etkin haber

148

ANKARA

Kubilay: İktidarın dili mültecilere saldırıyı arttırıyor

HDP Sözcüsü Kubilay, gündemdeki konulara ilişkin düzenlediği toplantıda, göçmenlere yönelik ırkçı, ayrımcı saldırılara dikkat çekti. İşsizlik ve yoksulluğun kaynağının göçmenlerin değil, AKP iktidarının politikalarının olduğunu vurgulayan Kubilay, "Göç Bakanlığı"nın kurulmasını istedi.

- Cuma - 12 Temmuz 2019 - 14:26
HDP Sözcüsü Günay Kubilay, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
HDP eski Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat'ın yaşamını yitirdiğini hatırlatan Kubilay, bunun kendileri için büyük bir kayıp olduğunu söyledi. Kubilay, Fırat'ın ailesine, sevenlerine ve HDP'lilere başsağlığı dileklerini iletti.
 
'BARIŞIN KAYBEDENİ YOKTUR AMA SAVAŞIN KAYBEDENİ HERKESTİR'
 
11 Temmuz'un Srebrenitsa katliamının yıldönümü olduğunu hatırlatan Günay, katliamda ırkçılar tarafından 8 bin 372 insanın katledildiğini anımsattı. Kubilay, soykırımın ardından Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Aliye İzetbegoviç'in söylediği, "Biz ölüyoruz ama onlar kazanamıyorlar" sözlerini hatırlattı, "Evet, barışın kaybedeni yoktur ama savaşın kaybedeni herkestir" dedi. 
 
Arap Alevilerinin Evvel Temmuz Bayramı'nı kutlayan Kubilay, tüm halkların kendi dili, rengi ile yaşayacağı özgür günlerin yaratılması için mücadele edeceklerini vurguladı.
 
'GENÇLİĞE YÖNELİK SALDIRILARI KINIYORUZ'
 
Siyasi iktidarın HDP'ye yönelik baskı ve saldırılarını sürdürdüğünü söyleyen Kubilay, son dönemde en çok HDP gençliğinin hedef alındığını kaydetti. Kubilay, "HDP Gençlik Meclisi kriminalize edilerek sürekli müdahale edilmekte, yasal ve demokratik faaliyetleri fiilen engellenmektedir. Daha birkaç gün önce HDP Gençlik Meclisi üyesi arkadaşlarımız kolluk kuvvetleri tarafından kaçırılarak darp edilmiş, ajanlığa zorlanmış, tehdit edilmiştir. Gençliğe yönelik bu kirli politikaları, saldırıları ve baskıları sert bir dille kınıyoruz. İktidarı gençliğe yönelik baskılardan vazgeçmeye çağırıyoruz. HDP Gençlik Meclisi, gençliğin demokratik ve yasal bir örgütlenmesidir. Tümüyle yasal, demokratik ve meşrudur. Ancak iktidar bilimsel düşünen, soran ve sorgulayan geleceklerinin karartılmasına izin vermeyen, inkara, asimilasyona boyun eğmeyen gençlik istemedikleri için bu kirli politikalara ve faşizan uygulamalara başvuruyorlar" dedi.
 
Gençleri, HDP Gençlik Meclisleri'nde buluşmaya çağıran Kubilay, şunları söyledi: "HDP olarak annesi, babası, büyükleri hangi partiye mensup olursa olsun demokratik, eşitlikçi, özgür yeni bir yaşamı birlikte kurmaları için, kendi geleceklerini kendilerinin belirlemeleri için bütün gençliği HDP Gençlik Meclislerinde buluşmaya ve örgütlenmeye davet ediyoruz"
 
'HDP'Lİ BELEDİYELERDEN ELİNİZİ ÇEKİN'
 
Baskıların yoğunlaştığı alanlardan birini de HDP'li belediyeler olduğunu ifade eden Kubilay, siyasi iktidara bir kez daha çağrı yaptı: "HDP'li belediyelerden elinizi çekin. Bu baskılardan, bu şantaj, tehdit politikalarından vazgeçin. Belediye ile hak arasında örmek istediğiniz tecrit duvarlarına o bölgenin halkı asla izin vermeyecektir. Halkın iradesine saygılı olunuz."  
 
