etkin haber

115

QAMIŞLO (Welat Deniz)

Evin Cuma: Açlık grevlerine sessiz kalınmamalı

Türkiye'nin Öcalan'a uygulanan tecrit politikasından vazgeçmesi gerektiğini kaydeden Rojava Cizre Bölgesi İnsan Hakları Kurumu Eşbaşkanı Evin Cuma, Leyla Güven ve hapishanelerde devam eden açlık grevlerinin kritik bir aşamada olduğunu, sessiz kalınmaması gerektiğini belirtti.

- Çarşamba - 22 Mayıs 2019 - 09:20
Kürt halk önderi Abdullah Öcalan'a uygulanan tecridin kaldırılması için Leyla Güven'in başlattığı ve hapishanelerde süren açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri sürüyor.
 
Rojava'nın Cizre Bölgesi İnsan Hakları Kurumu (KKM) Eşbaşkanı Evin Cuma, tecride karşı süren açlık grevi ve ölüm oruçlarını ETHA'ya değerlendirdi. Evin Cuma, "Kürt halk önderi Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecrit insanlık dışıdır. Leyla güven şahsında süren açlık grevi eylemleri bir hak arama mücadelesinin en son evresidir. Bütün halklar ve uluslararası insan hakları kurumları sessizliğini bozmalı ve Türk devletinin sessizliğine karşı çözüm bulmalı" dedi.
 
Öcalan'ın uzun yıllardır tecrit altında olduğunu kaydeden Evin Cuma, "Birleşmiş Milletler sözleşmelerine göre; tutuklanan ve gözaltına alınanların ailesi ile görüşme gerçekleştirebileceği ifade ediliyor. Hatta yine telefon hakkı kendisine tanınması gerekir. Uzun yıllardan beri Öcalan ve İmralı hapishanesinde bulunan tutsaklar bu haktan mahrum bırakılmış durumda. Abdullah Öcalan'ın mahkemelerine baktığımızda da kendisinin sürekli barışı dillendirdiğini barışın daha fazla büyütülmesi gerektiğini savunduğunu söyleyebilirim. Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridi kınıyoruz. Bir insan uzun yıllardır tek başına bir yerde tutuluyor ve bu insanın dışarı ile bağlantısı tamamen kesiliyor bu insani bir davranış değildir" diye belirtti.
 
SESSİZLİK İNSANLIK TARİHİNE KARA BİR LEKEDİR
 
Leyla Güven'in açlık grevinin 200. güne yaklaştığına dikkat çeken Evin Cuma "Güven'in açlık grevine sessizliğin kırılması gerekiyor. İnsan hakları örgütleri açlık grevlerini izlediklerini belirtiyor. Böylesi bir süreçte izlemenin değil artık pratik adımların atılması gerekiyor" diye kaydetti.
 
Öcalan ile iki görüşme gerçekleştirildiğini ve bunların da çok kısa süreli görüşmeler olduğunu ifade eder Evin Cuma "Türkiye Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün tecridin kaldırıldığı açıklaması gerçeği yansıtmıyor. Birkaç yıl aradan sonra sadece iki görüşmenin yapılması tecridin kaldırıldığı anlamını taşımamaktadır. Tecrit kaldırılmış değil aynı zamanda açlık grevindeki eylemcilerin talebi kabul edilmiş değil. Elbette biz hukukçular olarak kimsenin açlık grevleri ile yaşamına son vermesini istemiyoruz. Fakat açlık grevcileri kritik aşamalara girmiş durumda" dedi.
 
ANNELER ÇOCUKLARINI YAŞATMAK İÇİN DİRENİYOR
 
Hapishane önlerinde açlık grevindeki çocukları için eylemlerini sürdüren annelerin ortaya koyduğu direnişin daha fazla büyütülmesi gerektiğini söyleyen Avin Cuma, "Türk devletinin çocuklarının açlık grevlerine yönelik sessizliğini kabul etmeyen anneler bugün hapishane önlerinde çocukları ölmesin diye beyaz tülbentleri ile direniyorlar. O anneler sadece çocukları için değil hapishanelerde ölüm olmasın diye mücadele veriyorlar. Anneler zulme karşı sessiz kalınamayacağını bir kez daha herkese gösterdiler. Açlık grevinde olan tutsakların annelerinin hapishane önünde yaptıkları eyleme hiçbir vicdan sahibi kimse gözünü kapatamaz" diye belirtti.
 
Halklara çağrıda bulunan Evin Cuma, "Bütün ülkelerdeki halklar kendi ülkelerindeki insan hakları kurumlarını harekete geçirerek Türkiye'de sürmekte olan açlık grevi eylemlerinin tutsaklar açısında zarar verici sonuçlar ortaya çıkmadan adım atmaya zorlamalılar" diyerek sözlerini sonlandırdı.