aktörlükleri birçok katılımcı tarafından tartışma konusu haline getirildi. DAİŞ'i yaratan ekonomik, toplumsal, siyasal konjonktürün yanı sıra bunun sadece bölge üzerinde değil bütün insanlığa yönelik bir tehdit olduğu vurgusu en temel noktalardan biri olarak açığa çıktı. Hukuk boyutu tartışmasında ise; birincisi, DAİŞ'in uluslararası arenada adil yargılanması, ikincisi ise, DAİŞ'in yenilgiye uğratıldığı ve suç merkezi olarak konumlandığı Kuzey-Doğu Suriye topraklarında yargılanması talebi uluslararası düzlemde meşruluk kazandı.
 
Forumun eksik kalan yanı ise kadın boyutu oldu. Kadın ve insanlık düşmanı DAİŞ'in kadınlara karşı işlediği suçların aslında kadın cinsini ve kimliğini yok etme boyutu aynı zamanda toplamında kadın kimliğine ve varlığına karşı bir iktidar savaşı olduğu için DAİŞ'in bütün işçi, emekçi ve ezilen kadınlar şahsında kadınlar tarafından yargılanması talebi zayıf kaldı. Kadınlar cephesinden daha şimdiden DAİŞ'in yargılanması sürecinde kadınların her yanıyla güçlü bir mekanizma ve temel oluşturmaları gerekiyor. DAİŞ terörüne maruz kalmış her kesimden, ulustan, inançtan kadınların bu potada ortak bir zemin hazırlaması, dünya çapında kadın özgürlük mücadelesinin en önemli kazanımlarından biri olacaktır.
 
DAİŞ NEDEN ROJAVA'DA YARGILANMALI?
 
DAİŞ'in yenilgiye uğratıldığı bu topraklarda yargılanmasının zeminini güçlendiren bu forum önemli verilere ve araştırmalara imza attı. Kuzey Suriye devriminin temel kazanımlarından biri olarak uluslararası anlamda DAİŞ'in neden burada yargılanması gerektiğinin önemi her bir katılımcı tarafından bir kez daha bilince çıkartıldı. Bu önemli, çünkü emperyalist güçler, Rojava devriminin resmi olarak statü tanınması anlamına gelecek buradaki yargılamaları yapılmasını engellemeye çalışıyor. O nedenle uluslararası forumdan çıkan sonuçların ve kararların toplumsallaştırılması ve halkın gündemi haline getirilmesi en temel görevler arasında.
 
Bugün hali hazırda QSD, YPG ve YPJ güçlerinin elinde binlerce DAİŞ çetesi var. Hala DAİŞ ideolojisine sahip yaklaşık 85 bin kişilik aileleri bulunmaktadır. Bu gerçeklik, hem devrime hem de bölge ve dünya halklarına yönelik bir tehdit oluşturuyor. DAİŞ çetelerinin yargılanması için aynı zamanda onu yaratan toplumsal koşulların tartışılması ve mahkum edilmesi gerekir. Kendi çıkarları için, halk düşmanlığı, devrim düşmanlığı yapanlar DAİŞ'i her yönden destekleyip büyütenlerdir. Her türlü lojistik, eğitim, sağlık, barınma, örgütlenme, silah vb. desteği sağlayan güçlerin yargılanması, kazanılan mevzinin daha da ileri taşınması anlamına gelecek.
 
Kuzey-Doğu Suriye halklarına ve aynı zamanda dünyanın bir çok yerinde insanlığa karşı suç işlemiş DAİŞ'in bu topraklarda ve temel olarak kadın devriminin iradesi tarafından yargılanması en büyük kazanımlardan birisi olacaktır. Bu aynı zamanda DAİŞ'i askeri, ekonomik ve toplumsal olarak besleyip büyüten emperyalist, sömürgeci, halk ve kadın düşmanı zihniyetin yargılanması anlamına gelecektir. Bu bakımdan AKP medyasının özellikle 3 gün boyunca bu forumu ve katılımcıları teşhir ederek hedef alması tesadüf değil.
 
Uluslararası forum bizlere şunu gösterdi: DAİŞ'in yargılanması, aynı zamanda, Rojava devrimini ezmek için DAİŞ'e her türlü desteği sunan, onu güçlendiren ve büyüten Türk devletinin de yargılanması olacaktır. Çünkü 3 günlük tartışma platformunda özellikle Türk devletinin DAİŞ ile organik ilişkisi ve bağlantıları uluslararası belgeler ile yine QSD'nin elindeki çetelerin kendi dillerinden ifade ettiği bağlantılar uluslararası resmi belgeler ile bir kez daha belgelendi. Emperyalist güçler, kendi suçlarının açığa çıkmaması için, DAİŞ'in Rojava yerine Irak'ı ya da başka yerde yargılanması formülü arayışları içindedirler. Fakat burada asıl yargılamayı yapacak güç ve gerçeklik, demokratik, halkçı, kadın özgürlükçü ve bütün dinlerin, dillerin, inançların ve ulusal toplulukların eşitliğini, özgürlüğünü ve geleceğini teminat altına alan devrimin adalet mekanizması yani halkların aklı ve vicdanı olacaktır.