'SETA FİŞLEDİ, İKTİDAR AYKOL'U TUTUKLAYARAK MESAJ VERDİ'
 
Gazeteci Hüseyin Aykol'un, gazetede yayımlanan yazıları nedeniyle tutuklandığını hatırlatan Kubilay, "Aykol, aktif olarak 1970'lerden beri özgür basın geleneği içinde gazetecilik yapan, özgür basının yüz akı bir isimdir. Geçen günlerde SETA, iktidar adına gazetecileri fişlerken, 68 yaşındaki bir gazeteci de tutuklanarak SETA'nın andıçlamasına ilişkin bir mesaj verilmek istenmiştir. Türkiye gazetecileri tutuklama utancıyla yüzleşmeli ve bu utançtan kurtulacak adımları hızla atmalı, gerekli yasal düzenlemeleri yapmalıdır" şeklinde konuştu. 
 
'İKTİDARIN DİLİ MÜLTECİLERE YÖNELİK SALDIRILARI ARTTIRIYOR'
 
Savaşlar ve şiddet nedeniyle ülkelerinden ayrılan göçmen ve mültecilerin, ırkçı saldırı, linç girişimleri ve istismara maruz kaldığını söyleyen Kubilay, rrkçı saldırıların arttığını, kadın ve çocuklara yönelik istismarların sayısının ise kimse tarafından bilinmediğini kaydetti. 
 
Kubilay, şunları söyledi: "Siyasi iktidarların izledikleri iktisadi, sosyal politikaların ortaya çıkardığı yıkıcı etkilerin, büyük karmaşık toplumsal sorunların nedeni olarak göçmenler gösteriliyor. Ekonomik krizin derinleşmesi ile birlikte alım gücünün azalmasının, işsizliğin, yoksulluğun artmasının nedeninin Suriyeli mülteciler olduğu sanılıyor. İktidarın mülteciler için harcanan paraların AB'den gelen fonlarla yapılıyor olduğunu açıklamaması, mülteciler için 'milyarlarca lira harcadık' gibi açıklamalar Suriyelilere yönelik ırkçı saldırıları artırıyor. Evinin geçimini sağlamaya çalışan Suriyeli kadınlara yönelik cinsel istismar ve saldırı inanılmaz boyutlarda. Bu kadınlar para karşılığında ikinci eş olarak evlenmeye zorlanıyorlar. 
 
Sanılıyor ki mülteciler olmazsa işsizlik ve yoksulluk olmayacak ama öyle değil.
 
Özellikle yoksullar ve işsizler arasında siyasi iktidarın manipülasyonu ve dezenformasyonu nedeniyle sanılıyor ki mülteciler olmasa işsizlik olmayacak, yoksulluk olmayacak, insanca yaşam olanakları sunulacak. Bu büyük bir yanılgıdır ve gerçek değildir. Gerçek olmadığı gibi yoksulluğun ve işsizliğin gerçek nedeninin üzerini de örtüyor." 
 
'6 BUÇUK MİLYON İŞSİZİ KİM YARATTI?'
 
BM'nin verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 3 milyon 900 bin mültecinin bulunduğunu söyleyen Kubilay, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre 31 Mart 2019 itibariyle çalışma izni bulunan Suriyeli sayısının 96 bin 972, 100 bin bile olmadığına dikkat çekti. 
 
Yaklaşık 900 bin civarında Suriyelinin kayıtsız çalıştırıldığını belirten Kubilay, "Bu rakamlar ışığında Türkiye'nin içinde bulunduğu sosyal ve iktisadi tabloya bakalım. Haziran 2019'da, yani Ağustos 2018'de başlayan ekonomik krizden 1 yıl sonra, kayıtlı işsiz sayısı 4 buçuk milyon. Kayıtlı mülteci işci sayısı 96 bin. Aradaki 4 milyon 400 bin kayıtlı işsizliği kim yarattı? Sokakta açlığa kim terk etti? Bunun sorumlusu mülteciler mi? Hadi 100 bini mülteciler nedeniyle işsiz kaldı diyelim; diğer soruya iktidarın yanıt vermesi gerekiyor" dedi.
 
