etkin haber

140

İSTANBUL

'Gençlik Suruç'un hesabını soracak'

Gençlik örgütleri, Suruç katliamı anmasına polis saldırısını protesto etti. Gençliğin Suruç'un hesabının soracağını vurgulanan eylemde, gençliğin diz çökmeyeceği belirtildi.

- Pazar - 21 Temmuz 2019 - 20:53
Gençlik örgütleri, Suruç katliamının 4. yıl dönümünde Kadıköy'deki anmaya yapılan polis saldırısını Kadıköy Süreyya Operası önünde protesto etti.
 
"Gençliğin cebinde direniş var sizin envanterinizde yalan var" pankartının açıldığı eylemde sık sık "Suruç'u unutma unutturma", "Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz" sloganları atıldı.
 
'PATLAYAN BOMBALARA ALIŞMAYACAĞIZ'
 
Dün gözaltına alınan Suruç gazisi Çağla Seven, 4 yıl önce gerçekleştiren katliamda sakat kaldığını söyledi. Seven "Dün acılı ailelerin anmasına, bunun hesabını sormak isteyen gençliğin eylemine IŞİD çeteleri ile ayni zihniyette olanlar saldırdı. Gözaltına polisin saldırdığı birine yardım ederken alındım, darp edildim. Biz patlayan bombalara, sokak ortasında şiddete alışmadık, alışmayacağız. 4 yıldır her türlü eylemliligimize karşı konulmaya çalışılıyor. Bu katliamı hep birlikte neden lanetlemiyoruz. Çünkü; suç ortaklığı var, bunun ortaya çıkmasından korkuyorlar. Yarının aydınlığını biz öreceğiz. Annelerimiz çocuğu için hapiste, bu ülkede IŞİD çetelerinin ellerini kollarını sallayarak gezdiği gördük. İlk günkü gibi acımız ve öfkemiz taze. Bizim adalet mücadelemizi engelleyemeyeceksiniz" şeklinde konuştu.
 
Dün gözaltına alınan YDG üyesi Volkan Atmaca ise şöyle konuştu:
"Dün devlet 4 yıl önce engellemediği katliamın hesabını soranlara saldırdı. Dun gençliğin cürreti nasıl hedef alındıysa bizler de katledilen arkadaşlarımızı anmaktan vazgeçmedik. Katliamın ardından onlarca devrimci gözaltına alındı, tutuklandı. Ama gençlik Suruç'un hesabını sormak vazgeçmedi. Bizlere bu sokakları yasaklayacaklarını sandılar. Bu gençliğin cürreti, hesap sorma bilinci engellemeye çalışıldı. Bu sokaklarda 33'lerin cürretine sahip bizleri hiçbir saldırı bizi bundan vazgeçmeyeceğiz. Bizler Suruç için adalet istemeye devam edeceğiz."
 
'ANMAYI SUÇ OLARAK GÖSTERMEYE ÇALIŞTILAR'
 
Avukay Gökhan Soysal, bu topraklarda hukuktan bahsedilemeyeceğini vurgulayarak şu sözleri kaydetti: "Dün Türkiye'nin birçok yerinde anmalar vardı, polisin saldırısının olmadığı yerde hiçbir sorun yoktu. Polis saldırısıyla kamu düzeni bozuldu, gözaltılar yaşandı. Kendi Anayasası'na uymayanlar katliamı anmanın suç olduğunu göstermeye çalışıyor."
 
Basın metnini okuyan Hüseyin Yıldırım, Suruç katliamının ardından 4 yıl geçtiğini anımsattı, "Aradan geçen 4 yıl boyunca Suruç için adalet arayışımız gerek mahkeme salonlarında gerekse de sokak sokak her geçen gün biraz daha büyüdü daha fazla insanın sesi ve talebiyle buluştu. Bugün düş yolcularının 4. yıl dönümünde gördük ki, zalimler ne kadar çabalarsa çabalasın Suruç'un cürreti sokaklarda olmaya devam edecek. Yasaklamaya çalıştığınız sokaklarda düş yolcularının sıra arkadaşları, yoldaşları, dostları, onları anma iradesinin imzacısı oldu. Bu iradenin karşısında hiçbir gücün duramayacağını, tam olarak bu sokaklarda ortaya koymuş olduk" dedi.
 
