etkin haber

173

ANKARA

Şule Çet davası: Hala deliller gizleniyor

Ankara'da Şule Çet'in bir plazadan atılarak katledilmesine ilişkin dava, 16 Ekim'e ertelendi. Çet ailesinin avukatları, Berk Akand’ın incelenmesi için mahkemeye sunduğu telefonun olay günü kullandığı telefon olmadığını belirterek, hala delilleri gizlediklerini söyledi.

- Çarşamba - 10 Temmuz 2019 - 14:05
Üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Şule Çet'in geçtiğimiz yıl Ankara'da bir plazanın 20'nci katından atılarak katledilmesine ilişkin davanın 3. duruşması Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
 
Duruşmaya Şule Çet'in ailesinin yanı sıra Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Genel Sözcüsü Deniz Aktaş, CHP Milletvekili Gamze Taşçıer, CHP Eski Milletvekili Aylin Nazlıaka, Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan, Şule Çet İçin Adalet Komisyonları üyeleri ve çok sayıda kadın katıldı.
 
Kadın örgütleri ve çok sayıda kadın, duruşma öncesi adliye önünde açıklama yaptı. Bir kez daha davanın takipçisi olacaklarını mesajını veren kadınlar, katillerin cezalandırılması için mücadele edeceklerini haykırdı. Şule Çet İçin Adalet Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, "Şule ilk değildi son da olmadı. Şule'den sonra kadınlar defalarda katliama uğradı. Bunlar sürekli örtbas edilmeye çalışılıyor" denildi.
 
SANIK YAKINLARINDAN AKP’Lİ VEKİLE DAVA ÖZETİ
 
Duruşma salonuna ilk olarak sanık yakınları sonrasında ise Çet'in ailesi alındı. Sanıkların yakınlarından bir kişi AKP Ankara Milletvekili Arife Polat Düzgün'e "Davanın özetini içeriyor vekilim" diyerek bir dosya teslim etmesi dikkat çekti. Dosyayı alan AKP'li Düzgün davanın özetini inceledi.
 
Duruşmada sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand hazır bulundu. 
 
'VAJİNADA DNA TESPİT ETTİM'
 
Duruşmada ilk olarak Mersin Üniversitesi görevli ve daha önce uzman mütalaası hazırlayan Prof. Dr. Hakan Kar, ifade verdi.
 
Otopsi bulgularını ölü muayene belgelerini inceleme yaprak raporu hazırladıklarını söyleyen Kar, "Tespit ettiğim sonuçlara göre maktulün anal bölgesinde ekimoz, sıyrık tespit ettim. Anal bölgesinde erkek prostat sıvısı ve tükürük tespit ettim. Vajinal bölgede bir erkeğe ait DNA olduğunu tespit ettim" dedi.
 
Hakimin, "Erkek DNA'sı ne kadar canlı kalır?" sorusuna ise Kar, "DNA'sı kısa sürede geçmez. Anal bölgede tespit edilen prostat sıvısı yeni ilişki göstergesidir" yanıtını verdi.
 
'TOKALAŞMA İLE DNA GEÇMEZ'
 
Mudahil vekili Onur Tatar, Şule'nin tırnak altından tespit edilen Berk Akand'ın DNA'sının iddia edildiği gibi tokalaşma ile geçip geçemeyeceğini sorduğunda ise Kar "Tokalaşma ile tırnak altına DNA geçmez. Tırmalama ile tırnak altına doku geçer" yanıtını verdi.
 
'DNA GEÇMESİ İÇİN YARALANMASINA GEREK YOK'
 
Sanık Berk Akand avukatı Paşa Büyükkayaer, "Olaydan hemen sonra alınan hastane raporunda Berk Akand'da darp ve iz yok. Benim müvekkilim yarın bir şey derlerse diye Çağatay Aksu'nun kolundaki çiziğin fotoğrafını çekiyor. Bir boğuşma oluyor ama benim müvekkilimin başından aşağıya hiçbir şey yok" dedi.
 
Uzman Kar ise sanık avukatına "Tırnak altına DNA geçmesi için kişide yaralanma olması gerekmiyor. Deri bütünlüğü bozulmadan da tırnak altına doku geçebilir."
 
TANIKLAR DİNLENDİ
 
Ardından Şule'nin okul arkadaşı Zehra tanık olarak dinlendi. Şule ile 4 yıldır okul arkadaşı olduğunu belirten arkadaşı, şunları söyledi: "Babasının rahatsızlığından dolayı okula devam etmedi. Daha sonra Çağatay'ın yanında çalıştı ama sonra çıktı. İçeride parası vardı onu almaya gitti. Şule'nin doğum gününü kutlayacaktık bir gün sonra. Şule'nin yükseklik korkusu vardı, atlayamazdı oradan. Psikolojik sorunu yoktu. Çağatay'ın ona karşı bir şeyler hissettiğini söyledi olaydan 3-4 ay önce, bana biraz samimi davranıyor demişti. Olayın ilk gününden beri olayı biliyorum. Olaydan bir hafta önce gördüm en son çok iyiydi."
 
