etkin haber

476

QAMIŞLO

Kadınlar IŞİD’i yendi, şimdi de yargılıyorlar

Rojava'da kadınlar devrim yaptı. Ardından sadece Ortadoğu halklarının değil, dünyanın başına bela olan IŞİD çetelerini yendi. Şimdi de bu çetelerin yargılanması için uluslararası mahkemenin Rojava'da kurulması için çalışmalar yürütürken, aynı zamanda Suriye vatandaşı çeteleri yargılayanlar arasında yer alıyorlar.

- Pazar - 21 Temmuz 2019 - 09:02
Uluslararası IŞİD Forumu için gittiğim Rojava'da IŞİD çetelerini yargılayan kadın hakimlerden biri ile görüştüm. Kadın hakimin can güvenliği bulunmuyor. "Şu anda yargılamasına katıldığım IŞİD çetelerinin aileleri her yerde beni arıyor" diyor. Bu nedenle adını ve fotoğrafını yayınlamıyoruz. 
 
Neden böylesine tehlikeli bir görevi aldığını soruyorum. "Kadınlar için bunun yapılması gerekiyordu" diyor. Ekliyorum: "Duruşma sırasında tanınmamanız için aldığınız başka önlemler yok mu?"
 
"Hukukta yüzyüzelik ilkesi esastır. Yani gözlük ya da peruk takmam doğru olmazdı. Bu nedenle genel güvenlik önlemleri dışında tanınmamak için aldığımız herhangi bir önlem yok. Bu yargılamanın esaslarına aykırı" yanıtını veriyor. 
 
Kadın hakimin verdiği bilgiye göre, Kuzey ve Doğu Suriye'de yargı mekanizması 2012 yılında kuruldu. İlk günlerde "hırsızlık" gibi toplumsal suçlar ile kadına yönelik suçlar ele alındı. 2014 yılında da ceza yasasının 20. maddesine göre "Teröre Karşı Halk Savunma Mahkemeleri" kuruldu.
 
Bir IŞİD çetesinin yargılanmasında işlenen süreç şöyle: Çete üyeleri yakalandıklarında ilk olarak DSG ve Asayiş'e bağlı istihbarat birimleri tarafından sorgulanıyor. Ardından fezleke hazırlanarak savcılığa sevk ediliyor. Savcılık sorgusunun ardından dava açılıyor. Mahkemede sanığa işlediği suçlara ilişkin sorular soruluyor. Reddediyorsa, tanıklar ve deliller gösteriliyor. Suçunu heyetin önünde kabul etmediği durumda, dava erteleniyor. Çeşitli yüzleştirmeler yapılıyor. Davaların tamamı birer sanıklı. Ancak birbirini ilgilendiren olaylarda diğer sanıkların da ifadeleri dosyaya konuyor. Suçu işlediği kesinleştiği durumda üç hakimin bulunduğu heyet sanık hakkında kararını veriyor. Karara sanığın itiraz etme hakkı da bulunuyor. İtiraz durumunda dosya temyiz mahkemesine gönderiliyor.
 
Kadın hakim yargılamanın içeriğine dair ise şu bilgileri veriyor: "IŞİD çetelerine nasıl katıldı? Askeri ve dini eğitimleri aldı mı? Nerede aldı? Nerelerde savaştı? Kime karşı silah kullandı? Komutanları kimlerdi? Kimlerden eğitimler aldı? Bu soruları yöneltiyoruz. BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nde 'insanlığa karşı işlenen suçlar' karar altına alınmış durumda. 2014 yılında çıkardığımız yasa da 6 maddede insanlığa karşı suçları tanımladık ve bu maddelere göre yargılama yapıyoruz. Baxoz hamlesinden sonra bu maddenin yenilenmesi ihtiyacı doğdu. Şimdi kanunu yeniden hazırlıyoruz."
 
Her mahkeme heyetinde 3 hakim var. Savcılık makamlarında da 3 savcı görevli. Ancak bu sayı bazen 7'ye çıkabiliyor. Cinsiyet eşitliğinin sağlanması Teröre Karşı Halk Savunma Mahkemeleri ve bağlı komitelerde de temel ilke. 
 
Bugüne kadar yargılanan IŞİD çeteleri duruşmalarda nasıl bir tutum aldı? Bu sorunun yanıtını kadın hakim, şöyle veriyor:
 
"Sadece Suriye vatandaşı olan IŞİD üyelerini yargıladık. IŞİD'li çeteler, ideolojik olarak bağlı değilse, çete üyeleri ile zorunlu olarak bağlantı kurmuşlarsa ya da işgal edilen yerlerde kalmışlarsa, para için onlarla çalışmışlarsa, tüm bunların bazıları af istiyor. Bu durumda cezalarında indirim oluyor. Fakat idelojik tutum alarak IŞİD çeteleri ile birlikte hareket edenler mahkemelerimiz karşısında da pişmanlık duymuyorlar. Karşımıza çıktıklarında suçlarını kabul ediyorlar ve hatta savunuyorlar. Her bir sanığın avukat tutma hakkı var. Onlara avukat isteyip istemediklerini sorduğumuzda bize 'Allah'tan başka kimseye güvenmiyoruz. Bizim en büyük avukatımız Allah'tır' diyorlar."
 
