etkin haber

906

İSTANBUL

'Suruç şehidi kadınların mücadelesini büyüteceğiz'

SKM, Suruç katliamının 4. yılı dolayısıyla Suruç'ta yaşamını yitiren kadınları andı. Katledilen kadınların erkek egemenliğine karşı büyük mücadeleler verdiği vurgulanan anmada, "Anılarını yaşatıp, mücadelelerini büyüteceğiz" denildi.

- Cumartesi - 27 Temmuz 2019 - 19:26
Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Suruç katliamının 4. yıldönümü dolayısıyla Suruç'ta şehit düşen kadınları andı. BEKSAV'da yapılan anma saygı duruşu ile başladı, ardından sinevizyon gösterimi yapıldı.
 
'KADIN DEVRİMİNE DOKUNMAK İÇİN GİTTİLER' 
 
SKM Genel Sözcüsü Hatice Deniz Aktaş, Suruç şehidi kadınların her yaştan, her inançtan, ulustan olduğunu belirterek şunları söyledi: "Büşra cins bilincini kuşandıkça toplumsal cinsiyet rolleriyle daha fazla mücadele ediyordu; hayat mücadelesini tırnaklarıyla var eden Duygu onların arasındaydı; Ferdane Çerkes bir kadın olarak annelik rollerini kuşanan değil, çocuklarının sosyalist kimliğini sahiplenen ve onlarla birlikte yürüyendi; Hatice Ezgi Rojava Kadın Devrimi'ni savunmak için gitmişti; Nazegül, 'herkesin yapabileceği bir şey var' diyerek gitti; Ece özsavunmayı pratiğe geçirmişti; Nazlı üniversite yıllarında kazandığı kadın özgürlük mücadelesi için oradaydı; Nuray Türk emekçi bir aileden gelmesine rağmen oradaydı; Polen çözüm odaklıydı. Hepsini orada buluşturan bir kadın devrimine dokunmaktı. Aynı zamanda kendi devrimlerini yapmak, oradan öğrenmek için gitmek istediler."
 
Suruç'ta şehit düşen kadınların mücadelesini büyüteceklerini vurgulayan Aktaş, "Bugün IŞİD'i yargılıyor kadınlar, oradaki kadınlar 33'lerin hesabını soruyorlar" dedi, tüm Suruç şehitlerini andı.
 
'BAŞKA BİR CÜRETLERİ VARDI'
 
Özgür Genç Kadın (ÖGK) Merkezi Koordinasyon Üyesi Özge Doğan, 4 yıldır aynı öfkeyi hissettiklerini ama inançlarının da büyüdüğünü vurguladı. Doğan, "Hepsinin hayatları başka anlar vardı. Ama bir devrime dokunmak, devrimi tanımak istiyorlardı. Onlarda başka bir cüret, başka bir inanç, kararlılık vardı. Onların bu inançlarını cüretlerini selamlıyorum. Anıları yollarımızı aydınlatıyor" dedi. 
 
'KADINLARIN MÜCADELESİNDEN KORKTULAR'
 
Devrimci Partili Kadınlar adına söz alan Gamze Taşçı, şunları söyledi: "Onları verdikleri kadın mücadelesinden tanıdık. Kadınların bedenini toprakla eş gören IŞİD çeteleri onlarca kadını katletti. Çeteler, kadınların mücadelesinden korktular, kadın mücadelesinin nasıl iktidarlarını alaşağı ettiklerini Rojava'da gördüler. IŞİD ve AKP bugün en çok kadınlardan korkuyor. IŞİD üzerinden kadınlara en çok saldıran AKP'ydi. Nasıl IŞİD'i Rojava'da yendiyse kadınlar, bugün onun ortağı AKP'yi buradan devireceğiz. Bu mücadelenin öznesi olarak kadınlarla mücadeleyi büyüteceğiz." 
 