Sanık Berk Akand'ın çocukluk arkadaşı Gözde de tanık olarak ifade verdi. Gözde, şunları ifade etti: "Berkin çocukluk arkadaşıyım. Olay günü buluşacaktık, bana gelecekti ama Çağatay istememiş gelmesini. Beni çağırdılar ama ben yorgun olduğum için gitmedim. Daha sonra ben 3.5 gibi aradım sonra uyudum. Ondan sonra beni olaydan birkaç gün aradı ve whatsqap konuşmalarını istedi. Ben berki uzun zamandır beri tanıyorum."
 
Çet ailesinin avukatı Onur Tatar, "Şule'nin transkripti istendi geçmişi için ama Çağatay'ın adli sicil geçmişinde uyuşturucu, trafik cezaları ve dolandırıcılık var" dedi.
 
Av. Ferhat Gebeş, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan düşme dinamiği ve mekaniğine dair 3D raporunu sundu ve Şule'nin düşme anını online canlandırma ile gösterdi. Buna göre sanıkların anlatımının doğru olmadığına işaret eden Gebeş, ayrıca fotoğrafta Şule'nin kazağının içe doğru kıvrıldığının görüldüğünü, bunun da kazağın atılmadan önce giydirildiğini gösterdiğini söyledi.
 
Ardından söz alan sanık Çağatay Aksu, yine hakkında senaryo yazıldığını savunarak, "Çürütülmesi çok kolay bir senaryo, yeni senaryo için başarılar" dedi. Sanık Aksu'nun bu alaycı ifadesi salonda büyük tepkiye neden oldu.
 
Avukatı Levent Ekmen, Aksu'nun hiçbir şeyi inkar etmediğini belirterek, "Şule'nin ayak bileğini tuttuğu otopsi raporlarında da açıkça görülüyor. Çocuk Şule'yi tutmak için bayağı uğraşmış. Şule'nin avuç içinde bulunan saç örnekleri de kendi saçını çektiğini gösteriyor. Bizim anlatımımızda bir tane çelişki yok" iddiasında bulundu. Delillerin karartıldığı, ortalığın silindiği yönündeki raporlarda yer alan tespitleri hiçe sayan Avukat Ekmen, kendilerinin sundukları fotoğraflarda böyle bir şeyin olmadığını savundu.
 
SANIK OLAY GÜNÜ KULLANDIĞI TELEFONU SUNMADI
 
Av. Umur Yıldırım, Berk Akand'ın incelenmesi için mahkemeye sunduğu telefonun olay günü kullandığı telefon olmadığını belirterek, hala delilleri gizlediklerini söyledi. Yıldırım, "Şule'nin 2006'dan itibaren 200 hastanede kaydı var ve yalnızca birisi ayakta psiko tedavi. Artık bu psikoloji tartışmasının sonlanmasını istiyorum" dedi.
 
Yıldırım'ın "Çağatay Aksu ‘kızına sahip çıksaydın' diyen birisi ve bu bir itiraf niteliğindedir. Dışarıdaki kadınların can ve mal güvenliği için sanıkların tutukluluğunun devamını istiyoruz" sözleri salonda büyük alkış aldı. 
 
Sanık avukatları, mahkemeye sunulan özel bilirkişi raporlarına itiraz etti, "raporların avukatların isteğine göre hazırlandığı" sözleri salonda tepkilere neden oldu. Kocaeli Baro Başkanı Bahar Gültekin Candemir, Antalya Baro Başkanı Polat Balkan, Düzce Baro Başkanı Azade Ak müdahillik talebinde bulundu. Ancak bu talep reddedildi.
 
Sanık avukatı İskender Fatih Balkış'ın "Şule Çet'in olay gecesi plazaya gittiğini sevgilisine söylemediği" yönündeki ifadesi salonda yoğun tepki çekti. Çet ailesinin avukatları da bu ifadeye itiraz etti. Salondaki kadınlar Balkış'a "cübbeni çıkar" diye tepki gösterdi.
 
DURUŞMA ERTELENDİ
 
Mahkeme heyeti, Şule Çet'in psikolojik durumuna ilişkin raporun hazırlanması, videoların yeniden dudak okuma uzmanına verilerek çözümlenmesi, sanıklar ve Şule'ye ait telefon kayıtlarının çözümü ve olay yerindeki DNA tespitine elverişli biyolojik lekelerin bulunup bulunmadığının incelenmesi için duruşmayı 16 Ekim'e erteledi.
 
Sanıklar duruşma salonundan çıkarılırken tüm salon 'katiller' diye bağırdı. Mahkemeyi izleyenler 'Şule için adalet istiyoruz' sloganı attı. Sanıkların aileleri ile izleyiciler arasında sözlü tartışma yaşandı.