etkin haber

73

HABER MERKEZİ

ICAD: Gözaltında kayıpların sorumluları cezalandırılsın

ICAD, Gözaltında Kayıplar Haftası'na ilişkin açıklama yaparak, "Kayıp yakınları, ilerici ve devrimci güçler devletlerin bu saldırısına karşı mücadeleyi yükselttiği oradan geri püskürtebilir" dedi.

- Perşembe - 16 Mayıs 2019 - 12:06
ICAD Uluslararası Büro, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası'na ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. 
 
Gözaltında kaybetmenin hala ciddi bir sorun olarak varlığını sürdürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, yüzbinlerce insanın gözaltında işkence ile kaybedildiğini belirtti. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu yönteme başvuran devletlerin, baskıya ve sömürüye dayalı sistemlerine karşı aktif mücadele içinde olan insanları gözaltına alıp kaybederek, toplumda kaygı, belirsizlik ve korku yaratmaya ve böylece tüm toplumsal muhalefeti susturmaya çalışmaktadırlar. İşçiler, sendikacılar, gazeteciler, aydınlar, yazarlar, hukukçular, devrimciler kısacası toplumun her kesiminden insanlar bu saldırının hedefi olabilmektedir."
 
'ANNELERİN MÜCADELESİ YOL GÖSTERİYOR'
 
Kayıp yakınları, ilerici ve devrimci güçler devletlerin bu saldırısına karşı mücadeleyi yükselttiği oradan geri püskürtebildiklerini söylenen açıklamada, Plaza de Mayo Anneleri'nin ve Cumartesi Anneleri'nin mücadelesinin bu konuda yol gösterici olduğu ifade edildi. Cumartesi Anneleri'nin mücadelesinin Erdoğan diktatörlüğünün tüm engelleme saldırılarına rağmen sürdüğü dile getirilen açıklama, şöyle devam etti: "Cumartesi Anneleri'nin, saldırıya uğradıkları, gözaltına alındıkları 25 Ağustos 2018'deki 700. Oturma eylemlerinden bu yana Galatasaray'a çıkışları devlet terörü ile engellenmektedir. Ancak onlar polis ablukası ve tehditleri altında İHD İstanbul Şubesi önünde her Cumartesi kayıplarının hesabını sormaya devam etmektedirler."
 
'TECRİT KALDIRILMALI'
 
Cumartesi Annelerine yönelik saldırıların ve engellerin, Erdoğan diktatörlüğünün toplumsal muhalefete yönelik baskıların bir parçası olduğuna dikkat çekilen açıklama, şu biçimde sürdü: "Bundan dolayıdır ki, HDP milletvekili Leyla Güvenin 7 Kasım 2018'de PKK Lideri Öcalan üzerindeki mutlak tecridin kaldırılması amacıyla başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi, hapishanelerde binlerce ve dışarıda onlarca yurtsever ve komünistin katılımıyla sürmektedir. 30 tutsak süresiz açlık grevini ölüm orucuna çevirmiş bulunuyor. Kritik bir aşamaya gelmiş bulunan SAG ve ÖO direnişinde daha fazla ölümler yaşanmadan, talepleri kabul edilmelidir. Tecrit bir insanlık suçudur ve derhal kaldırılmalıdır."
 
Açıklama, ICAD'ın Cumartesi Anneleri'nin yanında olduğunu belirtilerek, gözaltında kayıpların akıbetleri açıklansınması ve sorumlularının yargılanması talebiyle son buldu.