etkin haber

171

HABER MERKEZİ

Maduro Brezilya sınırını kapatıyor: Yardım şovu ABD'nin stratejisi

Venezuela lideri Maduro, hükümetine yönelik komplo olarak gördüğü insani yardımların ülkeye girişini engellemek için bir adım daha atarak Brezilya sınırını kapatma emri verdi.

- Cuma - 22 Şubat 2019 - 11:24
Venezuela'da ABD destekli sağ muhalif parlamenterlerden oluşan bir grup, "insani yardım" getirmek için 3 otobüsle sabah saatlerinde başkent Caracas'tan Kolombiya sınırına doğru yola çıktı. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ise "halkı korumak için" Brezilya sınırının bu akşam kapatılacağını bildirdi. Brezilya, Venezuela'nın güney sınırında; Kolombiya ise batı sınırında bulunuyor.
 
Devlet Başkanı Nicolas Maduro, "yardım" tartışmalarının "ABD'nin işgal stratejisinin bir parçası" olduğunu ve "bu şova izin vermeyeceğini" ifade etti. "Yardım girişimi" sadece hükümet tarafından değil Kızılay, Kızılhaç ve Birleşmiş Milletler tarafından da siyasi bir adım olarak görülüyor.
 
Venezuela'da muhalif parlamenterlerden oluşan bir grup, 3 otobüsle sabah saatlerinde başkent Caracas'tan yola çıktı. Konvoya liderlik etmesi beklenen Guaido ise grup arasında görülmedi. Guaido'nun konvoyun durdurulma ihtimaline karşın başka bir araçla ilerlemeyi tercih ettiği belirtiliyor. Muhalefete yakın gazetelerden El Nacional ise Guaido'nun içinde olduğunu iddia ettiği bir otomobil konvoyunun fotoğraflarını yayımladı.
 
Her ne kadar Guaido, 23 Şubat'ta Kolombiya'nın Cucuta kentinde bekletilen "yardım"ı getirmek için 600 binden fazla kişinin gönüllü olduğu ve sınıra gideceğini iddia etse de henüz bu yönde bir hareket gözlenmedi.
 
Bu arada, hükümet ise 20 bin 600 gıda paketini, Kolombiya'nın Cucuta kentine gönderdiğini açıkladı.
 
Venezuela Gıda Bakanı Luis Medina Ramirez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kolombiya'nın Norte de Santander Bölgesi halkı ile dayanışma içinde olduğunu kaydetti.
 
Ordu, Maduro'nun talimatı doğrultusunda sınırı kapatırken, muhalefetin Kolombiya'nın Venezuela sınırındaki Cucuta kentinde bekletilen paketleri, 23 Şubat'ta ülkeye nasıl sokacağı belirsizliğini koruyor.
 
KIZILAY, KIZILHAÇ VE BM'DEN RET
 
"Yardım girişimi" sadece hükümet tarafından değil Kızılay, Kızılhaç ve BM tarafından da siyasi bir adım olarak görülüyor.
 
Uluslararası Kızılay-Kızılhaç Dernekleri Federasyonu (IFRC) Genel Başkanı Francesco Rocca, yaptığı açıklamada, bu kurumlar için yardım dağıtmada "tarafızlık" ilkesinin çok önemli olduğuna dikkati çekti. BM de girişimde yer almayı reddederek, tarafları gerilimi düşürmeye çağırdı.
 
'HEDEF MADURO'YU MAT ETMEK'
 
ABD basınına konuşan muhalif parlamenterlerden Juan Miguel Matheus, "öncelikli hedeflerinin Venezuela halkına yardım götürmek olduğunu ancak bu adımla Maduro'yu şah-mat etmek istediklerini" söyledi. Matheus, "Eğer yardım girerse, Maduro kontrolü kaybetmiş olarak görülecek. Eğer yardım girmezse de Maduro'nun sıkıntı çeken halkı umursamadığını göstermiş olacağız." diye konuştu.
 
