etkin haber

338

İSTANBUL

Kadınların emeği gibi ölümleri de görülmüyor

Kadınlar tarlaya çalışmaya gitmek üzere istiflendikleri kasalarda geçirdikleri trafik kazasında, ev işçisi olduğu evin camını silerken düşerek, bir aracın altında ezilerek ya da iş yerini basan bir erkek tarafından vurularak yaşamını yitiriyor. Kadın işçilerin iş cinayeti verilerine ise ulaşılamıyor. Çünkü kadınlar kayıt dışı çalıştırılıyor.

Emek - Çarşamba - 7 Mart 2018 - 00:00
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün öngünlerinde, kadın işçilerle ilgili iş cinayetleri raporunu açıkladı. 
 
"İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Alanının 'Görünmeyenleri': Kadın İşçiler" başlıklı raporda, "İşçi sağlığı ve iş güvenliği bugün bütün işçiler açısından en can yakıcı sorunlardan biri olmasına karşın eril çalışma ortamı ve eril baskı bu alanı, kadın işçiler açısından daha da can yakıcı hale getiriyor" denildi.
 
Rapora göre, 2017'de hayatını kaybeden 2006 işçiden 116'sı kadın işçiydi. 
 
Kadınlar tarlaya çalışmaya gitmek üzere istiflendikleri kasalarda geçirdikleri trafik kazasında, ev işçisi olduğu evin camını silerken düşerek, bir aracın altında ezilerek ya da iş yerini basan bir erkek tarafından vurularak yaşamını yitirdi.
 
Kadın işçilerin en çok yaşamını yitirdiği işkolu tarım oldu. Raporda, "Tarım, aynı zamanda güvencesiz çalışma koşullarıyla da dikkat çeken bir sektör. Kayıtlı kadın istihdamındaki en ağırlıklı sektör hizmet sektörü iken en çok ölümün tarımda yaşanması bu sektörde çalışan kadınların ne denli kötü koşullarda çalıştıklarını göstermesi bakımından çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor. Her türlü haktan yoksun bir biçimde çalışan tarım işçisi kadınlar her gün ölümle yüz yüze kalıyor" denildi. 
 
Rapora göre, uzun çalışma saatleri ve kayıt dışı çalışma oranlarının yüksek olduğu konaklama-eğlence işkolu, en fazla kadın iş cinayetinin yaşandığı ikinci işkolu oldu.
 
YÜZDE 90'INDAN FAZLASI SENDİKASIZ
 
Rapora göre, yaşamını yitiren kadın işçilerin yüzde 90'ından fazlası sendikasız. Yüzde 75'i ise kayıt dışı çalışıyor. 
 
Raporda, kayıt dışı ölümlere ulaşmanın güçlüğüne dikkat çekilerek, can kayıplarının daha fazla olduğuna işaret edildi. Raporda, "İnşaat ve maden gibi iş cinayeti oranlarının en yüksek olduğu sektörlerde hiç kadın çalıştırılmaması, dahası kadın istihdamının merdiven altı alanlarda yoğunlaşması kadın iş cinayeti verilerinin görece daha düşük görülmesinin sebebidir" denildi.
 
2016'DA YAKLAŞIK 45 BİN KADIN İŞÇİ İŞ KAZASI GEÇİRDİ
 
Raporda, sadece sosyal güvenlik kaydı olan işçiler üzerinden istatistik çalışması yapan SGK verileri de aktarıldı. SGK kayıtlarına göre, 2016 yılında 44 bin 953 kadın iş kazası geçirdi. Raporda, "Eksik verilerle dahi kadın iş kazasına uğrama oranının ne denli yüksek olduğu ortaya çıkmaktadır" denildi, özellikle mevsimlik tarım işçilerinin SGK verilerinde yer almadığı belirtildi.
 
Raporda, "Ücretsiz aile işçiliği, ev eksenli üretim, gündelikçilik, bakıcılık gibi kadın istihdamının yoğun olduğu alanlar da yine verilerde yer verilmeyen kayıt dışı çalıştırma biçimleridir. Devletin, kadınlar açısından en çok iş kazasının yaşandığı sektörleri verilerin dışında tutması kadın emekçilerin emeklerinin 'görünmez'liğini bilinçli bir politika ile hepten derinleştiriliyor" denildi.
 
