etkin haber

244

SİİRT

Temelli: Kürt sorununu çözmeden hiçbir şeyi çözemezsiniz

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temeli, Siirt Belediyesi'nde konuştu. Temelli, ülkedeki tüm sorunların Kürt sorununda kilitlendiğini belirterek Kürt sorununu çözmeden ülkede hiçbir sorunun çözülemeyeceğini söyledi.

ETHA - Cumartesi - 8 Haziran 2019 - 14:17
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temeli, milletvekilleri ve parti yöneticilerinden oluşan HDP heyeti ile Siirt ve ilçelerinde bayramlaşma ziyaretinde buldu. HDP İl Örgütü'nü ziyaret eden Temelli ve beraberindeki heyet daha sonra Siirt Belediyesi'ne geçti. 
 
Siirt Belediyesi'nde konuşan Temelli, belediyenin kayyumdan geri alınmasına değinerek "Kayyımlarla yönetmek tekçi anlayışın, halklara dayatılmasıydı. Bu dayatmayı kırmanın en önemli tarihiydi 31 Mart" dedi. 
 
HDP'nin mutlak tecridi kabul etmediğini belirten Temelli, "Önce dedik 'tecridi kıracağız', evet mutlak tecridi kırdık. Şimdi de faşizmi yıkacağız. Bu ülke bütün çoğulculuğu ve farklılıkları ile demokrasiyi fazlasıyla hak ediyor. Bunun önündeki engelleri kaldırmak da hepimizin sorumluluğudur. Türkiye henüz tecrit cenderesinden, faşizmin kurumsallaşma tehlikesinden kurtulmuş değildir" diye konuştu.
 
'SAVAŞI DURDURMANIN YOLU ONURLU BARIŞTIR'
 
"Açlık grevlerinde de beyaz tülbentleri ile yollara düştüler. Anneler vicdanlarıyla seslendiler, 'evlatlarımız ölmesin ne Türk ne Kürt annelerinin evlatları ölmesin' dediler. Ama savaş politikaları evlatlarımızı bizden koparmayı sürdürüyor, buna son vermenin yolu onurlu bir barıştan, demokratik siyasetten ve demokratik çözüm ve demokratik müzakereden geçiyor" diyen Temelli, Kürt sorununu çözmeden ülkede  hiçbir sorunun çözülemeyeceğini belirtti. 
 
Ekonomik kriz ve işsizlik nedeniyle yaşamına son veren işçi ve emekçileri hatırlatan Temelli, "Yönetemiyorlar, bir yönetememe krizi var. Yönetemedikleri için de ülkede baskı ve şiddeti artırıyorlar. Bu yetmiyor ülkede savaş politikalarını sürdürüyorlar" dedi. 
 
Bitlis ve Tatvan'da Kürtçe tabelaların indirilmesini hatırlatan Temelli, "Bu halkın dilini yok sayacak kadar siyaseten tükenmiş sözde belediye başkanları var. Onlar Ankara'dan atandı. Onların hiçbir meşruiyetleri yoktur, meşruiyetleri olmadığı için de mezarlığın girişindeki tabelayı indirecek kadar kendilerini kaybetmişler" diye aktardı. 
 
HDP'nin bir önceki dönem eş başkanları Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve seçilmişlerin tutuklu olduğuna dikkat çeken Temelli, "Türkiye'de yaşayan onbinlerce, yüzbinlerce insanın yaşadığı mağduriyet son bulsun diye, hakikat mücadelemizi mutlaka adaletle buluşturacağız. İşte bu barış ve demokrasi mücadelesidir. Bütün bunlar için Kürt meselesinin çözümünde sahici adımların atılmasının zamanın gelmiştir. 2013'te yarım bıraktığımız işi şimdi gerçek muhatapları ile toplumla buluşturmak zorundayız" diye ifade etti.
 
'İMRALI'DAN YÜKSELEN SESE KULAK VERİN'
 
İmralı'dan yükselen demokratik siyaset, demokratik müzakere, demokratik çözüm, onurlu barış kavramlarının önemli olduğunun altını çizen Temelli'nin konuşmasının başlıkları şöyle:
 
"Bu kavramlar topluma bir çağrıdır. Bu çağrı 2013 yılında da yapıldığında toplumun ortaya koyduğu refleksleri yeniden hatırlayalım. Şimdi yeniden bu reflekslerin ortaya çıkmasının zamanıdır. Toplum bu çağrıya kulak vermelidir, herkes Öcalan ile konuşmalıdır, eleştiri yapabilirsiniz, ama konuşun" 
 
'YENİ BİR ANAYASA İHTİYAÇTIR'
 
"Demokratik cumhuriyet, yerel demokrasinin güçlendiği, yerelin vesayetten kurtulduğu, merkezi yönetimin olabildiğince demokratikleştirildiği bir sisteme ihtiyaç duyar. Bunun da çalışmalarına bir an önce başlamak gerekir. Meclis ve tüm toplumsal dinamikler inisiyatif almalıdır. Bir anayasa iradesi ortaya konulmulıdır. 12 Eylül'ün yamalı bohça haline gelmiş anayasası ile yol almak mümkün değildir. Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi gibi uyduruk bir sistemle yol almak mümkün değildir. Çoğulcu, laik, demokratik bir cumhuriyet için, eşit yurttaşlık için, yeni bir anayasa için harekete geçmeliyiz."
 
"Yargı reformu konusunda samimiyseniz mesele bir an önce Meclis'e gelmeli, öyle strateji belgesi, eylem planları gibi zaman kaybederek değil, yasalarda değişiklikler yaparak, Türkiye'nin önündeki TMK'yı ortadan kaldırarak adım atabiliriz. Halkın siyasete katılmasını engelleyen tüm engellerden kurtulmalıyız. İfade özgürlüğü, seçme seçilme hakkı önündeki engellerden kurtulmalıyız."