ORDUNUN POZİSYONU BELİRLEYİCİ
 
"İnsani yardımın" ülkeye girişi, ordunun sınırı açıp açmayacağına bağlı. ABD'nin tüm tehditlerine rağmen Devlet Başkanı Maduro'ya sadık kalmayı sürdüren ordu, Guaido'yu tanımayı reddediyor.
 
Ordu, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptırım tehditlerine rağmen Maduro'ya "Kayıtsız şartsız sadık kalmaya devam edeceklerini" duyururken, Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, ABD'nin "kukla" bir yönetim kurmak için "Cesetlerini çiğnemesi gerektiğini" söyledi.
 
Trump, dün yaptığı konuşmada şu ana kadar Maduro'nun yanında duran Venezuela ordusunu tehdit ederek, "Kendi geleceklerini, hayatlarını ve Venezuela'nın geleceğini, Küba ordusu tarafından kontrol edilen ve korunan bir adam için riske atıyorlar. Eğer Maduro'yu desteklemeyi seçerseniz artık güvenli bir sığınak veya kolay bir çıkış bulamayacaksınız. Her şeyi kaybedeceksiniz." ifadesini kullanmıştı.
 
ORDUYA BASKI
 
Guaido, 23 Şubat'ta "insani yardımların" ülkeye girişine izin vermesi için orduya çağrıda bulundu. Guaido, sosyal medyada açıklama yaparak Venezuelalıların kışlalara gidip yardımların girişini talep edeceklerini kaydetti.
 
ABD'DEN ORDUYA YENİ TEHDİT
 
Orduya diğer bir çağrı da ABD'nin Güney Amerika Gücü (Southcom) Komutanı Amiral Craig Faller'dan geldi. Venezuela ordusuna "Doğru olanı yapın" diye seslenen Faller, "Bu mesaj Venezuela silahlı kuvvetleri için. Nihayetinde yaptıklarınızdan sorumlu olacaksınız." tehdidinde bulundu.
 
Baskılara rağmen Maduro'ya sadık kalmayı sürdüren ordu sınırı kapatırken, muhalefetin, Kolombiya'nın Venezuela sınırındaki Cucuta kentinde bekletilen paketleri, 23 Şubat'ta ülkeye nasıl sokacağı belirsizliğini koruyor.
 
"Yardım" girişinin engellenmesinin, ABD tarafından olası bir müdahale için kullanılabileceği iddia ediliyor.
 
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton da dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Venezuela ordusunun Kolombiya ve Brezilya sınırında "Barışçıl sivillere yönelik şiddete göz yumması veya bunu teşvik etmesinin unutulmayacağı" tehdidinde bulundu.
 
KOSTA RİKA ELÇİLİĞİ MUHALEFETİN KONTROLÜNE GEÇTİ
 
Venezuela'nın Kosta Rika'daki elçiliği, muhalefet tarafından atandığı belirtilen büyükelçinin kontrolüne geçerken, Dışişleri Bakanı Jorge Arreaza, "Bir grup yabancının hırsızlar gibi" binaya girdiğini belirtti.
 
Kendini geçici başkan ilan eden Juan Guadio tarafından büyükelçi olarak atandığı ifade edilen Maria Faria, dün sabah saatlerinde Kosta Rika'nın başkenti San Jose'deki Venezuela Büyükelçiliğine girdi.
 
Devlet Başkanı Nicolas Maduro tarafından atanan diplomatların görevden alındığını kaydeden Faria, Kosta Rika hükümeti tarafından da tanındıklarını iddia etti.
 
Venezuela Dışişleri Bakanı Jorge Arreaza ise bu duruma sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. "Bu sabah bir grup yabancı, hırsızlar gibi Venezuela'nın Kosta Rika'daki elçilik binasına girdi." diyen Arreaza, bu ülkenin hükümetinin Diplomatik İlişkiler Hakkındaki Viyana Sözleşmesi çerçevesinde tesisler ve personelin güvenliğini sağlaması gerektiğini vurguladı.
 
Guadio'yu geçici başkan olarak tanıyan ülkeler arasında yer alan Kosta Rika, 16 Şubat'ta Venezuelalı diplomatlardan 15 Aralık'a kadar ülkeyi terk etmelerini istemişti.