Raporda, kadın işçilerin iş kazası geçirme rakamlarının her yıl arttığı kaydedildi.
 
Raporda, meslek hastalıklarının tanısının konulması ve kaydının tutulmasının da sorun olduğu, 2016 yılında yalnızca 29 kadının meslek hastalığı kaydının bulunduğu belirtildi. 
 
Raporda, kadınların istihdama katılımının da sorunlu olduğu, ancak 3 kadından birinin istihdama katılabildiği, 4 kadından birinin ücretsiz aile işçisi olarak çalıştığı kaydedildi.
 
ÇİFTE MESAİ DEMEK ÇİFTE RİSK DEMEK
 
Raporda, "Ev içindeki ücretsiz emeği görünmez olan kadınların çalıştığı ücretli iş ikincil ya da ek gelir getiren iş şeklinde görülüyor. Ücretli bir işte çalışan kadınların ise yarısından fazlası güvencesiz ve kötü koşullarda çalışıyor. Erkek işçilere göre daha az ücret alıyor, daha güvencesiz koşullarda çalıştırılıyor ve kadın olduğu için ayrımcılığa uğruyor. Kadınlar için meslek hastalıklarına, iş kazalarına ve iş cinayetlerine davetiye çıkaran koşullardan birisi de fazla çalışma. Kadın işçilerin üçte biri yasal sınır olan 45 saatin üzerinde çalışıyor.
 
"Kadın işçilerin sağlığını en olumsuz yönde etkileyen faktörlerin başlıcalarından biri de kadın işçilerin mesaisinin iş ile sınırlı kalmamasıdır. Ev içinde kadına yüklenen diğer sorumluluklar yüzünden çift mesai yapmak durumunda kalmanın kadın işçilerin sağlığı üzerine en önemli etkileri; ruhsal tükenmişlik, kronik stres, kaygı bozuklukları, kalp-damar hastalıkları, kas-iskelet sistemi sorunları ve kronik yorgunluktur. Kadın istihdamının yoğunlaştığı özellikle hizmet ve tarım sektöründeki işler emek yoğun ve kadının ev işleriyle paralel işlerdir. Dahası bu işlerin mesaisinin hem evde hem de işte tekrar ediyor oluşu kadın işçilerin sağlığının bozulması için çifte risk oluşturmaktadır."
 
TALEPLER
 
Raporda, şu talepler sıralandı:
 
-Toplumsal cinsiyetçi iş bölümüne son verilmelidir.
-Kadın işlerinin 'tehlikesiz ve basit' olduğu ön yargısı yıkılmalıdır.
-Yeniden üretim atölyelerine dönüşen evler ve iş yerleri sağlık ve güvenlik risklerine karşı güvenli hale getirilmelidir.
-Gerek devlet tarafından gerekse emek ve meslek örgütleri tarafından oluşturulan işçi sağlığı ve güvenliği politikaları toplumsal cinsiyet açısından düzenlenmelidir.
-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, iş yerlerinde ve evlerde kadınların ağırlıklı olarak çalıştığı işlerin ve bu işlerde çalışan kadınlarda rastlanan ortak sağlık sorunları ve riskleri rapor edilmeli ve kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılmalıdır.
-Kadınların çalışma alanlarındaki kimyasal, biyolojik, fiziksel, ergonomik vb. riskler saptanmalıdır.
-İş yerinde kadına yönelik cinsel şiddet, taciz, cinsel sataşma tehlikesine karşı başvuru masası oluşturulmalıdır.
-Emek ve meslek örgütleri kadın işçi sağlığı konusunda sektörlerine göre veri toplamalı ve raporlandırmalıdır.
-Tüm çalışma alanlarında kadınların örgütlenmesi ve birleşik mücadelesi gereklidir.
-Kadınlar çifte mesainin yıpratıcılığı ve üstlerindeki aşırı iş yüküne bağlı fiziksel ve ruhsal zararlar toplamı bir meslek hastalığı tanımı getirilmelidir.
-Ücretli ücretsiz kadın işçilere yıpranma payı/ erken emeklilik uygulamaları getirilmelidir.
-Ev ve bakım hizmetleri azami ölçüde kamusal alandan ücretsiz karşılanmalıdır.