etkin haber

192

ARZU DEMİR

Kadını yok sayan partilere oy yok!

Kadınların belediye başkan adayları listesinde sayısal olarak "yokluğu"nun yanı sıra, kadınları seçilemeyecek yerlerden aday göstermenin de burjuva siyasetin bir özelliği olduğunu hatırlatalım.

- Perşembe - 7 Şubat 2019 - 09:13
Kadınların siyasette temsiliyeti bakımından, 31 Mart yerel seçimlerinde de tablo değişmedi. AKP ile iktidar ortağı MHP ve doğal destekçisi CHP için kadınların siyasetteki varlığı, "vitrindeki manken"den öte bir anlam taşımadı. Gruba, İyi Parti ve Saadet Partisi de dahil.
 
Önce genel olarak rakamlara bakalım.
 
Eşitlik Adalet Kadın Platformu'na göre, 1 Şubat itibariyle açıklanan toplam belediye başkanı adayı sayısı; 2 bin 889. Bu adaylardan sadece 385'i kadın.
 
Tahmin etmek zor olmayacaktır, 385 kadın adayın da 208'i HDP tarafından aday gösterildi.
 
İktidar partisi AKP'nin 75 ilde açıkladığı belediye başkan adaylarından sadece biri kadın. O da Antep Belediye Başkan Adayı Fatma Şahin. AKP, 709 belediye başkan adayını açıkladı. Adaylardan sadece 15'i kadın. Bu da adayların yüzde 2.1'inin kadın olduğu anlamına geliyor.
 
Her fırsatta "Kadın-erkek eşitliğine inanmıyorum" diyen Erdoğan'ın başkanı olduğu AKP'de elbette kadınların siyasette eşit temsiliyetini beklemek zaten hayal.
 
AKP, kadın düşmanı bir partidir. Erdoğan'ın açıklamalarının yanı sıra “kayyum” olarak atanan sömürgeci valilerin, kaymakamların belediyelerdeki ilk hedefi kadınların kazanımları olmuştu. HDP ve DBP belediyelerinde kurulan tüm kadın merkezleri, sığınma evleri, genç kadın öğrenci yurtları kapatıldı. Bu kurumlar, kadınlar için can simidiydi. Şiddet gören, yoksulluk çeken, işsiz kalan, eğitim imkânından mahrum bırakılan, meslek edinmek isteyen, sağlık sorunları yaşayan kadınların yanıbaşlarında yardımlarına koşan kurumlardı. İşgalci kayyumların yok ettiği bu kurumlar, kadınların yoldaşıydı, kız kardeşiydi. Kadın kurumlarının kapatılması saldırısı çok açık ki, kadınları, erkek iktidar ve erkekler karşısında örgütsüz ve güçsüz bırakma amacı taşıyordu. Aynı zamanda ideolojik bir saldırı olduğu da bir örnekte çok somut olarak görüldü. Bismil Belediyesi’ne kayyum atandıktan sonra kapatılan Nujin Kadın Merkezi, “evlendirme dairesi” haline getirildi. Müftülere “resmi nikah kıyma yetkisinin verilmesi” üzerine tartışmaların yapıldığı günlerde, müftünün bu mekanda toplu nikah kıydığı gerçeği de ortaya çıkmıştı.
 
İktidar ortağı MHP bakımından tablo farklı değil. 775 belediye başkan adayından 14'ü kadın. Ancak ilginç olan şu ki; Dersim ve Şırnak gibi, hiç bir şanslarının olmadığı iki kentte kadın aday gösteriyorlar. Resmen topun ağzına kadınları koymuşlar gibi.
 
CHP için durum içler acısı. Çünkü kendi kotasını bile yakalayamadı. CHP’nin 51 ilde açıkladığı belediye başkan adaylarının sadece ikisi kadın; Aydın Belediye Başkan Adayı Özlem Çerçioğlu ve Amasya Belediye Başkan Adayı Arife Serpil Saraçoğlu. Açıklanan 785 ilçe belediye başkan adayı içindeki kadın sayısı 39'da kaldı. 836 belediyede toplam kadın aday sayısı ise 41'de kaldı.
 
