etkin haber

437

DIRBESİYE (Arzu Demir)

Kadından yana bir yaşam için büyük bir adım: Jinwar Köyü

Kadın köyünün kurucuları arasında yer alan Rumet, Abdullah Öcalan’ın özgür eş yaşam fikrinin bu köyün kuruluşunda belirleyici olduğunu söylüyor. “Başkan Öcalan, ‘Kadın çalışması benim yarım kalan çalışmamdır” demişti. Biz de bir süre ‘Kadın yaşam alanı nasıl olur?’ diye tartıştık. Bazı kadınlar dağlarda, bazı kadınlar hapishanelerde bu konuyu tartıştılar, projeler sundular. Ortaya bu köy projesi çıktı” diyor.

- Perşembe - 18 Temmuz 2019 - 09:30
Rojava kadın devrimi çok sayıda kadın kurumu yarattı. Kadın savunma gücünden (YPJ) kadın kooperatiflerine kadar onlarca kurumla, kadınların örgütlü bir biçimde devrime ve hayata katılımı amaçlandı. 
 
Hayatı kadınlardan yana inşa etmeye çalışan kurumlardan biri de; Jinwar, yani kadın köyü.
 
Dırbesiye yakınlarındaki köye öğle saatlerinde vardık. Tüm Rojava kentlerinde öğle sıcağındaki sessizlik tablosu burada da hakim. Kadınlar evlerinde.
 
Bizi, Sara ile enternasyonal gönüllülerden Berçem karşılıyor önce. Daha sonra da 8 ay önce eve yerleşen ve şimdi köyün sözcülüğünü yapan Sakine ile köyü dolaşıyoruz, evlere konuk oluyoruz. 
 
Köyün sözcüsü ayda bir değişiyor. Tüm kadınların katıldığı bir meclis var. Kimin sözcü olacağına bu meclis karar veriyor. Ancak amaç bir aylık periyodlarla tüm kadınların sözcülüğü yapması. Aslında köydeki tüm işler bu şekilde, dönüşümlü yapılıyor. Böylece kadınların tüm alanlarda kendini geliştirmesi amaçlanıyor.
 
Ay başında ve sonunda olmak üzere ayda iki kere yapılan meclis toplantılarında köydeki tüm konular konuşuluyor. Geride kalan bir aylık dönem değerlendiriliyor, ihtiyaç ve eksiklikler tespit ediliyor. 
 
Jinwar köyünün yapımına 3 yıl önce başlanmış. Başından beri çalışmada yer alan Rumet’in verdiği bilgiye göre, 2 bin 500 erkek köyün inşa edilmesinde çalışmış. Rumet, o inşa sürecini de erkeklerin eğitim süreci olarak değerlendirdiklerini anlatıyor.
 
Köyde 30 ev, okul, kadın akademisi ve fırın var. 
 
Hastane binası yapıldı ancak tıbbi malzemeler hala ulaşmadığı için açık değil. 
 
Bir yıl önce de ilk aile gelmiş. Şu anda 13 aile var;  3’ü Arap, 10’u Kürt. Kadınlar çocukları ile birlikte kalıyor. 
 
Köyde 19 çocuk var. Okuldaki eğtimin yanı sıra enternasyonal gönüllüler İngilizce ve bilgisayar dersi veriyor. 
 
 
Kadınlar evin nüfusuna göre iki ya da üç odalı evlere yerleştiriliyor. Her evin mutfağı var. Ancak günde bir kere aşhanede yemek çıkıyor. İsteyen yemeğini ortak da yiyor, kendi evinde de pişirebiliyor. 
 
Her bir eve aylık 35 bin Suriye parası veriliyor. Kira, elektrik ve su parası ise yok. Ayrıca ayda bir kere kuru gıda dağıtımı yapılıyor. 
Kadınlar Jinwar’a ya kendileri ulaşıyor ya da Kongre Star, ihtiyacı olan kadınları Jinwar’la buluşturuyor. 
 
 
Rojava’da genel olarak iş imkanı hala çok az. Jinwar kadınlara iş imkanının sağlanması için özerk yönetime başvurulurda bulundu. Köydeki kadınlar fırında ekmek pişiriyor, buğday ve mercimek ekip biçiyor. 
 
Günün belirli saatlerinde köyün güvenliği de kadınlar tarafından karşılanıyor. Özsavunma eğitimi alan kadınlar, sabah 06.00-24.00 saatleri arasında nöbet tutuyor. 
 
Özsavunma eğitiminin yanı sıra jineloji akademisinde siyasi ve ideolojik eğitimler de veriliyor. 
 