Görüşme yaptığımız günden bir gün önce gerçekleşen duruşmayı anımsatıyor. 4 yıl IŞİD'in içinde kalan ve çeşitlere suçlar işleyen bir çete üyesine, hem duruşmanın başında hem de sonunda pişman olup olmadığını sordu. "İki yol var. Biri ailen ile birlikte doğru bir hayat yaşamak. Diğeri de IŞİD ile devam etmek. Hangisini seçersin?" sorusuna IŞİD çetesi, "Şu anda IŞİD yok. Ancak olursa yine onlarla hareket ederim" yanıtını verdi. 
 
Görüşme sırasında duyguları ile hareket etmediklerini, anayasa ve yasalara bağlı kaldıklarının altını çiziyor: "Karşımıza sanık olarak çıkan kişilerin hangi suçları işlediklerini çok iyi biliyoruz. Ezidi kadınları ve çocukları kaçırarak köle pazarlarında sattılar. Onlara tecavüz ettiler. Şiddet yoluyla Müslümanlaştırmaya çalıştılar. İnsanlığa karşı işledikleri tüm suçların farkındayız. Ancak tüm bunlara rağmen yasalara uygun bir şekilde karar veriyoruz."
 
Bir kadın hakim olarak yaptığı işin tarihsel anlamının farkında. Kadın düşmanı karakteri ile bilinen DAİŞ, kadın hakimler tarafından yargılanıyor. Bu da Rojava devriminin dünyanın tüm kadınlarına armağan ettiği bir deneyim oldu. 
 
Çete üyelerinin bir kadın hakim karşısındaki tutumu da merak edilen konu. Bu konuya açıklık getirirken, birkaç gün gerçekleşen duruşma sırasında yaşadıklarını anlatıyor:
 
"IŞİD çetesine cezasını verdikten sonra, 'Sizin ideolojinizde, kadın eksiktir. Ancak şu anda ben ve arkadaşım karşındayız ve seni yargılıyorum. Ne düşüyorsun?' diye sordum. Bana şu cevabı verdi; 'Bize göre kadın sadece eksik değildir. Şu anda senin sesini duymam bile duymam bile günahtır' diyor."
 
Yargıladıkları IŞİD üyeleri arasında şu ana kadar üç kadın IŞİD'li oldu. Bu kadınlar, IŞİD'e yardım ve yataklık yapıyorlardı. Kadın IŞİD'lilerin yargılaması yapılamıyor. Çünkü kadınlar için bir hapishane henüz yok. Bu nedenle kamplarda bekletiliyorlar.
 
70 bini aşkın IŞİD'linin tutulduğu Hol kampını hatırlatıyor: "Mahkemeden bir heyet, Hol Kampı'na gitse ve bir sorgulama yapsa, yüzde 90'ının IŞİD'li ya da taraftar olduğu görülecektir."
 
Hapsedilen IŞİD'lilerin tutulma koşulları da güvenli değil. Rojava'daki hapishaneler bu kadar çok sayıdaki tutuklu için yeterli değil. Şu anki hapishanelerin büyük bir kısmı, yakın zamanda hapishaneye çevrilmiş binalar. Kadın hakim, hem kamp hem de hapishanelerin IŞİD çetelerinin kaçmasını ya da örgütlenmesini engelleyecek kadar güvenli olmadığını anlatıyor.
 
Bugüne kadar Rojava'da Efrin, Kobane ve Cizire olmak üzere üç yerde Teröre Karşı Halk Savunma Mahkemeleri kuruldu. Cizire bölgesinde 2014'den bu yana 7 bin IŞİD üyesinin davaları karara bağlandı.
 
Kadın hakim, Suriye vatandaşı olmayan IŞİD'lilerin sayısını 10 bin olarak veriyor. Bu rakama bir de aileleri eklemek gerekiyor. Suriyeli IŞİD'lilerin sayısı ise çok daha fazla. Bu rakamların da sürekli arttığını söylüyor. Çünkü DSG ve Asayiş'in sürekli IŞİD hücrelerine karşı operasyonları oluyor. 
 
Kadın hakim, uluslararası mahkemenin en kısa sürede kurulması gerektiğine dikkat çekiyor. Koalisyon güçleri içinde olan 90 devletin mahkemenin kurulması için de sorumluluk alması gerektiğini düşünüyor. Terör Karşıtı Halk Savunma Mahkemeleri olarak uluslararası mahkeme için hazırlıklara başladıklarını anlatıyor. Kadınlar olarak da bu sürecin içinde yer alacaklarını vurguluyor ve ekliyor: "IŞİD çetelerinin saldırılarından en fazla zararı görenler kadınlar oldu. Elbette kadınlar, çetelerin uluslararası mahkemede yargılanması sürecinde yerlerini alacaklar."