etkin haber

195

AMUDE (Welat Deniz)

Ebrari: DAİŞ çeteleri kendi kendilerine var olmadı

Qamişlo Kantonuna bağlı Amude kentinde düzenlenen "DAİŞ: Kökleri, Engeller ve Yüzleşme Stratejileri" forumuna katılan araştırmacı Muhammet Cihad Ebrari, "DAİŞ çeteleri kendi kendilerine var olmadılar. Bu forumda çıkacak sonuç ayrıca DAİŞ çetelerine kimlerin destek verdiğini de ortaya çıkartacak" dedi.

- Pazartesi - 8 Temmuz 2019 - 11:00
Kuzey ve Doğu Suriye'de DAİŞ çetelerinin Baxoz'da yenilmelerinin ardından en fazla tartışılan konulardan bir tanesi bu çetelerin nerede nasıl yargılanması. Qamişlo'nun Amude kentinde düzenlenen "DAİŞ: Kökleri, Engeller ve Yüzleşme Stratejileri" forumunda siyasetçi, akademisyen, araştırmacı gazeteci, hukukçu bu konuyu tartışıyor.
 
Foruma KDP ve Türkiye'nin engellemelerine rağmen katılan bağımsız araştırmacı Muhammet Cihad Ebrari, forumu ETHA'ya değerlendirdi.
 
DAİŞ çetelerinin alan hâkimiyetinin son bulduğu süreçte böyle bir forumun gerçekleştiriliyor olmasının olduğunu ifade eden Ebrari, "DAİŞ ne kadar askeri anlamda Suriye'de sona erdiyse de bölgede bütün halklara karşı tehdit olmayı sürdürüyor. Senelerdir DAİŞ çetelerin nasıl ortaya çıktığını nerelerde örgütlendiğini konuşuyoruz. Bu foruma dünyanın birçok yerinden katılan araştırmacı, aktivist, gazeteci, akademisyen DAİŞ'i gerçekten tanıyor" dedi.
 
Ebrari, "DAİŞ'in bölgede topluma, kadına, doğaya yönelik tahribatını ve bu tahribatların nasıl giderileceğini, bundan sonra doğabilecek tehdidi nasıl ortadan yok edebilirizin konuşulduğu ilk forum. Ben bu açıdan bu forumun böylesi bir süreçte yapılıyor olmasından çok mutluluk duyuyorum. Bu foruma katılanlar birçok alanda uzmanlar ve birçok bilgi paylaşıyorlar. Şuan tabi ki burada binlerce tutukludan bahsediliyor. Binlerce kadın ve çocuk var. Bu tutukluların nasıl yargılanacağı, ne yapılacağına dair ve bu tutukluların kamplarda hapishanelerde nasıl bir yaşam sürüyorlar. Bunların ciddi sorumluluğu var. Ciddi bir yük. Bunun uluslararası toplum tarafından beraber göğüslenmesi gerektiğini de ifade edebilirim. Burada herkes düşüncesini bir şekilde söylüyor" diye konuştu.
 
Kimi konularda tepkilerin de olduğunu söyleyen Ebrari, "Tepkiler özellikle bu tutukluların başka yerlerde yargılanması üzerine, bunun mantıklı ve hukuki hiçbir dayanağının olmadığını düşünüyorum. Bu durum uluslararası güçlerin siyasi çıkarlarına dayalı tepkiler. Gayet doğal olan ve hukuka uygun olan şey DAİŞ çetelerinin burada yargılanması. Bu suçlar bu topraklarda işlendi. DAİŞ her yerden çok bu toprakların başına bela edildi, bu toprakları tarumar etti. On binlerce tutsak şuanda DSG güçlerinin elinde" diye belirtti.
 
DAİŞ çetelerinin hücre yapılanmaları ve kontaklarının olduğunu belirten Ebrari, "Bu soruşturmanın gerçek anlamda yürütülmesi için bunların bir arada ve suçun işlendiği yerde yargılanmaları gerekiyor. Hukuki anlamda bunlar tartışılamaz. Bunların sadece burada bu bölge halkına toplumuna bırakılmadan uluslararası toplum ile birlikte bu sorumluluğu alarak bu durumun çözümüne ilişkin somut adımlar atmalılar. Uluslararası güçler bu durumun sorumluları oldukları için bu işin içerisinde yer almalılar. Çünkü DAİŞ çeteleri kendi kendilerine var olmadılar. Tarihsel referansları olabilir tarihsel durum olabilir ancak DAİŞ'in bu sürecinde uluslararası güçlerin ortada olduğu bir vaka ile karşı karşıya olduğumuz için herkes sorumluluğunu yerine getirmeli. Bu konuda herkes vazifesini yerine getirmeli. Tepki veren devletler de oluyor. Devletler DAİŞ'in var olmasında rolleri olduğu için tepki gösteriyorlar. DAİŞ bölge halkına kan kusturdu, doğasını tahrip etti. Herkes tepki vermek yerine sorumluluğunu yerine getirmelidir" dedi.
 
Türkiye'nin insani perspektiften bakan bir devlet olmadığını ve Türkiye'nin kendi bekası için kendi menfaatleri için sorun çıkardığını söyleyen Ebrari, "Sorunları çözmek yerine daha büyük sorunlar yaratarak yaptıklarının üstünü örtmeye çalışıyor. Biz üç gün boyunca Rojava'ya girmeye çalıştık. Ancak muhatabımız ne kadar Güney Kürdistan yönetimi olsa da biz çok iyi biliyoruz ki bu işin arkasında Türkiye var. Türkiye'nin baskılarından kaynaklı bu kadar çok sınır kapısında bekletildik. Ancak bunların Türkiye'nin çırpınışları olduğunu da görüyoruz. Bizi engelleyebileceğini düşünmüyorum. Sorunları daha büyük sorunlarla örtme huyundan vazgeçsinler. Bugün Suriye ve Ortadoğu bu yüzden bu halde. Türkiye'nin de içerisinde olduğu devletler yüzünden bölge bu halde. Dolayısıyla bu işin çözümünde de öncelikle sivil toplum kuruluşları ve uluslararası güçlerin sorumlulukları gereği elini taşın altına koymalı, engel ve sorun teşkil etmemeleri gerekiyor" diye belirtti.
 
Son olarak Rojava'da olmaktan çok memnun olduğunu ve Rojava'ya üçüncü gelişi olduğunu aktaran Ebrari, "Rojava'yı çok daha iyi ve güzel gördüm, öyle de görünüyor ki çok daha güzele ve iyiye doğru gidecek. Yeter ki uluslararası toplum gereken dayanışmayı göstersin. Burayı kirli emellerine alet eden devletler de burayı kıskaca almasın" diye konuştu.