etkin haber

197

ANKARA

TTB 70. Büyük Kongresi: Halkın sağlığına sahip çıkmaya devam edeceğiz

TTB 70'inci Büyük Kongresi'nde konuşan Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, haklarında verilen cezaya dikkat çekerek, "Yaşamdan ve yaşatmaktan yana olan biz hekimler, ağacımıza, toprağımıza, ormanlarımıza, kentimize, mesleğimize ve halkın sağlığına sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi.

- Cumartesi - 22 Haziran 2019 - 14:19
Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB), "Tababet İçin Adalet" temalı 70'inci Büyük Kongresi, Devlet Su İşleri Konferans Salonu'nda başladı. Kongreye, 65 Tabip Odası'ndan gelen delegelerin yanı sıra, HDP Mardin Milletvekili Prof. Dr. Mithat Sancar, CHP milletvekilleri Selin Sayek Böke, Dr. Servet Ünsal, Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, TTB Merkez Yürütme Konsey üyeleri, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, KESK Eşbaşkanı Aysun Gezen ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.
 
'SAVAŞ BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR'
 
Kongrenin açılış konuşmasını yapan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, "Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur" açıklamasını yaptıkları için hapis cezası alan 2016-2018 dönemi TTB Merkez Konseyi üyelerinin isimlerini okuyarak konuşmasına başladı. Türkiye tarihinin en büyük ve en önemli krizlerinden birini yaşandığını ifade eden Adıyaman, "Enflasyon, pahalılık, döviz artışı, işsizlik gibi parametreler üzerinden görünürlük kazanan kriz, aslında sadece ekonomik değil, siyasal, sosyal, kültürel krizlere, daha doğrusu toplumsal bir krize dönüşmüş durumda. Doğal olarak sağlık ortamı ve biz hekimler de bu kriz ortamından etkileniyoruz. Mesleğimizi her açıdan kırılgan bir iklimde yaşama geçirmeye çalışıyoruz" dedi.
 
'SONUÇ ALICI HİÇBİR ADIM ATMAYAN BİR İKTİDAR VAR'
 
"Sağlıkta şiddetin ölümcül haliyle baş etmekte zorlanan bizler ve anlamlı, sonuç alıcı hiçbir adım atmayan bir iktidar ve Sağlık Bakanlığı var" diyen Adıyaman, "Bilimi aklı dışlayan, hurafelere ve dine dayalı bilgileri günlük sağlık uygulamalarına taşıyan; hacamattan, sülüğe, kürtaj karşıtlığından, aşı düşmanlığına kadar sağlık hizmetinin her alanında dinsel gericiliği hakim kılma çabası var" diye vurguladı.
 
'BÖYLE BİR CEZA ÖRNEĞİ YOK'
 
Türkiye'de diğer alanlarda olduğu gibi sağlık ve hekimlik ortamındaki tüm olumsuz gelişmelere ses çıkaran, itiraz edenlere karşı pervasızca kullanılan polis şiddeti ve hukukun en temel kurallarını, teamüllerini ve içtihatlarını yok sayan iktidar yandaşı bir yargı sisteminin olduğunu belirten Adıyaman, sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün burada açılış konuşmasını, TTB adına yaptığı basın açıklamalarından dolayı 20 ay hapis cezasına çarptırılmış bir TTB başkanı olarak yapıyorum. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında, ne onar yıllık darbe dönemlerinde hekim örgütleri, meslek kuruluşları için böyle bir cezalandırma örneğine rastlanmıyor. Sonuç ne olursa olsun bizler, ne yaptığımız açıklamaların suç ne de TTB Merkez Konseyi'nin utanılacak bir şey yaptığını düşünmüyoruz. Yaptığımız açıklamalarla da, aldığımız tutumlarla da TTB'nin on yıllardır yaptığı bütün açıklama ve tutumlarla olduğu gibi sadece gurur duyuyoruz. İşte bu nedenle, iyi hekimlik yapabilmek için, Tababeti tüm değerleri ile yaşama geçirebilmek için adalete her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bu ihtiyaç ülkemizdeki hekimlere gelecekte ülkemizde sağlık hizmetini sürdürecek genç meslektaşlarımıza iyi hekimlik değerlerini taşıyabilmemiz için yaşamsal boyutta. Ant içtik. Vicdan, iyi hekimlik değerleri dedik. Tehdit ediliyor bile olsak, tıbbi bilgimizi insan haklarını çiğnemek için kullanmayacağımıza yemin ettik. Yaşamdan ve yaşatmaktan yana olan biz hekimler, ağacımıza, toprağımıza, ormanlarımıza, kentimize, mesleğimize ve halkın sağlığına sahip çıkmaya devam edeceğiz."
 
SANCAR: BARIŞI İÇİN HEPİMİZE ÇOK  ŞEY DÜŞÜYOR
 
HDP Mardin Milletvekili Prof. Dr. Mithat Sancar, "Bu iktidar dönemi; yalan, talan ve kan dönemidir. Buna karşı bizim umut mücadelesindeki sloganımız; yalan karşı hakikat, talana karşı adalet, kana karşı barışı savunacağız. Barış mücadelesi sadece belli kişilerle olabilecek bir şey değildir. Bir toplumun barışması ancak demokratik müzakereyle elde edilebilir. Barışı kurmak konusunda hepimize çok  şey düşüyor" dedi. İstanbul seçimlerine dikkat çeken Sancar, "Önümüzde gasp edilen bir İstanbul seçimi var. Bu gasptan sonra yarın tekrar sandığa gidilecek, buradan tekrar çağrımızı yapıyoruz. Gasp edilen iradeyi, savaşa karşı barışı korumak amacıyla yarın herkesi sandık başına gitmeye çağırıyoruz. Barış ve adalet mücadelesi veren herkes, oyunu barıştan ve adaletten yana kullanmalıdır. Bununla mahallelerde barışı kurmaya başlayacağız.  İstanbul'da barışı kurmak, Türkiye'de barışı kurmaktır" ifadelerini kullandı.
 
