etkin haber

248

VERA TAYLAN

DAİŞ'i yendik sıra yargılamada

DAİŞ'in insanlığa karşı işlediği suçların en ağırına kadınlar tanık oldu, maruz kaldı. DAİŞ'ten hesap sorulacak halk-kadın mahkemelerinin merkezine erkek egemenliğinin DAİŞ ile cisimlenmiş hali yerleştirilmelidir. DAİŞ'in erkek egemen karakteri gölgede bırakıldığı takdirde, erkek egemenliğinin mahkûm edilmesi ve kadınların DAİŞ karşısında elde ettiği zaferler arka plana itilecektir.

- Cuma - 28 Haziran 2019 - 10:34
DAİŞ'in Kobanê ile başlayan yenilgisi, başkent ilan ettiği Rakka ile devam etti ve Dêra Zor'da elindeki son toprak parçasını kaybetti, yenilgisi tescillendi. DAİŞ'in kaybettiği sadece toprak olmadı. Yaptığı katliamlarla, işkencelerle, tecavüzlerle, vahşiliklerle kendisi gelmeden korkusu gelen DAİŞ, YPJ savaşçılarına teslim oluğunda ne korkunçluklarından ne de heybetlerinden eser kalmadı.
 
Dünyaya korku salan katiller sürüsü, o aşağıladıkları, tecavüz ettikleri, köle pazarlarında sattıkları kadınların elbiselerine sığındılar, kaçmak için. Oysa biliyoruz ki, kadını aşağılamak için bir çok erkeğe kadın elbisesi giydirip öldürdüler. Bu kadın düşmanı katillerin kadın kılığına girerek kaçmaya kalkışması, onların gerçek yenilgilerinin resmidir. Esir alınan DAİŞ'lilerin sefillikleri onların korku imparatorluklarının da sonunu getirdi bu topraklarda. Elde bıçak kafa kesen, insanları diri diri yakan korku imparatorluğundan geriye, kadın kılığında kaçmaya çalışan sefil yaratıklar fotoğrafı kaldı insanlığın hafızasında.  Bu resmin sahibi onur ve özgürlük savaşçılarıdır ve bir kez daha insanlığın yüz akı, geleceği, umudu olmuşlardır. Özellikle DAİŞ'e kaşı kazanılan zaferin kadınlarda simgelenmesi, bu barbarlar güruhuna ve onun erkek egemen sistemine indirilmiş ideolojik politik ölümcül bir darbe olmuştur. DAİŞ'in yenilgisi ve ortaya çıkan bu görüntü, bir bakıma, onun toprak kaybından daha anlamlı ve değerlidir kadın devriminiz bakımından.
 
Düşman kampındaki her yenilgi, onun bütünün iradesini kırana kadar sürmediği sürece yenilgiyi kabul etmek istemez. Yenilgiyi tersine çevirmek için kendini yeni duruma göre yeniden örgütler. Eylemleriyle varlığını ve yenilmediğini kanıtlamaya çalışır. Yenilgiyi tersine çevirmek için darbe vurmaya çalışır. Bu darbeler deprem sonrası artçı sarsıntıların oynayacağı etkiden fazlasını asla oynayamaz.
 
DAİŞ yenilgiyi tersine çevirmek için “Uyuyan hücrelerini” harekete geçirmiş ve yıpratma savaşına başlamıştır. Devrimimize karşı sabotajlar, suikastlar gerçekleştirerek devrime olan inancı zayıflatma, moral-motivasyonda gedikler açma, ekonomik olarak zarar verme bunların toplamında da devrimimizi yenilgiye uğratma!
 
Rojava ve Kuzey Suriye topraklarında yapılan operasyonlarda, halkımıza ve devrimimize kaşı suç işleyen DAİŞ'liler ve onların destekçileri yakalandı.  Halkımıza karşı suç işlemeye devam eden bu kadın düşmanı çete artıkları son zamanlarda Qamişlo, Heseke, Minbic, Rakka ve daha birçok yerde bombalı saldılar gerçekleştirmekte, buğday tarlalarını ateşe vermektedir. Ortadoğu'da Rojava devrimimiz gibi demokratik, eşitlikçi ve kadından yana devrimler gerçekleşmediği sürece politik İslamcı faşist DAİŞ ve benzeri örgütler kolayca sökülüp atılamayacaktır. Bundan dolayı Rojava devriminin başarısı çok önemlidir.
 
DAİŞ, YENİLDİĞİ YERDE, ROJAVA'DA YARGILANMALIDIR
 
Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Yönetimi‘nin en sıcak gündemleri arasında DAİŞ'in yargılanması yer almaktadır. Avrupa ülkeleri, insan hakları kuruluşları ve daha birçok örgüt ve kurumlarla görüşmeler sürdürülmektedir. Esir alınan DAİŞ'lilerin yaptıkları itiraflar, yargılanmaları için önemli veriler sunmaktadır. Aynı zamanda DAİŞ'in katliamlarına, zulümlerine, işkencelerine, tecavüzlerine maruz kalmış, tanıklık etmiş on binler, yüz binler DAİŞ'in yargılanmasında taraf olacaktır. Toplu mezarlara konulan insanların aileleri, yoldaşları, arkadaşları bu coğrafyadadır. DAİŞ zulmünün muhatabı olmuş halkların, kadınların çok büyük bir bölümü Rojava ve Kuzey Suriye'dedir ve DAİŞ burada yenilmiştir. Bundan dolayıdır ki DAİŞ'in yenildiği ve sayısız insanlık suçu işlediği yerde, Rojava' da yargılanmalıdır.
 
ÖZELLİKLE KADINLARA KARŞI İŞLEDİĞİ SUÇLARDAN YARGILANMALIDIR
 
DAİŞ‘in yargılaması için kurulacak mahkemelerde özellikle kadınlara karşı işlediği suçlar öne çıkarılmalıdır. DAİŞ' in Ortadoğu topraklarına kara bir bulut gibi çöküşünden bu yana, DAİŞ'in ideolojik olarak politik İslamla kaynaşmış erkek tahakkümü kadınların cins varlığının tehlikesine dönüştü. Kadınlar, politik İslamcı faşist çeteler ve onların erkek egemen akıllarıyla örgütlenmiş savaş, ölüm ve tecavüzle defalarca yüz yüze kalmıştır. DAİŞ'in işgal ettiği her yer ve yaşam alanında kadınlar köleleşmiştir. DAİŞ‘in pornografi söylemlerinden fiili uygulamalarına dek kadınlara sunulan tek seçenek ölüm oldu.
 
Özcesi, DAİŞ'in insanlığa karşı işlediği suçların en ağırına kadınlar tanık olmuştur. DAİŞ'ten hesap sorulacak halk-kadın mahkemelerinin merkezine erkek egemenliğinin DAİŞ ile cisimlenmiş hali yerleştirilmelidir. DAİŞ'in erkek egemen karakteri gölgede bırakıldığı takdirde, erkek egemenliğinin mahkûm edilmesi ve kadınların DAİŞ karşısında elde ettiği zaferler arka plana itilecektir.
 
Yargılama işlemlerinin öncü öznelerinin kadınlar olması DAİŞ'in kadınların özgürce yaşam hakkı ve kadın özgürlük mücadelesi karşısında yenilgisini bir kez daha kanıtlanmakla kalmayacak, kadınların hesap sorma gücü ve azmi, DAİŞ barbarlığının yüzüne çarpacaktır.