etkin haber

209

AYKUT ALYANAK

Van dağlarından yankılanan HES çığlığı

Karlı, Sarp dağların coğrafyası Çatak'ta HES karşıtları ile sevdalıları bir süre daha evlerde, sokaklarda, çay bahçelerinde kapışmaya devam edecekler. Bir taraf 'enerjiye ihtiyacı var ilçenin' diyecek ne olduğunu tam anlamadan. Dışarıdan gelen firmanın elektriği üretip parayı cebine atıp gideceğini, tek kuruş ilçeye katkısı olmayacağını unutarak...

- Cuma - 21 Haziran 2019 - 14:25
Van Çatak ilçesinden geçen Sorgut Çayı'na boru tipi HES yapılmak isteniyor.
 
Son yıllarda ülkede suyu, doğası zengin pek çok bölgesinin başına en büyük felaketlerden biri haline gelen HES projeleri bu bölgeye de ulaştı.
 
Başta ilçe Kaymakamı olmak üzere tüm resmi kurumların seferber olduğu HES projesinde yöre halkının uyarılarına rağmen yapılan pek çok hukuksuzlar dikkati çekiyor.
 
Van ilinde sularının en bol, doğal yaşamının en zengin olduğu bu coğrafyada, aynı zamanda kar sularıyla beslenen ve bölge insanlarının hayranlıkla bahsettiği, ilçeye her gelenin mutlaka görmek istediği kayaların içinden bembeyaz fışkıran sularıyla Kanispi Şelalesi yer alıyor. Kanispi Şelalesi ile birlikte 3 ayrı dere birleşip Çatak ilçesine ve vadiye hayat veriyor. Bölgenin başta koyun olmak üzere arıcılık ve balıkçılığı halka ciddi ekonomik katkı sağlıyor ve Van'da oldukça talep görmekte peyniri, balı, balığı. İşte böylesi el değmemiş doğası, temiz suları, bereketli ürünleri olan bölgeyi besleyen sular HES kıskacına alınmak üzere. İnşaat faaliyetleri durdurulmazsa pek yakında bu bölgeyi açıkça bir felaket bekliyor.
 
2008 yılında projesi yapılmaya başlanan HES için 2013 yılında Çatak'ta yapılan halkı bilgilendirme toplantısında o dönemin HDP'li belediye eş başkanları Celattin Bartu ve Evin Keve ile yurttaşların yoğun tepkisi üzerine proje bir süreliğine rafa kaldırılmıştı.
 
DEVLET HALKI 'BİLGİLENDİRDİ'
 
İlçenin 2017 Ocak ayından itibaren kayyım tarafından yönetilmeye başlamasıyla projenin yavaş yavaş tekrar hazırlandığı anlaşılıyor. Seçim sonrası istedikleri sonucun alınmasıyla da tekrar gündeme geliyor HES projesi.
 
Geçtiğimiz 13 Haziran'da Çatak Kaymakamlığı'nın ilanıyla tekrar yapılıyor 'halkı bilgilendirme' toplantısı. Toplantıya devlet-i erkan'ın neredeyse tamamı, başta Çatak Kaymakamı Hamza Türkmen, Çatak Belediye Başkanı Abdurrahman Şeylan, İlçe Jandarma Komutanı, İlçe Emniyet Amiri, Müdürler olmak üzere AKP ilçe teşkilatı da bürokratlara destek vermeye geliyor. Ayrıca özellikle çağırıldığı anlaşılan uzak çevre köy muhtarları vs. de katılıyor.
 
HES inşaatını yapacak CE Yapı ve Mühendislik Firmasının sahibi konuşmasında projenin en iyi, en zararsız, en çevreci olduğundan, bölge elektriğini karşılayacağından (sanki elektrik gelmemiş henüz ilçeye) bahsediyor, ilçeye iş, aş, para kazandıracağını anlatıyor uzun uzun.
 
Söz alma fırsatı bulabilen ÇEVDER başkanı Ali Kalçık ve yöre halkından birkaç kişinin HES'in bu bölgede tarıma, balıkçılığa ve arıcığa darbe vuracağını, ilçe turizminin büyük zarar göreceğine dair itirazları yükselmeye başladığında Kaymakamın sözlü uyarılarına maruz kaldılar. Kaymakam bir süredir belli çevrelerce bu projenin özellikle kötülendiğini, mesnetsiz iddialar atıldığını söyleyerek devletin onayladığı projenin zor kullanılarak, tehdit edilerek durdurulamayacağını söyledi.
 
Kaymakamın toplantıda HES'e karşı olanlara daha fazla söz hakkı vermeyerek toplantıyı amacından saptırdığını söyleyen Çatak İlçe Meclis üyesi Levent Balka, toplantının bir tiyatroya dönüştürüldüğünü, dayanamayarak salonu terk ettiklerini belirtti.
 