'MÜLTECİLER OLMADAN DA TÜRKİYE DE İŞSİZLİK VE YOKSULLUK VARDI'
 
Mülteciler olmadan da Türkiye'de güvencesiz çalışma ve düşük ücretlerin olduğunu söyleyen Kubilay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün merdiven altı atölyelerde inşaat şantiyelerinde işçiler 12-14 saat arasında çalışıyorlar. Haftalık çalışma saatlerini ortalaması 55-60 saat. Bu bizim uydurmamız değildir. Siyasi iktidara iftira atmıyoruz. Devletin resmi verileri arasında vardır, dönüp bakabilirsiniz. Her gün 5 işçi hayatını kaybediyor. Bunun sorumlusu mülteciler değildir.
 
Gerçek şudur: Türkiye kapitalist bir ülkedir. Kapitalizm işçiyi iliklerine kadar sömüren, işsizlik üreten bir sistemdir. Çalışanlar kadar, arkasında bir işsiz ordusu olmadan kapitalist sistemler ve sermayeler kendilerini var edemezler. AKP gibi siyasi iktidarlar ise onları koruyan politikalar üreten, ürettikleri politikaları işçilere ve emekçilere dayatırlar. Bugün Erdoğan rejiminin yaptığı da zaten budur." 
 
'İŞSİZLİĞİN VE YOKSULLUĞUN ÇÖZÜMÜ VAR'
 
Biz işsizleri ve yoksulları en iyi anlayan partilerden biriyiz. İşsizliğin ve yoksulluğun çözümü vardır. 7,5 milyon işsiz için basit bir öneri; Haftada 55 - 60 saat çalışan işçiler, iki vardiye demektir, ücretlerde ve haklarda kısıtlamaya gitmeksizin çalışma saatinin 35 saate düşürülmesi bile işsizliği yarı yarıya azaltacaktır. Neden yapmıyorlar? Çünkü patronların karları azalacak, maliyetleri artacak. Erdoğan rejimi de onlara kol kanat gerecektir." 
 
'SOMA KATLİAMININ SORUMLUSU MÜLTECİLER DEĞİLDİR'
 
Altını bir kez daha çizerek bu konuyu kapatmak istiyorum. Soma'daki o ölüm çukurlarında hayatını kaybeden 301 işçinin ölümünün sorumlusu mülteciler değildir. Irkçı hezeyanlarla yoksulları, işsizleri yanlış yönlendirenlere yoksullar, emekçiler, işsizler itibar etmemelidir. Bizim gibi işçi emek dostu, bu konuda politikalar üreten kendileri gibi insanların sözüne itibar etmelidir." 
 
Türkiye'de ve dünyada mülteciliğin bir insanlık trajedisi haline geldiğine işaret eden Kubilay, şu çağrıyı yaptı: "Başta iktidar olmak üzere herkes yabancı düşmanlığının yoğun yaşandığı bu dönemde mültecilerle dayanışmayı ve onlara sıcak bir kucak açmayı öneriyoruz. Onlar yabancı değildir, onlar bu ülkenin komşu topraklarının özbeöz çocuklarıdır." 
 
Kocaeli'de fabrikada yaşanan yangında yaşamını yitiren 4 işçinin de mülteci olduğunu hatırlatan Kubilay, bu işçilerin isimlerinin dahi açıklanmadığını kaydetti, iktidarın bunu yasakladığını söyledi.
 
'GÖÇ BAKANLIĞI'NIN KURULMASINI İSTİYORUZ'
 
HDP Sözcüsü Günay Kubilay, son olarak şunları söyledi: "Mültecilerin çok kapsamlı sorunları var. Biz bir Göç Bakanlığı kurulmasını istiyoruz. Bu konuda Göçmenler Mülteciler Komisyonumuz bir teklif hazırladı. Uygun bir zamanda bu teklifi Meclis'e sunacağız. Göç Bakanlığı ile eş zamanlı olarak yapılması gereken işlerden biri de 1951 tarihli BM Mülteciler Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesine koyulan coğrafi sınırlandırma şartını kaldırmasıdır. Bildiğiniz gibi Türkiye Avrupa'dan mülteci alabiliyor ama Ortadoğu'dan, Asya'dan mülteci alamıyor. Dolayısıyla gerçek anlamda mülteci statüsü kazanamıyor. Bu şerh kaldırılmalıdır. Türkiye'ye başka ülkelerden gelen insanlar evrensel düzeydeki haklarına kavuşmalıdır."