etkin haber

194

İSTANBUL

Tuzla'da iş cinayeti protestosu: Artık ölmek istemiyoruz

DİSK'e bağlı Limter-İş Sendikası, Tuzla Gemi Endüstri Tersanesi'nde meydana gelen patlamada 2 işçinin hayatını kaybetmesi ve 11 işçinin yaralanmasını Tuzla'da bulunan tersane önünde protesto etti.

- Çarşamba - 30 Ocak 2019 - 09:14
Tuzla Gemi Endüstri Tersanesinde yaşanan iş cinayetinin ardından sabah erken saatlerde işyeri önünde toplanıldı. 2 işçinin hayatını kaybettiği 1'i ağır 11 işçinin yaralandığı patlmanın ardından DİSK'e bağlı Limter-İş Sendikası tersane önünde protesto eylemi gerçekleştirdi.
 
HDP Milletvekilleri Musa Piroğlu ve Züleyha Gülüm, Limter-İş Başkanı Kanber Saygılı ile birlikte yaralı işçileri hastanede ziyaret etmesinin ardından tersane önüne geldi. Kazanın yaşandığı işyerinin bugün tatil ilan edildiği bildirilirken sendika tarafından bir basın açıklaması yapıldı.
"Artık ölmek istemiyoruz", "Yaşasın sınıf dayanışması" sloganlarının atıldığı eylemde "İş cinayeti, işçi kıyımı değil, işçi sağlığı, güvenliği ve iş güvencesi istiyoruz" yazılı pankart açıldı. Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) eyleme "Kaza değil cinayet", "İş cinayetleri son bulsun" dövizleriyle katıldı. HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu ve ESP Genel Başkanvekili Şahin Tümüklü'nün yanı sıra DERİTEKS, Dev Yapı-İş, Liman-İş sendikaları, SGDF Eşbaşkanı Okan Danacı, SGDF MYK Üyesi Ali Deniz Esen, ÖGK Merkez Koordinasyon üyesi Nazlıcan Yöyler, İlknur Çetin ve çok sayıda siyasi kurum temsilcisi eyleme destek verdi.
 
Eylemde koruşan HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, "16 yıllık AKP iktidarının ülkeyi getirdiği yer bir işçi cehennemidir. Hükümet patronlara ucuz iş cenneti yaratırken işçiler için yaşamsal bir cehennem ördü" dedi.
 
Her gün en az 5 işçinin hayatını kaybettğini ifade eden Piroğlu, "Patronlar her gün bir seri katil gibi işçilerin canının peşine düşüyor. Kapitalizm her şeyin parayla satın alınacağına inanır. Bu ülkede bugün işçilerin emeği de canı da parayla satın alınıyor. Parayı verdiği sürece işçileri öldürmek suçsuz ve yargısız sürdürülebiliyor" diye kaydetti. 
 
Piroğlu, "Her gün işçiler öldürülüyor ve katleden patronlar, yani katiller sokakta serbestçe dolaşıyor. Ve işçiler yani biz her gün sabah işe giderken akşama hangimizin tabutunu taşıyacağımızı hesaplayarak eve geri dönüyoruz. Ve herkes sırasını beklemeye devam ediyor. İşçi cinayetlerinin durdurulmasını, patronların hükümetinden ve patronlardan beklemek nafile bir bekleyiştir. Sorumluluk işçilerle ve işçilerin örgütlerine aittir. Biz hergün tabutları taşımaya devam ettikçe biz hergün sıranın bize gelmesini bekledikçe ölmeye devam edeceğiz. Ölmek zorunda değiliz, ölümüne çalışmak zorunda değiliz" diye belirtti.
 
Piroğlu, "Tek seçenek var, ya örgütlenecek ve mücadele edeceğiz ya da açlıktan, sefaletten ya da iş cinayetlerinde ölmeye devam edeceğiz. Ve bilelim ki sustukça sıra çocuklarımıza da gelecek. Yani yaşadığımız cehennemi kendi çocuklarımıza miras bırakacağız. Bu yüzden sendikanın yaptığı çağrıyı tekrarlıyorum. Ya örgütleyeceğiz ya topyekün kaybedeceğiz. Ya itiraz edip karşı çıkacağız mücadele edeceğiz ya da ölmeye devam edeceğiz. Ölümleri durdurmak için tek seçeneğimiz var örgütlenmek ve mücadele etmek" diye konuştu.
Ardından basın açıklamasını Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı okudu. Saygılı, LP2 Poseidon isimli tankerde gerekli denetim ve testlerin yapılmaması sonucu yaşanan patlamada Mehmet Tütüncü ve Muhammed Ali Yılmaz'ın yaşamını yitirdiğini belirtti. Azami kar hırsıyla, iş güvenliği önlemlerini hiçe sayan patronların iş cinayetlerine davetiye çıkardığını söyleyen Saygılı, söz konusu iş kazasının gaz ölçümlerinin yapılmamasından kaynaklandığını, bu koşullarda yapılmasına izin verilen sıcak çalışmanın sonunda yangının kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi. Yaşanan patlamadan ve işçi ölümlerinden tersane patronunun sorumlu olduğunu kaydeden Saygılı, tersane patronları üzerinde hiç bir yaptırım yetkisini kullanmayan, taşeronluk sistemini meşrulaştıran siyasal iktidarın da sorumluluğu paylaştığını ifade etti. Yaşanan iş cinayetlerine rağmen patronların yargılanmadığı gibi suçun mühendis ve iş güvenliği uzmanlarının üzerine yıkıldığına dikkat çeken Limter-İş Başkanı, taşeronluk sisteminin yasaklanmasını, sendikalaşma önündeki engellerin kaldırılmasını, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman bir komisyonun kurulmasını talep etti.