CHP'nin tüzüğünde kadın kotası yüzde 33. Gösterdiği aday oranı ise yüzde 4.9. Oranlar arasındaki uçurumu görüyorsunuz; yüzde 33'ün yanından bile geçmiyor. Bu sonuç, 2018 yılının 5 Aralık günü, "Dünya Kadın Hakları Günü" nedeniyle konuşan Kemal Kılıçdaroğlu'nun "En büyük arzum bu yerel yönetim seçimlerinde kadın belediye başkan adaylarının fazla olmasıdır" sözünün havanda su dövmekten başka bir anlama gelmediğini gösterdi. Kılıçdaroğlu'nun o günkü açıklaması kadınların CHP'deki varlığına ilişkin çok önemli fikir veriyor. Kılıçdarloğlu, "Sizden isteğim, sadece sözle değil, eylemle de kadın hareketini güçlendirin. Çok sayıda kadını partiye üye yapın. O zaman ön seçim isteyin ön seçim yapalım, adayların tamamı kadın çıksın, kimse itiraz etmez" diyor. CHP içinde ön seçimsiz aday gösterilen erkekler için nasıl bir savaşın yürütüldüğünü görüyoruz. Kılıçdaroğlu, bu söylediğinde samimi olsa, bir "lider" olarak, kadınların aday gösterilmesi için sorumluluk alırdı. Ancak görülüyor ki, bir sorumluluk almaktan öte tüm sorumluluğu ve yükü kadınların omuzlarına bırakıyor.
 
Bu verilerin tamamı, CHP'nin "kadın özgürlükçü" sınırını göstermesi bakımından tipik. "AKP gericiliği karşısında ilerici" olduğunun propagandası üzerinden siyaset yapan CHP için de kadın, erkek karşısında bir nesne olmaktan başka bir şey değil. CHP’de, özellikle siyasette özneleşmiş kadınlara yaşam hakkı yok.
 
İyi Parti ve Saadet Partisi ise illerde kadın aday göstermedi. İyi Parti'nin açıkladığı 93 ilçe belediye başkan adayı içindeki kadın sayısı 4. Toplama bakıldığında, 122 belediye başkanının dördü kadınlardan, 118'i erkeklerden oluşuyor. İyi Parti'nin başkanı Meral Akşener, bir kadın. Ancak kadın düşmanlığını defalarca gösteren Meral Akşener, 31 Mart seçimlerinde de bunu bir kez daha göstermiş oldu.
 
Saadet Partisi’ndeki kadın aday sayısı en düşük seviyede. Saadet Partisi’nin 22 ilde açıkladığı belediye başkan adayları arasında kadın aday yok. Açıklanan 239 ilçe belediye başkan adayı içindeki kadın sayısı 2.
 
Kadınların belediye başkan adayları listesinde sayısal olarak "yokluğu"nun yanı sıra, kadınları seçilemeyecek yerlerden aday göstermenin de burjuva siyasetin bir özelliği olduğunu hatırlatalım.
 
HDP ise bir kadın partisi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Eşbaşkanlık sistemi ile toplam 208 ilçede kadınların eşit temsiliyeti sağlanmış oldu. HDP'nin tüm kadın adaylarının 31 Mart seçimlerine ilişkin temel vurgusu ise belediyeleri Saray'ın elinden alıp halka iade ederek, kayyumların yok ettiği kadın kazanımlarını inşa etmek.
 
Çok açık ki, AKP, MHP, CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi'nde kadınlara yer yok. Ancak her seçimde olduğu gibi kadınları oy istemek için çalıştıracaklar, oy istemek için kadınlara gidecekler.
 
Elbette, adayların sadece kadın olması yeterli değil. Kadın adayların, kadın özgürlük mücadelesinin neresinde olduğu da önemli. Ancak, kadınların “belediye başkanı” olarak çokluğu, kadından yana belediye ve kentlerin inşası, kadın haklarının genişletilip kadın merkezleri, kadın birimleri, kadın meclisleri gibi örgütlerle güvenceye alınması bakımından bir adımdır.
 
Düzen partilerinin, her birinin kadını yok sayan bu politikalarına karşı kadınların yanıtı olmalı. O da HDP'nin dışındaki tüm partilere oy vermemek. Kadınların partisi HDP'dir. O nedenle kadınlar tercihini HDP'den yana yapmalıdır.