BÖKE: TTB BİR DEMOKRASİ KURUMUDUR
 
Sancar'ın ardından konuşan CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke de TTB'nin sadece hekimlerin örgütü değil, bir demokrasi kurumu olduğunu vurgulayarak, TTB'nin halk sağlığını ve herkes için sağlık mücadelesinin en kararlı, en geri adım atmaz temsilcisi olduğunu belirtti. Böke şunları aktardı: "Saray rejiminin TTB'ye saldırması da tam da bu yüzdendir. Alkışlanması gereken hekimlerin, yargılanması bir utanç davasıdır. Faşizme karşı aydınlığı savunan herkes karalanmıştır. Bugün de aynı günleri yaşıyoruz. Yarın karşımızda duran seçim bu noktada çok önemlidir. Herkesin farklılıklarla bir arada yaşadığı özgür bir ortamda mı? Yoksa herkesin terörist ilan edildiği bir ortam da mı yaşayacağız?"
 
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam, TTB'ye verilen cezaları hukuk cinayeti olarak tanımlarken "Kamu vicdanında bunun hiç bir anlamı yok" dedi.
 
GÜRKAN: MÜCADELENİN ORTAKLAŞMASI GEREKİYOR
 
İslam ardından söz alan EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, "Bir tarafta siyasi iktidardın baskısı tehditleri ama diğer tarafta toplumsal, emek, özgürlükler, demokrasi ve adalet mücadelesi devam ediyor" dedi. 
 
Gürkan, sözlerinin devamında şunları belirtti: "Bu süreçlerin sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz. Tek adam rejiminin geriletilmesi önemlidir. Bunun için emek, demokrasi ittifakı birliği önemlidir demiştik. Ve şimdi haksız hukuksuz bir şekilde yenilenen İstanbul seçimlerinde aynı şeyi söylüyoruz. Ama sandık yetmez. Elbette ki mücadele gerekiyor ve elbette ki bu mücadelenin ortaklaşması gerekiyor." 
 
ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi İlknur Başer adaletin olmadığı bir ülkede TTB'nin cezalandırılmak istendiğini söyledi. Başer, "Bu ceza kabulümüz değildir. Ceza verenlerin cezalandırılması için ortak mücadele edeceğiz" dedi. İstanbul seçiminde sandıktan çıkan umudun yetmeyeceğini, kurucu siyasetin üretilmesi hep birlikte tartışılıp örgütlenmesi gerektiğini söyledi.
 
Halkevleri Eş Genel Başkanı Dilşat Aktaş, savaş politikalarının bir an önce son bulması gerektiğini söylerken, "İstanbul'un kazanılması barış, eşitlik ve demokrasi için atılmış önemli bir adım olacaktır" dedi.
 
'SAVAŞA KARŞI YAŞAMIN MÜCADELESİ'
 
KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, siyasal iktidarın talimatıyla verilen cezaların gölgesinde TTB'nin yargılanmaya çalışıldığına dikkat çekerek, "KHK'ler ile 130 binin üzerinde emekçi işinden edildi, bu yetmedi iktidar tarafindan seçilme hakkı elinden alındı. Eğitim ve sağlık başta olmak üzere sadece parası olanların satın alabileceği rant alanına dönüştürüldü. TTB'nin açıklamasının arkasındayız. Bu mücadele sömürüye, savaşa, karanlığa karşı, aydınlanmanın, bilimin, yaşamın mücadelesidir" dedi.
 
ŞİMDİ DAHA ANLAMLI BİR MÜCADELE VAR
 
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, demokrasi ve adaletin olmadığı yerde emeğin haklarının olmayacağını belirterek, "Bu ülkede her 3 kişiden biri işsiz. Her gün iş cinayetlerinde 5-6 işçi arkadaşlarımızı kaybediyoruz. Örgütsüzlüğe mahkum edilen milyonların açlık sınırının altında yaşadığı ülkede adalet talebi ve mücadelesi her zamankinden daha bir anlamlıdır. İstanbul seçimi belediye başkanı seçiminin çok ötesine geçti. Yarın demokrasiyi, seçme ve seçilme hakkını bu ülkenin geleceğini, emeğin haklarını oylayacağız. Biz yan yana geldiğimizde ve ayağa kalktığımızda bu ülkede demokrasi adalet İstanbul ve Türkiye kazanacak" diye konuştu.
 
TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz ise TTB'ye verilen cezayı kınayarak, "Siyasi iktidarın işine gelmeyenlerin cezalandırıldığı adalet olmaz. Halkın iradesi gasbediliyorsa böyle adalet olmaz. Ülkemizi 17 yıldır piyasacı, rantçı ve örgütlü bir kötülük yönetiyor.  Biz hiçbir zaman korkmadık, yılmadık. Eşitlik özgürlük, barış için mücadele edeceğiz. TTB yöneticilerini, gezi direnişçilerini asla yalnız bırakmayacağız" dedi.