EKOLOJİK YIKIM
 
Balka, Çatak ilçesinin suyunun çalınacağını, bu durumun hem ekonomik hem de ekolojik açıdan yıkım anlamına geldiği söyledi. "Bu vadide devlet kredisiyle açılan 7 adet balık yetiştirme çiftlikleri var, bunların suyu kesilecek. Ne yapacak bu insanlar? İstihdam getirecek diyor Kaymakam, yetiştiriciler işinden olacak, bu nasıl istihdam? Daha önemlisi ilçenin içme suyu konusu. Tam da suyu çalacakları bu 3-4 km'lik dere yatağının olduğu kısımdaki kaynaklardan geliyor içme suyu, ilçeyi resmen susuz bırakacaklar. Ayrıca bu bölgeye has kırmızı benekli alabalığı türü yaşıyor bu derede, onun da soyunu kurutacaklar. Birlikte 3-4 fotoğraf çektirip, biz halkla birlikte bilgilendirme toplantısı yaptık; HES'in hiçbir zararı yoktur imajı vermek istedikleri içindir bu toplantı. HES'lerin çevreye ve bölge halkına faydası olduğu nerede görülmüştür?" şeklinde konuştu.
 
KAYMAKAM ADETA ŞİRKETİN AVUKATLIĞINI YAPTI
 
Uzun yıllardır bölgede çevre faaliyetleriyle tanınan ÇEVDER Başkanı Ali Kalçık da toplantıya katıldığını, Kaymakamın kendisine ters davrandığını ve gerçek dışı ithamlarda bulunduğunu ifade etti. Kalçık, "Toplantıda sorduğumuz sorulara cevapları firma yetkilisi değil Kaymakam veriyordu. Şirketin avukatlığını yapıyordu ve karşı olan bizleri de bölücülükle, hainlikle suçladı. Bu nasıl bir halkı bilgilendirme toplantısıdır? Yapılmak istenen HES'in Çatak vadisindeki suyu çalacağını ve bölgeye yıkım getireceğini söyleyen herkesi baskı altına alıyorlar, susturarak gerçekleri halktan gizlemeyi ve şirketin bir an önce faaliyete başlamasını istiyorlar. Öyle çok istiyorlar ki adeta firma sahibinden daha hevesliler diyebilirim. Çatak deresinin suyu elektrik üreteceğiz diye borulara hapsedilecek. Geriye suyun % 10'unu bırakacaklar. Bu kadar su kime yeter? Kırmızı benekli alabalığımızı öldürecekler, balık çiftlikleri kuruyacak, vadinin florası bozulacak, kuraklık başlayacak. Koyunlarımız, arılar susuz kalacak. Daha önceki örneklerden biliyoruz ki firmalar çoğu zaman bu % 10'luk can suyunu bile vermiyor. Şirket elektrik üretip para kazansın diye yapılacak bu HES Çatak'ın sonunu getirecek" dedi.
 
BÜTÜN BU COĞRAFYAYI SUSUZ BIRAKACAKLAR
 
İlkkan Keve de suyun alındığı derenin kar suları bittiği zaman çok azaldığını, bazı yıllar kuruduğunu söyledi. ''Su debisi azaldığında ne olacak? Şirket suyun hepsini almaya kalkacak bölge halkı ve doğa büyük zarar görecek. Debisi istikrarlı olmayan bir derede bu HES'i yapmaya kalkışmak akla mantığa aykırı bir şey. Suyun % 60'ını biz boruya alacağız % 40'ını size vereceğiz derken ya farkında değiller ya da bilerek yapıyorlar. Çünkü bunu yapmayı becerebilirlerse, bölgede toplam 9 HES daha yaparak vadiyi, bütün bu coğrafyayı susuz bırakacaklar" şeklinde konuştu.
 
HALK SANTRALİN KİRLETTİĞİ SUYU İÇECEK
 
HES türbinlerinin tam da ilçenin içme suyu kaynağının yanına inşa edilmekte olduğunu söyleyen Tayip Balka ise "HES'in kullanacağı su mutlaka içme suyumuza karışacak. Halk santralin kullandığı bu kirlenmiş suyu içecek. Kimin ne hakkı var buna? Vallahi ibret olsun diye kendimi dozerin altına atacağım ama yaklaştırmıyorlar inşaata" şeklinde konuştu.
 
