etkin haber

214

SİVEREK

Siverek'teki katliamın ayrıntıları açığa çıktı: "Ailem soykırıma uğradı"

Siverek'te AKP'li İzol aşiretinin gerçekleştirdiği katliamın ayrıntıları açığa çıktı. 6 kişinin öldürüldüğü katliamdan sağ çıkan bir kadın, yaşananları ayrıntılı bir şekilde anlattı ve "Sesime ses verin" dedi.

ETHA - Çarşamba - 19 Haziran 2019 - 09:45
Urfa'nın Siverek ilçesinde AKP’li Zülfikar İzol’un kardeşleri ve tetikçilerinin 6 kişiyi katlettiği olaya ilişkin ayrıntılar açığa çıktı.
 
15 Haziran Cumartesi günü öğlen saatlerinde Urfa’ya bağlı Siverek ilçesinin Çeltik Köyü’nde AKP'li Zülfikar İzol'un kardeşleri ve tetikçileri 4 kişiyi olay yerinde, 2 kişiyi de kaçarlarken katlettiler.
 
Genç bir kadın anne ile babasının katledilmesini ağlayarak kameraya kaydetti.
 
Genç kadın yaşananları https://twitter.com/sesimesesolun hesabından ayrıntılı olarak anlattı.
 
Katliama ilişkin görüntüleri de sosyal medyada paylaştı.
 
 
Genç kadının anlattıkları şöyle: 
 
"Her şeyi en başından anlatacağım, bilin… Bilin ki kadın başımıza nasıl bir haksızlıkla mücadele etmeye çalıştık yıllarca, 17 yıldır nasıl ayakta durmaya çalıştık. 2003 yılında bir gece ansızın amcam Mehmet Ali İzol kendi düğününde kına gecesinde katledildi, öldürttüler toprak davası için.
 
Bunu yapanlar kurban olarak babamı ve iki amcamı seçti, onlar öldürdü dediler. Olayın yaşandığı gece biz babamla beraber dedenim yasındaydık annemin babasının yasında başka bir köydeydik. İki amcam da amcamın oğlunu doktora götürmek için Mersin’e gitmişti. Otobüste amcamların cüzdanları çalınmıştı, karakol kayıtları mevcuttu, hastaneye gittiklerine dair kayıtlar mevcuttu ama bütün deliller ortadan kaldırıldı, yok edildi. Bunu yapan da öz amca oğullarıydı! Zülfikar İzol, eski şanlıurfa AKP milletvekili, o dönem elinde olan tüm gücünü yetkisini kullanarak tüm delilleri ortadan kaldırdı.
 
Zülfikar İzol babama, “Sen tüm tapularını benim üstüme ver, suçsuz olduğunuz ortaya çıkınca ben tüm tapularını sana geri vereceğim” deyip babamı kendine inandırdı. Aslında her şeyi planlamıştı ve tüm planı tıkır tıkır işliyordu.
 
Yetmedi, davamıza bakan tuttugumuz Avukat Ahmet Özçiçek’i parayla satın aldılar, hiçbir mahkemede savunma yapmamış, mahkemelere katılmamış, sürekli bizim aleyhimize hareket etmiş, biz bunun farkına varana kadar seneler geçti üstünden çünkü insan öz akrabasından bunu nasıl bekler?
 
Biz 17 yıl boyunca yalnız kalan ÜÇ KADIN, annem ve diğer iki amcamın eşi ve çocukları. Üçü de bu olay olduğunda çocukları yeni ilkokula başlamıştı. Ben daha ilkokul üçüncü sınıf öğrencisiydim. Hep beraber mücadele verdik ve şimdi üniversite mezunu gençler olduk.
 
17 sene boyunca çok zorluk çektik ama hiç yıkılmadık. Doğu’da üç kadının tek başına ayakta kalması ne demek, ne kadar zor olabilir, tahmin edebiliyorsunuzdur. Biz hiç bir zaman vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.
 
Zülfikar İzol ve kardeşleri Cihan İzol, Medeni İzol, Servet İzol, Bülent İzol, Cemal İzol bizi beraber yaşadığımız kendi köyümüzde sürekli tehdit, taciz ve zorbalıkla korkutmaya çalıştı. Bizi kendi topraklarımızdan, evimizden sürmek istediler. Boyun eğmedik. Yetmedi, doymadılar paraya, toprağa, ağalık sistemine doymadılar. Çünkü devlet ve kolluk güçleri sürekli onların arkalarındaydı; bizi tehdit ettiklerinde, jandarmayı çağırdığımızda jandarma ilk olarak onların evine gider, olayı kendi içlerinde hallederlerdi. Yanımızda hiç kimse yoktu devlet adına, adalet adına hiçbir şey yoktu.
 
Jandarma onların emrindeydi, sürekli görüşüp yemek veriyorlardı. Ama her şeyi plânlamışlardı. 14 Haziran 2019 günü jandarma bizim eve geldi ve sözde etrafa bakmak için, kimler var kimler yok diye öğrenmek istemiş, yeni atanan biriymiş gibi şeyler… Oysa hepsi planın bir parçasıymış .
 
15 haziran 2019 günü o lanet gün sabah erkenden, biz daha uyurken, kalleş bir planla dört araba, bir traktör ile, 10 kişiden fazlaydı, gelip ailemi taradılar ve bunu yapanlar eski şanlıurfa AKP milletvekili ZÜLFİKAR İZOL’un kardeşleri CİHAN İZOL, MEDENİ İZOL, CEMAL İZOL , BÜLENT İZOL ve Cihan İzol’un oğlu FERMAN İZOL tarafından ANNEM, BABAM, AMCAMIN EŞİ VE AMCAMIN OĞLU hepsini vahşice katlettiler evimizin önünde. Hiç acımadan, canice, taramalı tüfeklerle katlettiler.
 
Bu bir soykırımdır, sadece cinayet değil SOYKIRIM diyorum. Bakın bu hiçbir yerde yoktur. Bunca insanı savunmasızken katletmek hiçbir yerde yazmaz. İki anne, iki kadın evlatlarının her şeyi olan iki kadın öldürüldü. Bir baba ve bir oğul, daha 22 yaşında bir oğul, üniversitesini bitirmemiş bir oğul, dört can yitip gitti bizden. Dört can yitip gitti bu insanlar yüzünden.
 
Ama o kadar kolay olmayacak bunun üstünü örtbas etmek. Her şey bizim gözlerimizin önünde yaşandı ve biz bunu kaydettik. Hepsi kayıt altına alındı. Biz dört kişi, hepsini kendi ellerimizde telefonla kameraya aldık. Gözlerimizin önünde ölümlerini izleyip kaydetmek zorunda kaldık.
 
İki kuzenim de yaralı şu an. Kadın çocuk demeden kıydılar hepsine. Önlerine kim çıktıysa. “Biz zaten hepsini yok etmeye gitmiştik” demişler, bu yüzden diyorum, bu bir SOYKIRIMDIR.
 
Bu çok büyük bir acı. Ben herkes bunu bilsin, duysun istiyorum. Bunu tüm Türkiye bilmeli. Bunların nasıl insanlar olduğunu, nasıl bir ölüm planı hazırladıklarını bilmeli.
 
Bize yardım edin, sesimizi duyun. Biz altı kardeş annesiz babasız bırakıldık. En küçüğümüz henüz 9 yaşında.
 
Adalet istiyoruz. Bu ülkede hak hukuk adına bir örnek olsun bu cinayetlerin ortaya çıkarılması. Bizim hakkımız olan yani…"