etkin haber

131

İSTANBUL

HDK'den Halepçe katliamı açıklaması

Halepçe katliamının yıldönümü dolayısıyla açıklama yayınlayan HDK, "Halepçe katliamını gerçekleştiren Saddam'la bugün iktidarda olanların amaçları aynıdır. Saddam'ın Halepçe katliamı ile 'çöktürme' planını uygulayan zihniyetle arasında bir fark yoktur" dedi.

- Cumartesi - 16 Mart 2019 - 11:25
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul İl Meclisi, Halepçe katliamının 31. yılı dolayısıyla açıklamaya yaptı. Baharın gelişini müjdeleyen Mart ayının toplumsal belleğe 'acılar ve katliamlar ayı' olarak kazındığına dikkat çekilen açıklamada, üzerlerinden on yıllar geçmiş olmasına rağmen Beyazıt, Halepçe, Ümraniye ve Gazi katliamlarının acısını ve hafızalardaki tazeliğini koruduğuna vurgu yapıldı.
 
Açıklamada, "Beyazıt katliamı faillerini yakalamak için peşlerinden koşan polislere 'dur' emri verenler, 12 Mart 1995'te İstanbul Gazi Mahallesi'nde Alevilerin gittikleri kahvehanelerin ve cemevinin hedef alındığı silahlı planlayanlar ve protesto etmek için toplanan halkın üzerine ateş açılması sonucunda 22 yurttaşımızın katledilmesine yol açan 'vur' emrini verenlerdir. Dün 'vur' emri veren, katliamları tezgahlayan zihniyet, bugün iktidardadır" denildi.
 
Gazi ve Ümraniye katliamlarının sorumluları, bugün yeni katliam politikalarının mimarları olduğu kaydedilen açıklamada, "Bunun bir sonucu olarak da Hasan Ocak gözaltında kaybedilmiş, kaçırılarak katledilmiştir. Yakın geçmişteki Gazi ve Ümraniye katliamların sorumluları açığa çıkarılıp yargılanmadığı gibi, katliam mağdurları hedef haline getirilmiştir. Bunun bir sonucu olarak da Hasan Ocak kaçırılarak katledilmiş, gözaltında kaybedilmiştir. Katliamların sorumluları ise, bugün yeni katliam politikalarının mimarları olmuştur" diye belirtildi.
 
HDK İstanbul İl Meclisi'nin açıklamasının devamında şu ifadelere yer verildi:
"16 Mart 1988 tarihinde Halepçe katliamını gerçekleştiren Saddam'la bugün iktidarda olanların amaçları aynıdır. Saddam'ın Halepçe katliamı ile 'çöktürme' planını uygulayan zihniyetle arasında bir fark yoktur. Başur'da Kürt halkını hedef alan katliamda, dönemin Saddam Hüseyin rejimi 5 binden fazla çocuk, kadın ve erkeği kimyasal silahlarla acımasızca katletmiştir. Tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan bu katliama sessiz kalan, bu vahşeti seyreden ulus devletler de katliamdan en az Saddam Hüseyin rejimi kadar sorumludur. Halepçe'de kadın, çocuk demeden katliam yapanlara gerekli tepkiyi göstermeyenler, Roboski katliamına imza atmaktan da, IŞİD çetelerinin vahşi katliamlarına zemin hazırlamaktan da geri durmamıştır.
 
"Yeni katliamlara meydan vermemek için, barış, eşitlik, özgürlük ve adaletin hâkim olduğu bir dünya yaratma mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edecek, yaşanan bu katliamları unutmayacak, unutturmayacağız. Bizler, Halkların Demokratik Kongresi olarak, emekten barışın, demokrasinin yanında saf tutanlar, saldırılarınıza bugün de teslim olmayacağız. Dayanışmamız, tarihte yaşadığımız acıların çığlığı olacaktır."