'SALDIRI DEVLETLE ORTAKTI'
 
Sokaklarda söz söyleyenlerin, 33'lerin yoldaşları olacağını söyleyen Yıldırım, "Biz biliyoruz ki Suruç'ta 33 yoldaşımıza, dostumuza, arkadaşımıza, düş yolcusuna yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırı sadece IŞİD'in gerçekleştirmiş olduğu bir saldırı değildi. Saldırının olduğu ilk andan itibaren devletin ve devlet kurumlarının rolüne dikkat çekmeye çalıştık. 20 Temmuz 2015'te gerçekleştirilen saldırı sonrasında, saldırıya yönelik her gelişme bizim bu konudaki düşüncelerimizi kanıtlar nitelikte olmuştur" diye konuştu.
 
Suruç saldırısını devletin aydınlatması gerekirken saldırının üzerini kapatmaya çalıştığını belirten Yıldırım, "Suruç için adalet herkes için adalet” diyenlerin sesini kısılmaya çalışıldığını vurguladı. Yıldırım, "Bu zamana kadar Suruç için adalet isteyen yüzlerce insana dava açılmış, Suruç gazileri dahil onlarca insan bu adalet arayışı sırasında tutuklanmıştır. Suruç ve toplumun her kesiminden insanların adalet arayışını açtıkları davalarla sönümlendiremeyeceğini bilenler, sadece bunlarla yetinmemektedir. Her yıl Suruç'un yıl dönümünde çeşitli illerde yaptığımız anma eylemlerine kolluk plastik mermilerle, kimyasal karışımlı gazlarla saldırmaktadır. Bu yıl da kolluk kuvveti, eylemin güvenliğini alacağı yerde Suruç için adalet arayanlara saldırmıştır. Yapılan bu saldırılar sonucunda Ankara ve İstanbul'da toplam 36 arkadaşımız darp ve işkence edilerek gözaltına alınmıştır" ifadelerini kullandı.
 
'SALDIRI KEYFİYDİ'
 
Yıldırım açıklamanın devamında şunları söyledi: "18.00 ve 19.00'da gerçekleştirdiğimiz, gerçekleştirmek istediğimiz eylemlere yönelik ne İstanbul Valiliği'nin ne de Kadıköy Kaymakamlığı'nın herhangi bir yasaklama durumu söz konusu bile olmamıştır. Genel bir yasaklama yapılmadan kolluk kuvvetinin yapmış olduğu saldırı, bu saldırının emirlerinin gizli kapılar ardında verildiğini ve keyfiyetçiliğin boyutunu göstermesi bakımından önemlidir. Plastik mermiler, fiziki şiddet ve cinsiyetçi küfürlerle gerçekleştirilen polis saldırısı için kaymakamlık, 'envanterimizde plastik mermi bulunmuyor' demiştir. Ancak gerek darp edilen arkadaşlarımızın aldığı adli tıp raporlarında gerekse de basına yansıyan görüntülerde kolluğun plastik mermiyi çok yoğun bir şekilde yakın mesafeden kullandığı tespit edilebilmektedir. Yani kaymakamlık açıkça yalan söylemektedir ve böylece toplumda manipülasyonla bir algı yaratmaya çalışmaktadır."
 
Bu saldırıların tamamı adalet arayışını engellemeye yönelik olduğuna dikkat çeken Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: "Bu saldırılar Suruç korkusunun bir tezahürüdür. Adalet arayışımızın gücü arttıkça da bize dün olduğu gibi saldıranların aczi, korkuları, kabusları büyüyecektir. Ve biz er ya da geç kazanacağız, çünkü biz haklı bir davanın yolcularıyız, haklı bir davanın takipçileriyiz. Aynı 33 düş yolcusu yoldaşımız gibi... Bu sokaklarda dün bize saldıranlar gördü ki gençlik bu saldırılar karşısında yılmadı, Kadıköy'ün her sokağını eylem alanına çevirdi. Polis barikatlarının karşısında düş yolcularının yoldaşları direniş kararlılığı ile durdu. Bizler buradan ilan ediyoruz ki. Düş yolcularının hayalleri ve kararlılığıyla bu sokakları adımlamaya, onların düşünü kurduğu dünyayı her adımda yaşatmaya devam edeceğiz."