Işınlı Köyü muhtarı Hüsnü Tuğci ise şantiyenin bir hafta önce başladığını, köyün ortak kullandığı köy mezrasının toprağının dozerler tarafından kepçelerle kazılıp götürüldüğünü görünce karşı çıkmış ne oluyor diye. Hemen ardından karakolda soluğu almış oğluyla birlikte. Mezranın devlet toprağı olduğunu, karışamayacağını, aksi takdirde gözaltına alınacağı uyarısı yapılmış. Muhtar, "Bu topraklar yüzyıllardır bu köylünün ekmeğini sağlıyor. Bu coğrafya dağlık olduğu için doğal olarak çok az toprağımız var işe yarayacak. Elimizdeki de şantiyenin kepçesi, kamyonun tozuyla zarar görüyor, bostanlarımız toz toprak içinde kaldı. Üstüne bir de deremizin suyunu borulara sokacaklar. Ben 60 yaşındayım, 3 ay süren  kar suyu bittiğinde derenin suyu çok azalır. Anca bize yeter. Ben bu derenin tam 9 sefer kuruduğunu gördüm. Şirket su azaldığında ne yapacak? Bu su kime yetecek?" dedi.
 
Vadide toprağı bulunan bir başka çiftçi ise bitkilerini suladıkları kanalın Ermeniler döneminden beri kullanıldığını söyleyerek firmanın dozerleriyle kanalı tahrip etmeye çalıştığını söyledi. Kendisine başka yerden su getirme ve inşaatta iş verme teklifini de gerçekçi bulmayan çiftçi, "Şirket burada büyük kıyım yapıyor. Hiçbir yetkili olanları görmüyor, görmek istemiyor" sözleriyle durumu açıklamaya çalıştı.
 
Halkın en önemli geçim kaynağı olan koyunculuğun olduğu ilçede koyunculukla uğraşan 3 köyün kuruyacak bu dere yatağı üzerinde olduğunu, yünlerinin kırkım zamanı dereye gidildiğini ve bu derede yünlerin yıkandığını anlatan vatandaşlar, "Koyunlar susuz kalacak, köylü yünlerini kurumuş olan dere yatağında nasıl yıkayıp satacak?" dediler hep bir ağızdan.
 
ÇATAK'A HİÇBİR ZARARI YOK!
 
Çatak ilçesinin AKP'li Belediye Başkanı Abdurrahman Şeylan sosyal medyada kendisine yönelik bir karalama kampanyası başlatıldığını öne sürerek; "HES projesinin benim onayım dahilinde olarak yapıldığını söylediler. Ben daha önce ifade ettiğim sözleri, firma yetkililerinin ve sizlerin yanında tekrarlıyorum: Bu proje 2008 yılında başlamış, 2013 yılında ilçede toplantı yapılmış ve onaylanmış. Benim uzaktan yakından hiçbir ilgim yok. İlçemize zararı olursa karşılarında engel olacağımdan hiç kimsenin şüphesi olmasın" ifadesini kullandı.
 
Başkan kendini savunurken aslında HES yüzünden doğup büyüdüğü bu toprakların daha önce hiç olmadığı kadar büyük zarar göreceğini bildiğini ve vatandaşların yüzüne nasıl bakacağının hesaplarını şimdiden yaptığını anlatıyordu sanki bu sözleri ile.
 
Toplantıda HES'in faydalarını büyük bir hevesle dinleyip alkışlayan AKP ilçe başkanı projeyi "Çatak'ın enerjiye ihtiyacı var. Kesinlikle yapılmasını istiyoruz. Üstelik bu HES, ilçemizde istihdam alanı oluşturacak. Malum bölgemiz işsizlik oranının yüksek olduğu bir bölge. Ayrıca çok sık elektrik kesiliyor ama artık kesilmeyecek. En çok vatandaşlarımıza yarayacak. Artık elektriğimiz başka yerden gelmeyecek" sözleriyle savundu.
 
Çatak'da HES karşıtları ile sevdalıları bir süre daha evlerde, sokaklarda, çay bahçelerinde kapışmaya devam edecekler. Bir taraf 'enerjiye ihtiyacı var ilçenin' diyecek ne olduğunu tam anlamadan. Dışarıdan gelen firmanın elektriği üretip parayı cebine atıp gideceğini, tek kuruş ilçeye katkısı olmayacağını unutarak...
 
Sonra konuşmasını istihdam sağlayacak diye sürdürecek; sadece birkaç kişiden ibaret olan eleman ihtiyacının belki bir tanesinin bile ilçeden karşılanmayacağını, buna karşın yaratacağı ekolojik ve ekonomik tahribatla kaç arının öleceğini, kaç koyunun susuz kalacağını, binlerce yıldır inatla soğuk sularında yüzen kırmızı benekli alabalığın son günlerini yaşadığını bilmeden.
 
Karadeniz'de yüzlerce HES'in dereleri kuruttuğundan, bitki ve hayvan türlerine ve popülasyonlarına geri dönüşü olmayan kayıplar verdiğinden, bu nedenle halkın taşını toprağını terk ettiğinden habersiz uzun uzun konuşacak kendisine ezberletilen cümleleri; başına ne geleceğinden en küçük bir fikri olmadan…
 
Karlı, sarp dağların coğrafyası Çatak'dan yankılanan bu sesi duyun lütfen. Ya güç birliği yapacağız ya da tek tek savrulacağız.