etkin haber

189

URFA

Suruç katliamı davası: Hülya Bali mahkeme huzurunda dinlenecek

Urfa'nın Hilvan ilçesinde görülen Suruç katliamı davasının 8. duruşmasında mahkeme heyeti, Hülya Bali'nin mahkeme huzurunda dinlenmesini kabul ederek, duruşmayı 9 Mayıs 2019 tarihine erteledi.

- Salı - 12 Şubat 2019 - 14:56
33 devrimcinin öldürüldüğü Suruç katliamı davasının 8. duruşması, Hilvan T Tipi Hapishanesi Kampüsü duruşma salonu Urfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
 
Duruşmayı İsviçre'den gözlemci olarak gelen Annick Marmy, Fransa NPA Üyesi Emialona Ruiz, HDP Urfa Milletvekilleri Ayşe Sürücü, Ömer Öcalan ve Nusrettin Maçin, HDP MYK Üyesi Emine Kaya, ESP MYK Üyesi Deniz Aktaş, SGDF MYK Üyesi Beren Atıcı izledi.
 
Duruşmaya tutuklu tek sanık Yakup Şahin mahkemede hazır bulunmazken SEGBİS ile bağlandı.
 
ÖZKAN: SONUNA KADAR BU DAVANIN TAKİPÇİSİYİM
 
Katliamda hayatını kaybeden Ugur Özkan'ın babası Mehmet Özkan, oğlunu kaybettiğinden beri üzüntüden dolayı birçok hastalığa sahip olduğunu belirtti. Özkan, sanık Yakup Şahin'e "Bu katliamı ne için yaptırdılar. Sözde İslam adına yapıyorlar ama hangi İslam'da bu var? Neye güvenerek üstlendin bu katliamı?" diye sorarak, katliamı tek başına yaptığına inanmadığını vurguladı. Dava dosyasında bir seneye yakın gizlilik kararı olduğunu anımsatan Özkan, sanık Şahin'e dönerek şunları söyledi: "Bu insanı ikna edip bu katliamı yaptırdılar. Tek suçlu Yakup Şahin mi? Sen hapishaneden muhakkak çıkacaksın biz bunu biliyoruz. Seni tehdit etmiyoruz. Bizim derdimiz o olsaydı senin gibi olurduk. Seni bitirecekler. Niye şimdi gerçeği söylemiyorsun? Sonuna kadar bu davanın takipçisiyim."
 
YURTGÜL: ADALET İSTİYORUM
 
Hayatını kaybeden Murat Yurtgül'ün babası Nimet Yurtgül, sonuna kadar bu davanın takipçisi olduğunu vurguladı, "10 sene de geçse, 20 sene de geçse bu davanın peşini bırakmayacağım, adalet istiyorum" dedi.
 
AKYÜREK: 33 KİŞİNİN KATİLİ ADALET KARŞISINDA DEĞİL
 
Nazlı Akyürek'in amcası Mahmut Akyürek, "33 kişinin katilleri adalet karşısında değil" diyerek geçen duruşma tanık olarak dinlenen Abdullah Ömer Aslan'ın tanık değil sanık olması gerektiğini vurguladı. Suruç katliamında görevini suistimal eden kamu görevlilerinin yargılanması gerektiğini ifade eden Akyürek, davadan vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi.
 
Katliamda yaralanan Yasin Can, sözlerine hayatını kaybedenleri anarak başladı, "Biz bu katliamın mağdurları olarak eğer devlet yaptıysa bize söyleyin ya da devlet yapmasadıysa da katilleri yargılasın. Şu toplumdaki kanayan adalet yarası da dinsin" diye konuştu.
 
Hayatını kaybeden Ezgi Sadet'in babası Ali Sadet ise şunları söyledi: "8. kez buradayız, sabırla dinliyoruz. Umudum yok adalete ilişkin. Boş sanık sandalyeleri sanık olması gereken tanıklar... Hava, su gibi lazım adalet. Bu şartlarda bu salonda adalet çıkmayacak, bizlerle dalga geçen tanıklar. Adalet önüne çıkarılmayan yargılamayan sanıklar. Ama yine de sonuna kadar mücadele edeceğiz."
 
SULTAN YILDIZ'DAN MAHKEMEYE ÜÇ SORU
 
Hayatını kaybeden Cemil Yıldız'ın eşi Sultan Yıldız, şimdiye kadar ki mahkemelerde hiçbir sonuca varamadıklarını söyledi, heyete şu üç sorunun cevabını vermesini istedi:
-Bu insanlar neden katledildi?
- Patlamanın ardından neden gaz bombası atıldı?
- Neden yaralıları taşıyan ambulansların önüne geçildi. Güvenlik kuvvetleri neredeydi bu katliam planlanırken? 
 
Hayatını kaybeden İsmet Şeker'in kızı Dilek Şeker, şunları ifade etti:
"Adaleti yerine getireceğine inanmak istiyorum. Babamın kanı için 7 aylık bebeğimi komşuya bırakıp geldim. Sen 33 kişiyi katlettin, ben onun da buraya gelmesini istiyorum. Ben ellerimle yolladım babamı. Bu katilin buraya gelmesini istiyorum. Zoruma gidiyor bu katilin buraya gelmemesi, öfkemiz o kadar yüksek ki anlatamıyoruz."
 