 
Kadın köyünün kurucuları arasında yer alan Rumet, Abdullah Öcalan’ın özgür eş yaşam fikrinin bu köyün kuruluşunda belirleyici olduğunu söylüyor. “Başkan Öcalan, ‘Kadın çalışması benim yarım kalan çalışmamdır” demişti. Biz de bir süre ‘Kadın yaşam alanı nasıl olur?’ diye tartıştık. Bazı kadınlar dağlarda, bazı kadınlar hapishanelerde bu konuyu tartıştılar, projeler sundular. Ortaya bu köy projesi çıktı” diyor. 
 
Eşinden ayrılmış ya da savaşta eşini kaybetmiş kadınlar gelip köyde kalıyor. 
 
Rumet amaçlarının sadece hiçbir imkanı olmayan kadınları getirip barındırmak olmadığını söylüyor, “Kadınların kendi yaşam alanları olmasını istiyoruz. Çünkü kadınların kendilerine ait kararları alabilecekleri yaşam alanlarına ihtiyaç var” diyor. 
Rumet, kadın köyüne ilk gelen bir kadının sözünü aktarıyor: “Hayatım boyunca ilk kez kendi hayatımla ilgili ben karar verdim.”
 
 
Köydeki gezimizde bize eşlik eden sözcü Sakine, 23 yaşında. Kobaneli Kürt. 16 yaşında evlenince, Serekaniye’ye yerleşti. Eşinden boşandı. 8 ay önce 3 çocuğu ile birlikte köye yerleşti. 
 
İlk günlerde yaşadığı zorluğu aştığını söylüyor. “Kendimi artık daha güvende hissediyorum” diyor. 
 
İlk 20 gün evden hiç dışarıya çıkmamış. Sonra köyde fırında çalıştı, bahçe işleri yaptı. Nöbet tuttu. Şimdilik köyde kalmak istiyor. “Başka bir yere gitmek istemiyorum” diyor. 
 
 
Melke de 27 yaşında. 3 çocuğu var. Arap. Eşi Halil Ali, 2016’da YPG’ye katıldı, 2017 temmuz ayında Deyr el Zor ile Haseke arasında yaşanan çatışmada hayatını kaybetti. 
 
DAİŞ Deyr El Zor’u işgal ettiğinde kentte yaşıyordu. O günler için “Korkunçtu. Bizi hayattan bıktırdılar” diyor. 40 gün boyunca eşine, DAİŞ’li olması için işkence yaptıklarını anlatıyor.  “Dışarıya çıkamazdık. Hep evdeydik. Bize sürekli siyah giyinin, kapanın diyorlardı” diyor.  Deyr el Zor’daki evlerini terk etmek zorunda kaldılar.  O gece evleri yakıldı.  Haseke’ye göç etti. Eşi hayatını kaybettikten sonra Jinwar’a yerleşti. 
 
 
Jinwar’da kadınlar istedikleri zaman dışarıya çıkabiliyorlar.  Akrabaları geliyor. Eski eşleri ya da babaları geldiğinde, önce kadınlara “Görüşmek istiyor musun?” diye soruluyor. Kadınlar isterse görüşebiliyorlar. Kadınlar istedikleri zaman köyden ayrılabiliyor. 
 
Gece erkekler köyde kalamıyor.  Rumet “Bu kırmızı çizgimiz” diyor ve ekliyor: “Kadınlar gelince ilk başta duruyor.  Düşünüyor. Bir ana geldi, bir haftaya yakın evden dışarı çıkmadı. Çünkü yeni bir durum. İlk birkaç günkü düşünce hayatları boyunca yapmadıkları yoğunlaşma oluyor. Bir ay boyunca kadınları kendi hallerine bırakıyoruz. Ancak bir ay dolduktan sonra onlara ne yapmak istediklerini soruyoruz.”
 
 
Köye gittiğimizde 3 enternasyonal gönüllü de Jinwar’da yaşıyordu. Gönüllülerden Berçem, Rojava kadın devrimini tanımak için geldiğini, jineoloji akademisinde eğitim aldığınıöğren ve köyde kaldığını anlatıyor. Köyde, dış ilişkiler ile bir dizi günlük işin dışında çocuklara bilgisayar ve İngilizce eğitimi veriyor. 
 
Rumet, bu yola çıktıklarında kimi tereddütler olduğunu anlatıyor. “Acaba yapabilecekler mi?” şeklinde tereddütlü bir yaklaşımın olduğunu söylüyor. Ancak tüm bunları aşarak kadın köyünü inşa etmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtiyor.