etkin haber

158

HABER MERKEZİ

Türkiye ilk imzaladı ama yükümlülükleri uygulamadı

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ve Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV) İstanbul Sözleşmesi'nin 5. yıldönümü dolayısıyla açıklama yaptı. Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu hatırlatılan açıklamada, aradan geçen 5 yıl boyunca en temel hükümlerin yerine getirilmediği belirtildi, devleti hukuki yükümlülükleri yerine getirme çağrısı yapıldı.

- Perşembe - 1 Ağustos 2019 - 17:55
Türkiye, İstanbul Sözleşmesi olarak anılan Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ni imzalayan ilk devlet. Ancak sözleşmmenin yükümlülüklerini yerine getirmedi. 
 
Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ve Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV) İstanbul Sözleşmesi'nin 5. yıldönümü dolayısıyla açıklama yaptı. 
 
Açıklamada, "İstanbul Sözleşmesi; şiddete maruz bırakılan kadınlar ve çocukların haklarının güvence altına alındığı ve imzacı devletleri şiddetten hayatta kalanlara yönelik hizmet vermekle yükümlü kılan bağlayıcı nitelikteki ilk uluslararası sözleşmedir. Türkiye Anayasası uyarınca, Sözleşme hükümleri iç hukuk normlarının üzerindedir" hatırlatması yapıldı.
 
5 YILDIR EN TEMEL HÜKÜMLER UYGULANMADI
 
Sözleşmenin 1 Ağustos 2014 yılında imzalanmasına rağmen, en temel hükümlerinin uygulanmadığının kaydedildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:
 
"Kamu görevlileri işlerini keyfi bir şekilde yapmıyor, cinsel şiddete maruz bırakılanlar hala üzerinde delillerle saatlerce kapı kapı dolaştırılarak kamu kurumlarında işkenceye maruz bırakılıyor. Çocuk evlilikleri önlenmediği gibi, yanlış beyanatlar ve girişimler kovuşturulmayarak teşvik ediliyor. Cinsel şiddet ve istismar olayları kamuoyunda infial yaratırken, cezasızlık ve hayatta kalanları destekleyici mekanizmaların oluşturulmaması kamu vicdanını derinden etkiliyor. Ülkede devletin yapması gerekenleri biz vatandaşlar, – ve sivil toplum olarak hep birlikte yapmaya çalışıyoruz. Sosyal medyadan ulaşan yardım çağrılarına, basında yer alan haberlere ve çevremizden gelen destek taleplerine yönelik kısıtlı imkanlarımızla dayanışma örgütlemeye çalışıyoruz."
 
'TÜRKİYE HÜKÜMLERİ UYGULAMAK ZORUNDA'
 
Türkiye'nin sözleşmenin hukuki yükümlülüklerinin bir an önce yerine getirmek zorunda olduğu belirtilen açıklamada, "Soruyoruz: 5 yıl önce açılması taahhüt edilen nitelikli cinsel şiddet destek birimleri nerede? Tecavüz Kriz Merkezleri Nerede? Cinsel Şiddet danışma Merkezleri nerede? Acil destek hattı nerede? Neden cinsel şiddetten hayatta kalanlar şiddet sonrası ihtiyaç duydukları psikolojik desteği sigorta kapsamında nitelikli uzmanlardan alamıyor?" soruları yöneltildi. 
 
'SÖZLEŞMENİN SAVUNUCUSU OLACAĞIZ'
 
İslami çevrelerce başlatılan sözleşmenin iptal edilmesi tartışmalarının da anımsatıldığı açıklaada, "Sözleşmenin iptalinin istendiği beşinci yılda amacı 'kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak' olan sözleşmenin 'bütün kötülüklerin kaynağı' olarak hedef gösterilmesinin asıl nedenlerini biliyoruz. Şiddete maruz bırakılanlara yönelik hak ihlalleri karşısında sessiz kalmayacak, sözleşmenin savunucusu ve takipçisi olmaya devam edeceğiz" denildi.