Murat Yurtgül'ün annesi Şemsi Yurtgül ise "Ben bu dünyada hakkımı almazsam öbür dünyada alacağım. Biz karıncayı bile incittiğimizde uyuyamıyoruz, sen nasıl uyuyorsun, sen nasıl bir canavarsın" dedi. Sanık Şahin anne Yurtgül'ün sözleri üzerine sinirlenerek provokatif sözler kullandı.
 
'ADALETE DAİR HERHANGİ BİR ŞEY YAPMAYACAKSANIZ O KOLTUĞA OTURMAYIN'
 
Katliamda yaralanan Çağla Seven, "Katliam sözcüğü bu salonda hiçbir şey ifade etmiyor. Bu olay sadece 33 kişiyi değil, tüm toplumu ilgilendiriyor, tüm toplum adalet bekliyor. Bu yargılama sırasında bir annemiz kalp krizi geçirerek öldü. Bu insanların çocukları poşetlerle teslim edildi. Yakup Şahin'in tek başına yapamayacağını biliyoruz. Her duruşma geliyoruz daha da yaralanarak gidiyoruz. Adalete dair herhangi bir şey yapmayacaksınız o koltuğa oturmayın. Toplumun her kesimini etkileyen bir katliamda sanık sandalyesi bomboş. Biz adalet dilenmiyoruz. Sizin görmeye bile tahammül edemediğiniz görüntüleri yaşadık biz. Nasıl bir yükün altında olduğunuzun farkında mısınız?" şeklinde konuştu.
 
Avukat Sevda Çelik, geçen celse de tanık olarak dinlenen Hülya Bali ve Abdullah Ömer Aslan'ın daha ayrıntılı dinlenmesini talep etti, "Aslan'ın kime görev ve yetki verdiğini öğrenmek ve kullandığı motor ile ilgili hırsızlık olarak geçen dosyayı istiyoruz. Hülya Bali'yi sınırdan kim getirdi, ona ilişkin soruşturma evrakını istiyoruz. Ancak Hülya Bali ve diğer aranan sanık İlhami Bali ile uzun süre beraber geçirdiğini ifade etti. Bu da İlhami Bali'nin bağlantılarını bulmada kolaylaştırıcı sağlayacak. Kamu vicdanının tatminini için dosyadaki usulsüzlükler giderilmeli" diye kaydetti.
 
Avukat Sezin Uçar ise şunları ifade etti: "Katliamın üzerinden 43 ay geçti, bugüne kadar yargılamaya dair eleştirileri aileler ve tanıklar yaptı. 7 duruşmadır maddi gerçeğe ulaşma çabası neredeyse yok. Taleplerimizin çok çok azı sizin tarafınızdan karşılık gördü, sınırlı olan yargılama daha da sınırlandı. Bu yargılamanın şekilsel bir yargılamadan çıkarılmasını istiyoruz. Böylesi büyük bir katliamın faillerinin iddianamedeki sanıklar olmadığını biliyoruz. 2 tane tanık dinlendi. Ayrıntılı bir tetkik istedik tanıklar verdiğini ifadelere göre. Aslan'a ilişkin tatbikat yapılmasını ve tarafımıza verilmesini istedik ama olmadı. Tanık olarak dinlenen Aslan'ın şüpheli olduğunu siz de farkındaydınız ve ona göre sorgulama yaptınız. Ayrıntılı bir suç duyurusunda henüz bulamadık ama geçen celse de ifadelerine göre sanık olacağını çok belliydi. Suruç halkı motorla gelen Abdullah Aslan'ı yakalıyor polise veriyor ama polis bu kişiyi serbest bırakıyor. Urfa emniyet müdürlüğü de incelenmeli. Abdullah Aslan ile ilgili Suruç emniyet müdürlüğü ne işlem yapmış? İşlemdeki imzası olan polisler de dinlenmeli. Tüm katliam faillerinin diğer yargılanan polislerle birlikte olmalı. Suruç Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanan kolluk kuvvetleri ile bu dosya birleştirilmeli. Ayrıca Aslan bir kolluğa vekalet verdiğini söylüyor, bu kolluk görevlisinin kim olduğu araştırılmalı."
 
Urfa Baro Başkanı Avukat Abdullah Öncel, sanığın SEGBİS ile katılmasının adil yargılanmanın ihlali olduğunu vurguladı, Şahin'in ve Bali'nin duruşmada hazır edilmesini talep etti.
 
Avukat Nurşin Yüksel Ekinci, "Biz dünyaya dehşet saçan bir örgüt ile karşı karşıyayız, eğer Suruç aydınlatılsaydı, Ankara olmayacaktı, Paris katliamı olmayacaktı. Bunun sorumluluğu ile hareket etmeli mahkemeniz. Daha büyük katliamlarla karşılaşmamak için bu katliam aydınlatılmalı. Bu suçlar şahsi suçlar olamaz" diye belirtti.
 
Sanık Şahin ise avukatları suçlayarak, "Bu avukatlar aileleri bana kışkırtmasın" diyerek hiçbir şey bilmediğini iddia etti.
 
DURUŞMA 9 MAYIS'A ERTELENDİ
 
Mahkeme Heyeti, avukatların sadece Hülya Bali'nin mahkeme huzurunda dinlenmesini kabul ederek diğer tüm talepleri reddetti. Duruşmayı 9 Mayıs 2019 tarihine ertelendi.
 
DURUŞMA SONRASI AÇIKLAMAYA JANDARMA ENGELİ
 
Duruşma sonrası yapılmak istenen açıklamaya jandarma izin vermedi.