'BÜYÜK BEDELLERDEN GÜÇLENDİK'
 
Halkevci Kadınlar'dan Rüya Kurtuluş, Suruç şehidi Ece Dinç ile daha önce Suruç'a sınır nöbetlerine gittiklerinde tanıştıklarını belirterek, "Muazzam genç, dinamikti. Hep beraber bu dönem katliamlar atlattık, büyük bedeller ödedik, ciddi mücadeleler verdik. Ama güçlenerek çıktık. Bu karanlık, bu faşizm giderek zayıflıyor. Bunda mücadele eden kadınların büyük emeği var. Bu karanlığın yok olacağını artık görüyoruz. Yarattığımız değerler tüm toplumu değiştirecek. Rojava bir kadın devrimi, kadınların yıllardır verdiği mücadeleyi aktardığı bir yer Rojava" dedi.
 
'ONLARLA YÜRÜMEDİGİMİZ 8 MART'LARIN HESABINI SORMALIYIZ'
 
İlerici Kadın Meclisleri adına konuşan Nazlı Eda, Suruç'un ardından hiç kimse için hiç bir şeyin aynı olmadığını vurguladı. Eda, şöyle devam etti: "Birlikte yürüdüğü mücadele arkadaşlarımızın öldürüldüğü gerçeği ile yüzleşmek hiç kolay olmadı. Onlarla birlikte yürümediğimiz bir 8 Mart daha geçirdik, bunun hesabını sormalıyız. Onları saygı ile anıyoruz"
 
'KENDiME AiT BiR ODA YARATMAYA ÇALıŞıYORUZ'
 
Şule Çet İçin Adalet Komisyonları adına söz alan Ayşenur Cengiz, onların mücadelesinin kendilerinin yolunu aydınlattıklarını kaydetti, "Öldürmeyen acı güçlendirir. Biz yıllardır kendimize ait oda yaratmaya çalışıyoruz. Suruç şehitleri saygıyla anıyorum, onların gösterdiği bu yolda asla yılmayacağız" şeklinde konuştu. 
 
'ONLARı KORKMAYARAK ANARIZ'
 
Suruç tanıdığı Havva Cuştan ise şu sözleri söyledi: "O kadınların Rojava kadın devrimine ilgisi sadece SGDF'nin kampanyasıyla olmadı. Ezgi, Polen, Ece Kobaneli kadınların acısını en başından itaberan hissetti. Orada devrimin bir parçası olup burada mücadelemizde bunu kazanıma taşımayı istiyorduk. Hepsinin bir toplumsal kadınlık rolleri vardı ama buna teslim olmuyorlardı. Korkusuz değillerdi ama bu korkularına teslim olmuyorlardı. Polen, 'biz bu topraklarda normal ölmeyiz' demişti. Öyle de oldu. Erkek egemenliğine karşı öfkelerinden, kararlılıklarından dolayı katledildiler. Bugün onların mücadelesini her yerde görüyoruz. Onları, korkumuza teslim olmayarak yaşatırız."  
 
'YAN YANA GELMEYİ ÖĞRENDİK'
 
TJA adına konuşan Pınar Kandal, "Bu mücadelede hep yan yanaydık. Rojava'da da, Suruç'ta da, Ankara'da da yan yanaydık... Savaş önce kadınları vuruluyor. Bizler de acılarla savaşarak öğrendik. Yan yana olmayı daha fazla öğrendik, büyütmeyi kendimize görev biçtik. Halklarımıza ve devrimcilerimize bu mücadeleyi armağan edeceğiz" dedi. 
 
'ÜZGÜNÜZ AMA ONLAR IŞIK OLDULAR'
 
Özsavunmasını gerçekleştiren Name Öztürk ise şunları dile getirdi: "Onları birebir tanımak çok önemli değil, önemli olan kadın dayanışmasının içinde olmak. Benim hayatımda da kadın dayanışmasıyla tanışmak büyük şanstı. Kadın dayanışmasıyla ilerleyeceğim. Üzgünüz ama onlar ışık oldular, her birimiz için bir yol, bir yoldaş oldular. Onları unutmayacağız."
 
Konuşmaların ardından, BEKSAV bünyesinde çalışma yapan Sarya Müzik Topluluğu Suruç'ta şehit düşan kadınların anısına ezgiler söyledi.